İktidarının ilk yıllarında toplumda ciddi bir beklenti yaratarak iktidarını kurumsallaştıran AKP, gelinen aşamada “mazlum” olmaktan “zalim” olmaya evrildi, buna maskesinin düşmesi de diyebiliriz. Topluma vereceği bir şey kalmadığından düşmeye mahkumdur. Hem dış politikada hem içerde sürekli patinaj yapmakta. AKP’nin hem iç hem dış politikada sürekli saldırgan bir tarz izlemesi Saddam, Hitler, Mussolini’nin sona doğru giderken uyguladıkları politikaya benziyor. Hitler ve Mussolini de seçim ile iş başına gelmiş liderlerdi ancak bireysel hırsları hem kendi toplumlarının hem dünyanın halklarına felaket getirdi. İktidarlarının zirvesinde izledikleri saldırgan politika sonlarını hazırladı. İcraatları toplumun talepleri değil kendi egolarının tatminiydi. Daha yakın bir tarih ve coğrafya açısından Saddam için de aynı şeyleri söylemek mümkün İran ile savaş, içerde Kürtleri Enfal ve Halepçe ile katletme ve Kuveyt’e saldırarak iktidarının sonsuza kadar süreceğini varsaydı.
Şimdi de aynı durum Türkiye için geçerli değil mi? Yurtta sulh cihanda sulh’tan, yurtta savaş cihanda savaş eksenine geçti. Saddam’ı kendinden geçiren ABD’nin verdiği destekle, AKP’nin kendini dev aynasında görmesine sebep aynı desteğe olan güven. Ancak şu bir gerçek ki Arap Baharı ile birlikte ABD de toplumları yönlendirmenin güçleştiğinin farkında. Dolayısıyla AKP’ye var olan toplumsal desteğin azalması ile paralel ABD de, AKP’ye yatırım yapmaktan vazgeçecektir. Zaten AKP de kendi iktidar zehirlenmesi içinde kendini zirveden dibe indirecek içte savaş dışta savaş politikasını uyguluyor. Ortadoğu’da ne toplumlar ne de devletler balık hafızalı değildir.
AKP Hükümetinin bugün Suriye, Irak ve İran’a karşı sürdürdüğü saldırgan tutum unutulmayacaktır. Zira Türkiye’nin bu yeni Osmanlıcılık oyunu Esad-Maliki veya Ahmedinecat’a karşı yapılmıyor, o ülkelerin halklarına yapılıyor. Dış politikadaki bu saldırganlık düşüşe geçerken yaşanılan sendelemede tutunulacak blokları oluşturuyor. AKP iktidarının ilk yıllarındaki gibi ekonomi, AB süreci, askeri vesayet ile savaş ve Kürt sorununun kabulü gibi konularda atılım yapabilecek iddiada değildir. Türkiye’de yaşanan tüm sorunlara kalıcı çözüm bulması beklenemez. AKP öncesi hükümetler gibi AKP hükümetini de kaybetmeye mahkum eden realite hiç şüphesiz Kürt sorunu oluyor.
AKP, Kürt prangasıyla Ortadoğu maratonunda dereceye girme gibi beyhude bir çaba içine girdi. Ayağındaki prangayı düşünmezse, birlikte yarıştığı ülkeler görmezse, Kürtler prangayı daha da ağırlaştırmazsa, birinciliğe oynayabileceğini düşündü. AKP’yi bu düşünceye iten neden biraz da her kesimin bir şans vermesi oldu. Ancak siyasetde hiçbir şans sonsuz ve karşılıksız olamaz. Tüm şansları zaman kazanmak için kullanan AKP her taraftan kredisini tükettiği için düşüşü başlamıştır. AKP’nin bu aşırı öz güveni, her istediğini yapabilecek güçte ve hakta kendini görmesi alternatifsiz olduğunu düşünmesinden kaynaklanıyordu. Yaşadığı güç kaybını makam ve yetki dağıtarak toparlamaya çalışıyor. Ancak pranganın anahtarını elinde bulunduran Kürtlere en doğal hakları verilmediği sürece geçmiş hükümetlerin akıbetinden kurtulması mümkün değil.
Düşüşü başlayan AKP hem içerde hem dışarıda daha saldırgan bir politika yürütecektir. Suriye politikaları ve içerdeki askeri ve siyasi operasyonların hızından bir şey kaybetmeden devam etmesi bunun en açık göstergesi. Kürt siyasal hareketi AKP’ye oldukça geniş tolerans tanıdı, şans verdi. Ancak yeni dönemde bunun böyle olmayacağı görülüyor. Kürtler artık AKP’ye yeni bir şanstan tanımaktan ziyade, AKP’nin samimiyetini kanıtlayacak adımlar bekliyor. Pranganın hafiflemesi de, pranganın adım atılamayacak şekilde ağırlaşmasının sihirli kelimesi de samimiyet! “Ustalık” döneminin ilk seçimleri olacak olan yerel seçimlerde düşüşün ilk tökezlemesi olacağa benziyor. Kader her zaman garip cilveler yapar. Belediyecilikle gelenler belediyecilikle giderse kimse şaşmasın. Hiç şüphesiz demokrasi güçleri de geçen yerel seçimlerden önemli sonuçlar çıkardılar. Bu kez mümkün en geniş birliktelikle seçimlere girerek belediyeleri halkın hizmetine sunacaktır.
Kandıra Cezaevi