AKP’nin bundan sonra yola devam edemeyeceğini, 2020’de sahneyi terk edeceğini savunan Doç. Fikret Başkaya, "Durum, artık sürdürülebilir değil. Bütün göstergeler kırmızıda ve her şey çöküş/batış halinde. İşsizlik, iğretilik, sömürü, yağma, talan ve doğa tahribatı inanılmaz boyutlarda" dedi. Bir sorunu yaratan düşünce tarzıyla o sorunu çözmenin imkansızlığına işaret eden Fikret Başkaya, öncelikle bir düşünsel ve entelektüel kopuşa ihtiyaç olduğunu söyledi. Düzen içi muhalefetin, ancak düzeni yeniden üretebildiğini kaydeden Başkaya, "Verili paradigmanın dışına çıkmayı gerektiren bir zamandayız. Paradigma çöktüyse yenisini yaratma dışında bir seçenek de yok demektir" şeklinde konuştu. Birgün’den Berkant Gültekin’in sorularını yanıtlayan Doç. Fikret Başkaya, tam bir kaos görüntüsü olan Türkiye’nin artık yönetilebilir olmaktan çıktığını söyledi. Müslüman Kardeşler’in Türkiye ayağını temsil eden AKP’nin, ülkeyi tam bir kaos ve yıkım sarmalına hapsettiğini kaydeden Başkaya, "Rıza üretme, kitleleri aldatma-oyama yeteneği tamamen aşındı. Tabii bugünkü sefil tablo sadece onun eseri değil. AKP çöküş sürecini hızlandırdı. Aslında Türkiye ekonomisinin temeli 1980’den beri aşınmaya devam ediyordu. 1980’deTürkiye’nin egemenleri ve ideolojik uşakları, yeniden kompradorlaşma tercihi yapmışlardı. Ünlü 24 Ocak Kararları ve 12 Eylül darbesiyle kompradorlaşmanın önü açıldı. O tarihten itibaren Türkiye ekonomisinin temeli aşınmaya devam etti. AKP’nin iktidara taşınmasıyla da aşınma hızlandı, derinleşti ve sonuç: Çöküş" dedi. Sömürü, yağma ve talan Kompradorlaşmış bir rejimin, ekonominin iç eklemlenmesinin ve uyumunun ortadan kalkması anlamına geldiğini kaydeden Başkaya, şöyle devam etti: "Her bir sektör yönünü içeriye değil dışarıya döndürüyor ve ekonomi dış belirleyiciliklere tâbi oluyor ve daha kolay yara alabilir hale geliyor. Fakat sorun sadece ekonomiyi angaje etmiyor. Tüm alanları ve sektörleri kapsıyor. Buna dış politikada yaşanan sefalet de dahil. Yaklaşık yüz yıllık dönemde, sömürü, yağma ve talan hiçbir zaman AKP iktidarındaki düzeye ulaşmadı. Yağmalanmamış, talan edilmemiş, özelleştirilmemiş, kâr arıcına dönüştürülmemiş hiçbir şey bırakmadılar…" AKP sahneyi terk ediyor Türkiye’deki politik İslamcılığın pilinin, Mısır’da Mursi iktidardan düştüğü gün bittiğini kaydeden Başkaya, nedenini şöyle izah etti: "Çünkü politik İslamcıların kitleleri aldatma, oyalama yeteneği olmadığı anlaşıldı. Bu projeyi üretenler de siyasal İslamcılardan desteği çekip başka çözüm arayışlarına girdiler. AKP de Müslüman Kardeşler’in buradaki versiyonu. Buna ek olarak AKP, bugüne kadar neo liberalizmi bağnaz biçimde uyguladı. Arap Baharı’nın sona ermesinden itibaren siyasal İslamcı rejim çöküşe geçti ama 5-6 yıl daha dayandı. Yine de yolun sonuna geldiler. Artık o iş bitti. Kitleler artık duruma müdahale etmenin gerekliliğini kavradılar. Önemli bir muhalefet oluştu Türkiye’de. Bu parti dağılacak ve içinden birileri çıkacak. Artık AKP bundan sonra yola devam edemez. Bir yıl daha dayanır mı, bilmiyorum. 2020’de sahneyi terk edeceğini tahmin edebiliriz. Çünkü durum artık sürdürülebilir değil. Bütün göstergeler kırmızıda ve her şey çöküş halinde. Ekonomi, dış siyaset, eğitim… Her şey batmış durumda. Kurumlar çökmüş, değerler aşınmış. Değer ölçüsü yok olmuş. O nedenle, kendi içlerinden çıkanın da şansı yok." Düzen içi muhalefetle olmaz İşsizlik, iğretilik, sömürü, yağma, talan ve doğa tahribatının inanılmaz boyutlarına toplumun evet demesinin imkansızlığına işaret eden Başkaya, şunların altını çizdi: "Bir sorunu yaratan düşünce tarzıyla o sorunu çözmek mümkün değildir. Öncelikle bir düşünsel ve entelektüel kopuşa ihtiyaç var. Düzen içi muhalefet ancak düzeni yeniden üretebilir. Oysa verili paradigmanın dışına çıkmayı gerektiren bir zamandayız. Artık birikmiş sorunlar çözülebilir değil. Eski paradigma iflas etti. Eğer paradigma çöktüyse yenisini yaratma dışında bir seçenek de yok demektir…" ANKARA