Bu üç harf; Türkün de Kürdün de kaderine, barış ve savaş hakkına karar verip kan dökmeyi önleyecekken, AKP’nin Sünni Türk-İslam devleti, konuştuğu herkese „PKK terörist“ dedirtiyor. Türkiye’de kıpırdayan yaprağın ardında PKK var diyor. Her taşın altında PKK arıyor. Hatta her tayfunu, depremi, araba kazalarını ona bağlıyor. Fukushima’da ki tsunami, atom santralındaki kazayı neredeyse PKK’ye bağlayacak. Ankara’da bir terörist grup bomba mı patlattı, ardında PKK var, diyorlar. Türk subayları kendi askerini mayın döşeyip katletse bile PKK’ye yüklerler. Bukadar paranoya bir AKP devlet anlayışına ne dersiniz? Bir yandan PKK’yi bunca ağır düşman görüyor, diğer yandan PKK’nin lideri Sayın Öcalan ile İmralı’da, (MİT „ÖNDERLİK“ diyor.) görüşme yapıyor. Oslo’da PKK temsilcileriyle masaya oturuyor. Sonra da, „Ben değil devlet görüştü“ savında çok aptalca laflar ediliyor. AKP yalanları, milletin gözüne bir sis perdesi çekmiş. Kimse sormuyor, yahu madem ki sen müsteşarını görüşmeye gönderiyorsun, peki bu devlet hükümet farkı nasıl olur?
Bu yazıya oturduğum Çarşamba günü saat 13.30’da ROJ TV, PKK açıklamasını okudu. Ankara’da patlayan bombayla ilgilerinin olmadığını, sivil hedeflere yönelik eylemlere onay vermediklerini açıkladılar. Şahsen bundan emindim, ama yazmak için bu haberi bekledim. Çünkü Kürt tarafının sözünün eri olduğu çokca görüldü. Barış diyorsa barış, savaş diyorsa savaş yapar. Sivile dokunmam demişse dokunmaz. O halde bu Ankara bombası, büyük olasılıkla AKP yanlısı terörist eylem olarak görülmelidir. Bundan sadece AKP’nin çıkarı vardır. AKP basını olayı PKK’nin üzerine yıkmıştı. Şimdi ne diyecekler beklerken, Milliyet: „PKK yine kıvırdı“ yazdı.
Son zamanlarda çok havalandırılan yere göğe sığdırılmayan Erdoğan’ın hazin haline bir bakınız. AKP Basını onu günümüzün „Sultan Selahaddin“i diye göğe çıkarırken, bakın Haçlı ordularına karşı bir ömür savaşan ve Kudüs’ü onlardan alma şerefine kavuşan, Kürt Sultan Selahaddin ne yapmış? Selahaddin; hasta düşen hasmı İngiliz Kralı Arslan Yürekli Rischard’a doktorunu ve soğutulmuş meyva gönderir. Kendisine nedeni sorulunca, barışı yapacağım yegane kişi Kral Rischard’dır. O ölürse çok sayıda bey ortaya çıkar. Güçlü pozisyonda da olunsa, insan hasmıyla barışı düşünür. Erdoğan, temsilcisini Oslo’ya göndermekle bir yandan akıllı davranıyor, ancak ben değil devlet deyince de, devlet adamlığından uzak hazin tavır sergiliyor. Bir diğer nokta ise Erdoğan; „Ben olsaydım Öcalan’ı asardım“ derken, bunca kana susayan nasıl Selahaddin olur? Selahaddin, Kral Rischard’ı tedavi ettirirken, Erdoğan istiyor ki; tasma bağlayamadığı bağımsız tüm Kürtleri katletsin. Çok önemli olan diğer nokta ise; Selahaddin, Müslüman halklarla Haçlılara karşı savaştı, Erdoğan ise; Haçlılarla bir olup Müslüman Kürtleri katlediyor. Öcalan’ı iki aydır izolasyona sokması, AKP’nin ilkel Sünni Türk devlet politikası olarak görmek gerekir. AKP, çok kindar, sığ ve küçük düşünüyor. Oysa her savaş, barışla sonuçlanır ve insan oğlu insan olan barışı; savaştığıyla yapar.
Erdoğan, PKK’ye karşı, bazı beyazların siyah derili köle gördükleri Obama’dan Predator istiyor. Bunlar Heronlardan daha etkili, pilotsuz suikast silahlarıdır. Farzedelim AKP, predator aldı, anında çok sayıda Kürt savaşçısını imha etti. Hatta PKK’nin binlerce savaşçısını yoketti. Sonra? Sonrasını düşünüyor mu bu AKP? Kürt halkı yaşadıkça yeni PKK çıkarır. Öbür yandan „PKK; Türkiye’nin, Irak’ın ve ABD’nin düşmanıdır“ diyen akılsız biri, bu sözlerle Türkiye’ye iyilik yapmaz, sadece savaşın sürmesini Predator, Cobra, Skorsky, tank, top, her türlü silah satmayı ister. Devleti yöneten bunca sığ düşünürse nasıl Selahaddin’e benzetilir?
Bilindiği üzere 2000 yılında TIME Dergisi, geçen bin yılın en büyük devlet adamı kimdir, anketini açınca, Türkiye, geçen yüzyılın en diktatör ve en kanlı genarali Atatürk ile kampanyaya çoluk çocuk, kadın kız katılmıştı. Sonunda dünya halkları sağduyu gösterip Kürt Selahaddin’i geçen bin yılın en büyük devlet adamı, soylu ve asil sultanı olarak seçtiler. Eğer Erdoğan, Selahaddin’in ayakları altında yer almak istiyorsa, savaşı bırakıp hemen PKK ile barış masasına dönmelidir.
El Farabi, kainatı Allah yönetiyor, devlet ise mükemmel anlayışlı filozoflar tarafından yönetilmelidir. Eğer filozof devlette söz sahibi değilse, devlet yıkılmaya mahkümdur, der. Devleti yöneten AKP’lilere bakınız, İçişleri, Dışişleri bakanları, Başbakanına: „Üç tane öldü“ „beş tane öldü“ derken insanı elma armut gibi sayıyor bunlar. İnsana saygı ve insan yaşamını koruma anlayışı yoktur. Kürt soykırımına talip çıkıp, yalan, dolan ve hırsızlıkla iktidara taşındılar. Kürtleri en iyi yok eden devlet projesi oldular.
Erdoğan, ABD’ye; PKK ile mücadele için talepler listesi veriyor. Terörle ortak mücadele konusunda da ABD’nin her türlü desteğini istiyor ve alıyor. Oysa terör uygulayan AKP’li Sunni Türk İslam devletidir. Libya’da on binlerce insan katleden kanlı sisteme katılan da, Kürt soykırımını sürdüren de, AKP’dir. Suriye’ye kapılarını açıp Antakya’ya getirdiği Sünni Arapların kadınlarına tecavüz eden de bu AKP sistemidir. Bundan daha iyi terörist olamaz. AKP bir devlet terörüdür. AKP’lilerin, çıkarını düşünmekten öte düşüncesi yoktur. Hepsi zengin oldular. Kürt halkı, Haçlılarla bütünleşen AKP devlet projesine karşı birlik ve beraberlik içinde oldukça, sonunda barış gelecektir.