Taksim'deki protestolara polisin saldırısı İnsan Hakları İzleme Örgütü'nün (HRW) tepkisine neden oldu. Örgüt, polisin sert müdahalesini sorunun barışçıl yollardan çözümüne darbe olarak nitelendirdi. HRW'nin Türkiye masasına bakan Emma Sinclair-Webb'in hazırladığı metinde, Türk yetkililerin sorunu protestocular ile masaya oturarak çözmesini önerildi ve "Türkiye polisin bu acımasızlığını durdurmalı" denildi.


AI: Sorumlu Başbakan'dır

Uluslararası Af Örgütü (AI) Türkiye Araştırmacısı Andrew Gardner, Taksim ve Gezi Parkı'ndaki eylemlerin tamamen barışçıl ve devam etme hakkı olduğunu belirtti. Gardner, "Başbakan Erdoğan, şu anda sözlerinin ardından gerçekleşen şiddet olaylarından sorumlu. Barışçıl protestolara saygı duyulmalı ve uluslararası toplum daha fazla gereksiz kan dökülmesini engellemek için Başbakan'dan farklı bir yöntem uygulamasını talep etmeli" çağrısında bulundu.

BM'den diyalog çağrısı

Gezi Parkı eylemleri Birleşmiş Milletler’in de (BM) gündeminde. Birleşmiş Milletler Sözcüsü Martin Nesirsky, New York'taki Genel Sekreterlik binasında yaptığı günlük basın toplantısında, Genel Sekreter Ban Ki-Moon’un Türkiye’deki protesto eylemlerinde gösteri ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmesi gerektiğini yönündeki çağrısını duyurdu: “Genel Sekreter, farklılıklara diyalog yoluyla yaklaşmanın önemini vurguluyor. Demokratik devletin temel ilkelerinden olan gösteri hakkı ve ifade özgürlüğüne saygı gösterilmeli. Protestolar barışçıl olmalı.”

ABD'den özgürlükler uyarısı

ABD'den İstanbul'da devam eden Gezi Parkı direnişi konusunda yapılan açıklamada Türkiye'de ifade özgürlüğünü kullanan bireylerin cezalandırılmasından endişe duyulduğu ifade edildi. Diyalog çağrısı yapan Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Sözcüsü Caitlin Hayden'in yazılı açıklaması şöyle: "İfade özgürlüğü haklarını kullanan bireyleri cezalandırma yönündeki herhangi bir girişimden ve herhangi bir tarafın şiddeti provoke etmeye yönelik çabalarından kaygılıyız. Bugünkü olayların, durumun diyalog yoluyla çözüme kavuşturulması ihtiyacını pekiştirdiğine inanıyoruz. Daha önce de söylediğimiz gibi Türkiye'nin uzun süreli istikrarı, güvenliği ve refahını en iyi garanti altına almanın yolunun, ifade, toplanma ve dernek kurma gibi temel özgürlükleri ve özgür ve bağımsız bir medyayı onaylamaktan geçtiğine inanıyoruz."

Merkel’den Erdoğan'a

Almanya Başbakanı Angela Merkel de Gezi Parkı direnişine yönelik polis saldırılarını kaygıyla izlediğini belirtti. Merkel'in konuya yaklaşımı, haftalık Bakanlar Kurulu toplantısı sonrasında basın mensuplarının sorularını yanıtlayan Hükümet Sözcüsü Steffen Seibert tarafından dile getirildi. Almanya'nın gelişmeleri derin kaygı içinde izlediğini vurgulayan sözcü, "Gerginliğin kalıcı bir şekilde yalnızca diyalogla aşılabileceğini" kaydetti. Seibert, "tarafların akl-ı selim içinde hareket edeceği, yapıcı görüşmelerin kaçınılmazlığına" işaret etti. Toplantı ve ifade hürriyetinin, demokrasilerin tartışılmaz bir parçası olduğuna dikkat çeken Seibert, Başbakan Recep T. Erdoğan'ın eleştiri toplayan sert üslubuna da değinerek, "Şimdi önemli olan gerginliği azaltacak bir tavır içinde olmak. Kullandığımız söylem de buna dahil" dedi.
Almanya Cumhurbaşkanı Joachim Gauck da Gezi Parkı olayları nedeniyle Cumhurbaşkanı Abdullah Gül ile telefonda görüştü. Kaygılarını ileten ve Gül'den gelişmeler hakkında bilgi alan Gauck, “Polisin göstericilere uyguladığı şiddetin endişe verici olduğunu” söyledi.

Gezi İsveç Parlamentosu'nda

İsveç Parlamentosu'nda, Avrupa Birliği’yle İsveç ilişkilerinin ele alındığı oturumda konuşma yapan Çevre Partisi Yeşiller, Hıristiyan Demokratlar ve Merkez Parti’sinin Dış Politika Temsilcileri Türkiye’de Taksim Parkı’nda başlayan ve tüm ülkeye yayılan direnişe yönelik polis saldırısına dikkat çekerek Dışişleri Bakanı Carl Bildt ile İsveç Hükümeti’ne ifade ve gösteri özgürlüğüne yönelik saldırıları protesto etmeleri çağrısında bulundu.

AP'de konferans

Avrupa Parlamentosu’nda (AP) Yeşiller Grubu’nun ev sahipliğinde Gezi Parkı eylemlerinin konuşulduğu bir konferans düzenlendi. AB-Türkiye Karma Parlamento Komisyonu Eşbaşkanı Helene Flautre’un yönettiği panele Taksim Platformu’nun 3 üyesi şahsen katılırken sanatçı Memet Ali Alabora Türkiye’den canlı bağlantıyla iştirak etti. 




AP'den Türkiye'ye çağrı

Gezi Parkı direnişi Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nda "Türkiye'deki durum" başlıklı özel bir oturumda masaya yatırıldı. AP'deki siyasi grupların polis şiddetine yönelik görüşlerini aktardığı oturumda Avrupa Birliği Dışişleri Yüksek Temsilcisi ve Avrupa Komisyonu Başkan Yardımcısı Catherina Ashton da konuştu. Ashton, "Bu Türkiye için önemli bir andır. Avrupa değerlerine bağlılığını yenileme şansına, farklı fikirlere, hayat tarzlarına ve fikir çatışmalarına değer veren bir kültür geliştirebilir. Türkiye'nin son yıllarda yaptığı reformlar gerçekten etkileyici, Kürt sorununun çözümü için bir barış sürecini başlatmak için vizyon ve cesareti gösteren de hükümetti. Bu zorluğu da aşacağına inanıyorum. Bu fırsatı, temel hak ve özgürlükleri genişletmek için kullanabilir" dedi.  Polisin Taksim Meydanı başta olmak üzere Ankara ve İzmir'de uyguladığı şiddete de dikkat çeken Ashton, polisin uygulamalarının kendileri için büyük endişe kaynağı olduğunu söyledi.
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu'yla görüşerek kaygılarını ilettiğini aktaran Ashton, son 2 haftada polisin aşırı şiddet kullanımıyla ilgili çok fazla olaya tanık olduklarını belirterek, "Büyük çoğunluğu barışçıl olan protestoculara karşı göz yaşartıcı gaz, tazyikli su, biber gazı ve plastik merminin yakın mesafaden kullanıldığını gördük. Aşırı güç kullanımının hızla ve geniş kapsamlı bir şekilde soruşturulması ve sorumluların kanun önüne çıkarılması gerekiyor" dedi. AKP'nin hafta sonu yapacağını duyurduğu İstanbul ve Ankara mitinglerine de işaret eden Ashton, mitinglerin gerginliği arttırma riski taşıdığını belirterek, çözümün ise husumet yerine diyalogla bulunulabileceğine inandığını kaydetti.
AP bugün de Türkiye'deki gelişmeler hakkında karar tasarısı oylayacak. Tüm siyasi grupların ortak kabul edeceği tasarı ile ilgili AP Sosyalist Grubu kendi önerilerini sundu. Taslak metinde Türkiye'ye sert eleştiriler dile getirildi.