Genelkurmay Başkanlığı’na beklendiği gibi Hulusi Akar getirilirken, Kara Kuvvetleri Komutanlığı‘na Salih Zeki Çolak, Hava Kuvvetleri Komutanlığı’na Abidin Ünal, Jandarma Genel Komutanlığı‘na Galip Mendi getirilirken, Deniz Kuvvetleri Komutanı Bülent Bostanoğlu’nun görev süresi bir yıl uzatıldı. 

Hava Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Akın Öztürk, Yüksek Askeri Şura üyesi oldu. Harp Akademileri Komutanı Orgeneral Abdullah Recep, Ege Ordusu Komutanlığı’na getirildi. 

Şimdiye kadar AKP ve MİT ile Rojava’yı hedef alan ortak operasyonları yürüten Genelkurmay 2. Başkanı Yaşar Güler, görevine devam edecek. Böylece 2 yıl sonra Kara Kuvvetleri Komutanlığı koltuğuna oturacak olan Güler, 2019’da Genelkurmay Başkanlığı görevini Hulusi Akar’dan devralacak

32 general ve amiral bir üst rütbeye yükseltilirken, 50 albay ise generalliğe ve amiralliğe yükseltildi. 

Ayrıca Balyoz davasından ceza alan iki muvazzaf subay da terfi aldı.


AKP’nin paşası

Terfi ve atama teamüllerine aykırı bir şekilde ordu komutanlığı yapmadan AKP döneminde önce Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na ardından da Genelkurmay Başkanlığı‘na getirilen Hulusi Akar, bizzat Erdoğan’ın tercihi olarak şekillendi. Akar, daha önce de Erdoğan ile yakın ilişkileri nedeniyle tartışılmıştı. Erdoğan’ın bazı yurtiçi ve yurtdışı gezilerinde yanında yer alan Akar, AKP medyası tarafından daha 2013 yılında yapılan tartışmalı YAŞ toplantısından önce Genelkurmay Başkanı olarak ilan edilmişti.

Akar, 2011 yılında Genelkurmay 2. Başkanı olduğu sırada dönemin Başbakanı Erdoğan’a BM Genel Kurul çalışmalarına eşlik etti. Org. Akar, Erdoğan’ın ABD gezilerine de eşlik ederken, BM 66 Genel Kurul görüşmelerinde de eşi Şule Akar ile birlikte yine Erdoğan’ın yanında yer almıştı. Bir Türk jetinin Suriye tarafından düşürülmesinin ardından Başbakan Erdoğan’ın, siyasi parti liderlerine tek tek verdiği brifinglerde de yanında Genelkurmay’ı temsilen Org. Akar bulunuyordu.


Adaylık sonrası ilk görüşme Akar ile

Cumhurbaşkanı Erdoğan, Necdet Özel dikkat çekici bir şekilde izne ayrıldığında Akar ile biraraya gelmişti. Kara Kuvvetleri Komutanı Orgeneral Hulusi Akar ile Dolmabehçe yerine Başbakanlık Konutu’nda yapılan bu görüşme sonrasında, Başbakanlık kaynakları medyaya “Genelkurmay Başkanı Necdet Özel istirahatta olduğu için Kara Kuvvetleri Komutanı ile görüşen Erdoğan’ın, Irak başta olmak üzere bölgedeki son gelişmelere ilişkin bir değerlendirme toplantısı yaptığını, toplantının son bölümüne Dışişleri Bakanı’nın da iştirak ettiği” bilgisini paylaşmıştı.

Akar ile yaptığı görüşmenin ardından ASKON’un iftarına katılan Erdoğan, burada yaptığı konuşmasında, “Devlet, kendisine yönelik tehdide artık en kararlı şekilde cevap verecektir” demişti.


Özel izne ayrılmıştı

Ayrıca, Özel Mayıs ayı başında 15 günlüğüne izne ayrıldığında da yerine yine askeri teamüllerde pek rastlanmayan şekilde vekaleten Akar atanmıştı. O dönem yapılan tartışmalarda söz konusu “izin alma” durumu Özel’in sağlık sorunlarına dayandırılsa da bunun esas olarak YAŞ toplantısı öncesi yürütülen tartışmalarla ilgili olduğu belirtilmişti. 


Cemaat’le adı anıldı saf değiştirdi

Gazeteci-Yazar Yavuz Selim Demirağ, “İmamların Öcü- Türk Silahlı Kuvvetleri’nde Cemaat Yapılanması” adlı kitabında Org. Hulusi Akar’a ilişkin “TSK’deki paralel devlet yapılanmasındaki araştırmaların çoğunluğunda yollar Hulusi Akar’ın kavşağında birleşiyor” bilgilerini veriyordu. 

Aynı kitapta “Akar, Harbiye’de öğrencilerin sosyal etkinliklerini ve özel hayatlarını mercek altına almıştı. Askeri okulların kültüründe en büyük suç sayılan ‘ispiyonculuk’ neredeyse teşvik edilir hale geldi. Akar öylesine ‘seri’ çalışıyordu ki öğrenciler aralarında ‘Su uyur, Hulusi Akar’ diye şakalaşıyorlardı” cümleleriyle bu durumu aktaran Demirağ, Hulusi Akar’ın Genelkurmay Başkanlığı‘na getirilmesi arifesinde ortaya çıkan ordudaki cemaatçi yapılanmaya ilişkin de ipuçlarına yer veriyor. 


Alevi olan adayları eledi

Demirağ, Hulusi Akar’a dönük iddialarından bir diğeri ise komutanlığı döneminde yapılan Sözleşmeli Subay Eğitimi Sınavları’nda bazı personellerin Alevi olduğu gerekçesiyle elenmesi olmuştu.

Demirağ bu iddiayı, “Sözleşmeli subaylar Harp Okulu yerine sivil üniversiteleri bitiren çeşitli mesleklerdeki personelden oluşur. Yazılı ve mülakat sınavlarından sonra kabul edilerek eğitimden geçirilirler. Akar’ın komutanlığındaki sınavlarda birçok sözleşmeli subayın yazılı sınavları geçtikleri halde mülakatlarda ‘Alevi oldukları gerekçesiyle’ elendiklerini de belirteyim” ifadeleri ile dile getiriyor.


Selvi 4 yıl önce yazdı

Özellikle 2013 YAŞ toplantısında sonra 2011 yılında YAŞ üyeliğine getirilen Akar’ın, Ordu Komutanlığı yapmadan 2015 Genelkurmay Başkanlığı’na hazırlanmak üzere Kara Kuvvetleri Komutanlığı’na atanması “teamül” tartışmalarına neden olmuştu. 

Yeni Şafak Gazetesi, 5 Ağustos 2013 tarihli “35 Hulusi Akar var” başlıklı haberinde, geçmiş yıllarda yapılan atamaları örnek göstererek, Akar’ın teamüllere aykırı olarak atandığı tezini çürütmeye çalışmıştı.

Yine AKP’ye yakın Yeni Şafak yazarı Abdulkadir Selvi, Akar’ın Genelkurmay Başkanlığı’na getirileceğini kendi köşesinde o dönem “Bu Şura’nın en isabetli atamalarından biri Genelkurmay 2. Başkanı Orgeneral Hulusi Akar’ın, Kara Kuvvetleri komutanlığına getirilmesi oldu. Hulusi Akar Paşa, 2015’ten sonra 4 yıl süreyle Genelkurmay Başkanlığı yapacak” diye ilan etmişti.


HABER MERKEZİ