
BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, “Kürt halkı her nerede kendi statüsünü veya haklarını talep etmiş ise AKP hemen orada engelleme faaliyeti yürütüyor. Bu sıradan bir Kürt düşmanlığının ötesinde kendileri açısından varlık yokluk nedenidir. Çünkü AKP açısından tekçi ulus devlet projesi varlık yokluk nedenidir” dedi.
BDP, hafta sonu İl Eşbaşkanları ve Parti Meclisi toplantıları yaptı. Genel Merkez binasındaki İl Eşbaşkanları toplantısının açılış konuşmasını yapan BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, il eşbaşkanlarının, partinin en ağır ve fedakar yükünü çektiklerini söyledi. Demirtaş, “İl yönetimleri bir partinin omurgasıdır. O omurga sağlam ise dimdikse o partinin geriletilmesi ve yenilmesi imkansızdır. Bizim partimizin sırrı da budur. Halkın öz gücünü ortaya çıkarıp bu öz güç etrafında halk hareketini süreklileştirmek, sizin yaptığınız en anlamlı çalışmadır” dedi.
7 il başkanı aynı cezaevinde
Demirtaş, 7 bine yakın partililerinin tutuklu olduğunu, Mardin ilinde 7 il başkanının aynı cezaevinde olduğunu şu anda 8’inci il başkanının görevde olduğunu belirterek, “Böylesi bir tabloda mücadele yürütüyoruz. Elbette bunun başarısı da kolay değildir. AKP’nin devletin bütün olanaklarını kullanarak üzerimizde yarattığı bu terörizme rağmen örgüt, parti ve halk halen ayakta ise bu emek ve fedakarlık ile gerçekleşen bir şeydir” şeklinde konuştu.
Örgütlü ve kesintisiz
Sıradan bir dönemden geçilmediğini belirten Demirtaş, şöyle devam etti: “50 yıl sonra geriye dönüp bakıldığında bugünlerin tarihi yazılacaksa bu yıllardaki başarı veya başarısızlık bir bütün olarak Kürt halkının gelecek 100 yılını etkileyecektir. Çünkü Ortadoğu’da bütün halkların olduğu gibi Kürt halkının da kaderi belirlenmek isteniyor. Bu nedenle direnişin örgütlü ve kesintisiz olması önemlidir. Bizim il ve ilçe merkezlerimiz sürekli basıldı. Hedefleri Kürtleri etkisiz kılmaktır. AKP’nin kafasındaki temel proje Kürtlerin sesini ve soluğunu kesebilmektir. Neden? Çünkü Ortadoğu’da Tunus’ta başlayan ve Suriye’ye kadar dayanan halk hareketlenmelerinin Kürt halkının statüsünü doğrudan etkileyeceğini iyi biliyorlar. Bu yeniden statü değişimi sürecinde Kürtler yeni bir statü elde etmesinler diye bütün planlarını yapıyorlar. Böyle bir hükümet politikası ile mücadele ediyoruz.”
Sıradan düşmanlık değil
AKP Hükümeti’nin sadece Türkiye’de yaşayan Kürtleri engellemeye çalışmadığını; İran’da, Irak’ta, Suriye’de, Avrupa’da ABD’de bulunan Kürtleri de engellemeye çalıştığını belirten Demirtaş, “Kürt halkı her nerede kendi statüsünü veya haklarını talep etmiş ise AKP hemen orada engelleme faaliyeti yürütüyor. Bu sıradan bir Kürt düşmanlığının ötesinde kendileri açısından varlık yokluk nedenidir. Çünkü AKP açısından tekçi bir ulus devlet projesi varlık yokluk nedenidir. Bu tekçi anlayış yok olursa bunun yerine çok kültürlü çoğulcu bir toplum inşa edilirse bu odaklar iktidarda kalamazlar. Irkçı yaklaşımlar uğruna dünyanın her yerinde Kürtlerin kazanımlarını geriletmeye çalışıyorlar” diye konuştu.
AKP daha ustadır
Kürt sorununu ortaya çıkaran zihniyetin AKP tarafından 10 yıldır savunulup gereklerinin yerine getirildiğini kaydeden Demirtaş, konuşmasını şöyle sürdürdü: “Fakat önceki hükümetlere kıyasla bunların bir ‘ustalıkları‘ var. Yalan söylemekte önceki hükümetlere göre daha ustalar. Gerçekleri tersyüz etme konusunda önceki hükümetlere göre daha iyi performans gösteriyorlar. Hiçbir hükümet bunlar kadar bariz yalanları topluma doğru diye göstermeyi başaramadı. Hiçbir hükümet asimilasyon ve katletme politikasını demokrasi adı altında yutturmaya çalışmadı. Demirel’den Çiller’e kadar öncekiler açık bir savaş politikası yürütüyorlardı. Ama bunlar sanki köklü bir değişim yaşanıyormuş gibi bir hava yaratıp bu perde altında sinsi bir şekilde Kürtleri asimile eden kirli politika yürütüyorlar.”
Yerel seçimlere hazırlık
İdeolojik ve örgütlülük açısından AKP politikalarına cevap olmaları gerektiğinin altını çizen Demirtaş, “Bizler bir halk hareketiyiz, sadece Parlamento’ya sıkıştırılmış bir yapı yerine sokakta olan güçlü serhıldanları yaratmakla görevli olan bir hareketiz. Bu nedenle Anayasa çalışmaları sürerken, halkın taleplerinin güçlü bir şekilde ortaya çıkması gerekiyor. Bunların yanında tecrit politikasına karşı mücadele etmemiz ve sürece cevap olmamız gerekiyor” diye konuştu.
Partililerin olağanüstü bir performans ile kendilerini sürece katması gerektiğini belirten Demirtaş, yerel seçimlere güçlü hazırlanacaklarını söyledi. Demirtaş, “Yerel seçim tartışmaları başlamış durumda. Hükümet takvimi erkene almaya çalışsa da bu konudaki yaklaşımımız ortadadır. Yerel seçimler Mart ayında yapılmak zorunda. Ama Mart ayı iktidar açısından sıkıntılıdır. 8 Mart’ta kadınlar bütün görkemi ile alanlarda, 21 Mart’ta ise Newroz ateşi ile halklar meydanlarda olmaktadır. Dolayısıyla hükümet Mart ayını Ekim’e çekerek kendilerince iklim konusundaki hassasiyeti ortaya koymaya çalışıyorlar. Oysa biz biliyoruz ki temel hassasiyet bu değildir. Temel hassasiyet Mart ayında Kürtlerin alanlarda olmasıdır. Bunu da kendileri açısından tehlike olarak görüyorlar. Bu kadar ince ve kirli bir düşünceyi anlatmak yerine mevsim koşulları, diyorlar” dedi. BDP’nin seçimlerin zamanında yapılması taraftarı olduğunu söyleyen Demirtaş, Mart ayı konusunda ısrarlarını sürdüreceklerini söyledi.
Hedef iki katı olmalı
Demirtaş, Başbakan Recep T. Erdoğan’ın Genişletilmiş İl Başkanları Toplantısı’nda yaptığı konuşmada BDP’li belediyeleri hedef gösterdiğini bunun da sıradan bir olay olmadığını vurgulayarak, “Bunu ciddiye almamız gerekiyor. Zaten siyasi soykırım operasyonların altındaki nedenlerden birisi de BDP’li belediyeleri çalışamaz ve hizmet üretemez hale getirmektir. AKP’nin bürokraside ve onun temel kurumlarında yaptığı örgütlenmelerin altında yatan temel neden belediyeleri boşa çıkarmaktır. AKP bizim belediyelerimizi hedef yaparken bizler belediye sayımızı 2 katına çıkaracak bir çalışma yürüteceğiz” dedi.
Halkın, BDP’den beklentisinin var olan belediyelerin korunması olmadığını bu sayının iki katına çıkarılması olduğunu söyleyen Demirtaş, AKP’nin en güvendiği yerlerde belediyeleri alarak halka teslim edeceklerini söyledi. Demirtaş, Haziran ayının başında yerel yönetimler konferansı düzenleyeceklerini, 3 gün boyunca yerel yönetimlerin yaşadığı sorunlar ve sıkıntılar ile yapılabilecek çalışmaları ele alacaklarını söyledi. Bazı il ve ilçelerde yerel seçim çalışmalarını erkenden başlatacaklarını söyleyen Demirtaş, “Halk bir yandan mücadeleye dönük fedakarlık beklerken diğer taraftan da hizmet bekliyor. İlk defa kazanabileceğimiz birçok yer var, bu merkezlere özgü çalışmalar yürüteceğiz” dedi.
Parti Meclisi toplantısı
BDP PM toplantısı da Genel Merkez binasında PM, MYK üyeleri ve BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın katılımıyla yapıldı. Siyasal süreç değerlendirmesi, ABD ziyaretine ilişkin aktarım, örgütsel durum ve planlama gündemi ile yapılan toplantıda açılış konuşmasını BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş yaptı. Demirtaş, dün il başkanları toplantısında yaptıkları değerlendirmede yaşanan sürecin kritik önemine vurgu yaptıklarını hatırlatarak, tek başına AKP’nin teşhir edilmesinin Kürt sorunun çözümü için yeterli olmadığını söyledi. Diğer mücadele hatlarının örülmesinin önemine işaret eden Demirtaş, şunların altını çizdi:
- AKP’nin ‘ılımlı İslam’ adı altında İslamiyet’in içini boşaltan yaklaşımlara karşı doğru politika yürüteceğiz.
- İkincisi bu ağ gibi saran cemaatlere karşı DTK ve HDK meclisleri örgütlenmeleri ile bunları boşa çıkarmamız gerekmektedir.
- Üçüncüsü de AKP saldırılarına karşı sokakta ve alanlarda cevap olabilmeliyiz.
Çöküş dönemine girdi
Demirtaş, önümüzdeki yaz ve sonbaharın AKP politikalarının çöktüğü bir dönem olacağını söyleyerek, “Çözüm politikası üretmezse kendi sonunu yaratacak. AKP içindeki cemaat-AKP çatışması devam edecek. Cumhurbaşkanlığı seçimi bunun derinleşeceğini gösteren önemli tartışmalardır. Başbakan bu gidişatı gördüğü için Başkanlık sistemi ile kendini ayrı bir güç olarak tariflemek istiyor. Herkesi hücrelerine kadar yönetmek istiyor” dedi.
Demokratik Özerklik vazgeçilmez
Kürtlerin ve Kürdistan’ın özerk yönetim ile kendini yönetmesini savunduklarını vurgulayan Demirtaş, Demokratik Özerklik önerisinden asla vazgeçmeyeceklerini söyledi. Demirtaş, “Anayasa çalışmalarında da anadilde eğitim, anadilin bütün kamusal alanda kullanımı, özerk yönetimlere geçilmesi, bütün farklı kültür ve inançların anayasal güvence altına alınması, herkesin kendi kimliği ile örgütlenme hakkı gibi vazgeçemeyeceğimiz kolektif halklar var. Bunlarla birlikte evrensel standartlara uygun ifade özgürlüğü gibi haklar olmazsa olmazlarımızdır” şeklinde konuştu.
ANKARA