47 ülkenin üye olduğu Avrupa Konseyi Parlamenterler Meclisi (AKPM), 1990’lı yılların başında işkence, yargısız infaz, insan hakları ihlalleri ve AİHM’de biriken binlerce şikayet dosyası üzerine Türkiye’yi „monitoring“ sürecine almıştı. Atanan özel insan hakları raportörleri mercek altına aldıkları Türkiye’ye her yıl insan hakları notu veriyordu. AKPM’nin kurduğu denetim mekanizması Türkiye’ye karşı yaptırım kararı alınmasında da yetkiliydi. Ancak 1999’da yılında Bülent Ecevit’in başkanlığındaki hükümetin Avrupa Birliği üyelik sürecini başlatması, reform ve Kopenhag kriteri sözünün verilmesi, idam cezasının kaldırılması denetim mekanizmasının sona ermesini gündeme getirdi. 2004 yılında AKPM, AKP’nin işkenceyle mücadele, düşünce özgürlüğü, gösteri hürriyeti, din özgürlüğü, sivil-asker ilişkileri, sosyal ve kültürel haklar konusunda iyileştirme yapacağı teminatı vermesi üzerine ‘monitoring’ sürecini kaldırdı. 2004’de şu ana kadar ise Türkiye için izleme sürecinin bir alt aşaması “post-monitoring dialogue” (denetim sonrası diyalog) süreci işliyor. Ancak başta Kürtlere yönelik tutuklama terörü, insan hakları ihlalleri ve Roboskî  Katliamı’na ilişkin ciddi bir soruşturmanın yapılmaması nedeniyle bir grup Avrupalı Parlamenter, ‘monitoring’ sürecinin yeniden devreye girmesi için harekete geçti.

BDP kaygılarını paylaştı

BDP heyeti de Almanya’daki görüşmelerinde konuyu gündeme getirdi. Geçen hafta Berlin’de Alman Federal Meclis’te temaslarda bulunan BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak ve Dış İlişkilerden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcısı Nazmi Gür, parlamenterlerden Sol Parti Milletvekili Andrej Hunko ile bir araya geldi. BDP heyeti görüşmede Türkiye’nin yeniden izleme sürecine alınması ve bir denetim mekanizmasının kurulması için nelerin yapılması gerektiğini tartıştı. Türkiye’de Kürtlere yönelik gözaltı ve tutuklamalardan büyük kaygı duyduklarını belirten Alman parlamenterler ‘monitoring’ süreci için tasarıyı hazırlamak üzere olduklarını bildirdi.

Türkiye’ye heyet gidebilir
Aynı konunun Türk-Alman Dostluk Grubu ile Federal Meclis’te grubu bulunan diğer parti temsilcileriyle yapılan görüşmelerde de gündeme geldiği öğrenildi. Temaslarına ilişkin bilgi veren Kışanak, görüşmelerde Alman siyasetçilerinin Türkiye’ye karşı denetim kararı konusunda hem fikir olduğuna dikkat çekti. AB’ye girmeye hazırlanan bir ülkede yaşanan bu gelişmeler karşısında Alman parlamenterlerin şaşırdığını aktaran Kışanak, “Görüşmelerde bizim taleplerimizden çok kendileri ‘biz neler yapabiliriz’ görüşünü dile getirdiler. Çünkü kendileri de siyasi kriterlerinin yerine gelmesi konusunda ilerleme yerine Türkiye’nin gerilediğini açıkça görüyorlar” dedi.
Özellikle Federal Dışişleri Bakanlığı’ndaki görüşmelerde yetkililerin Türkiye’ye yönelik arayışlarını gözlemlediklerini belirten Kışanak, Türkiye’ye heyet gönderme hazırlıklarının olduğunu belirtti.

Monitoring süreci nasıl işliyor?

BDP heyetinin görüşmelerinde gündeme gelen Avrupa Konseyi’nin Türkiye’yi izlemeye alması süreci oldukça kapsamlı. Bunun en önemli parçası olan ve daha çok Avrupa Konseyi’ne yeni üye ülkeler için uygulanan denetim sürecinde, aday ülkelerin üyelik öncesi  verdikleri taahhütleri yerine getirip getirmedikleri takip ediyor.
PERWER YAŞ
ANF/BERLİN