Siyasi terbiye ve ahlaktan yoksun bir seçim kampanyası yürütüldüğünü belirten HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, “Bakın, hakaretlerin hepsini kast ederek söylüyorum; alayınıza o hakaretleri aynen iade ediyoruz!” dedi.

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısına, açlık grevleri ve seçim süreci gündemli gelişmelere ilişkin HDP Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi.

Kritik eşikler aşılmış

DTK Eşbaşkanı Leyla Güven öncülüğündeki açlık grevlerine dikkat çeken Oluç, “Bütün kritik eşikler aşılmış vaziyette. Bin 460 gündür süren İmralı’daki mutlak ve ağırlaştırılmış tecridin, ki bunun hukuk dışı ve Türkiye’nin imzaladığı uluslararası sözleşmelere aykırı olduğunu tekrarlıyoruz. Bu ağırlaştırılmış ve mutlak tecridin sona ermesi için yapılan açlık grevleri tüm kritik eşikleri aştı. Suskunluğunu sürdüren tüm yetkililere sesleniyoruz. Adalet Bakanlığı ve iktidarın da bu konuya ciddiyetle eğilmeleri gerekiyor” dedi.

Sorumluluktan kaçamazsınız

Cezaevlerinde dört tutsağın tecridi protesto etmek için fedai eylem yaptığını hatırlatan Oluç, “Bir canın bile yitirilmeden, sorunların görüşülerek müzakere edilerek, barışçıl biçimde çözümü için çabamızı sürdürüyoruz. Zulme karşı yaşamı savunarak mücadeleyi sürdürme çağrımızı bir kez daha tekrarlıyoruz” diyerek hükümete seslendi: “Cezaevindeki herkesin, devlet koruması altında olduğunu biliyoruz; siz de biliyorsunuz. Ölümlerin sorumlusu, sizin davranışlarınızdır. Kolay kolay bu sorumluluktan kaçamazsınız.”

Seçmen kaydırma, sandık taşıma 

Oluç, seçmen kaydırma ve taşıma işlemlerinin Milli Savunma Bakanlığı ve İçişleri Bakanlığı’nın ortak çalışması ile gerçekleştirildiğini söyledi. Taşınan seçmen sayısının 96 bini aştığını söyleyen Oluç, bunlara yaptıkları itirazların kabul edilmediğini, YSK’nin valiliklerden gelen talepleri kabul ettiğini söyledi. Oluç, şöyle devam etti: “Sandık taşıma ve birleştirme kararları objektif olmayan nedenlere dayandırılıyor ve ayrımcılık yapılıyor. Güvenlikli sandıklar ve güvenlikli olmayan sandıklar ayrımı yapılıyor. Bu demek oluyor ki güvenli seçmenler, güvenilir olmayan seçmenler olarak ayrıştırılıyor. Yani iktidar seçmenleri damgalamıştır. Sandık birleştirme gerekçelerine baktığımızda durumun komediye dönüştüğünü görüyoruz. Bakın gerekçeler içinde neler var; aileler arasında husumet sayılamayacak basit yaralamalar var. Kimi yerlerde yapılan panel vs. terör olayı olarak nitelendirilmesi var. Mera kanununa muhalefet, adli gasp olayları, afiş yazma, slogan atma var. Yani seçim kampanyasında her partinin yaptığı işleri sandık taşımaya gerekçe olarak sunuyorlar. Sosyal medya üzerinden propaganda yapmak var. Bir köyde, birisi sosyal medya üzerinde bir şey yapmış bu sandık taşımaya gerekçe yapılmış. Bunları köy köy taşınış ve birleştirilmiş sandıklarda tespit ettik. Bunu YSK’ya da sunduk ama YSK maalesef seçim güvenliğini sağlayan bir kurum olma özelliğini yitirmiş.”

Oy verme hakkı engelleniyor 

Oluç, sadıkların bir çoğunun 5 kilometreyi esas alınması gerekirken 20-25 kilometre uzağa taşındığını belirterek, seçmenlerin oy verme haklarının bu şekilde ellerinden alındığını vurguladı.

HDP’nin 100 bin görevlisi 

Oluç, toplam 100 binin üzerinde sandık görevlileri olduğunu paylaşarak, şöyle konuştu: “Seçim günü 100 bin üzerindeki görevlimiz, bulundukları her sandıkta, sandığa atılan oyun sayımda da çıkabilmesi için her türlü denetimi yapacaklar. Islak imzalı tutanakları bize göndereceklerdir, biz bunları YSK verileri ile anında karşılaştırarak itiraz yapılması gereken yerlerde itirazları sağlayacağız.”

142 belgesi belirsizliği 

24 Haziran seçimlerinde 142 belgesi ile devlet güçlerinin birden fazla kez oy kullandığını tespit edildiğini hatırlatan Oluç, şöyle sürdürdü: “Şimdi 142 belgesi ile yine çok sayıda oy kullanacak olan güvenlik ve kolluk gücü vardır. Özellikle İçişleri Bakanlığı ve Savunma Bakanlığı organizasyonu ile taşınan asker ve sivil özel harekatçılar, 142 ile oy kullanacaklar. Biz bu 142 belgeleri ile nerelerde oy kullanılacağına dair YSK’ya soru sorduk. Bize güvenlik gerekçesiyle bunu açıklamadılar. YSK’ya tekrar başvurduk. Tamam güvenlik gerekçesi ile isim açıklamıyorsunuz ama sayı verin, dedik. Hangi ilde, hangi köyde, hangi ilçede 142 belgesi ile kaç kişi oy kullanacak, dedik. Dolayısıyla kaç oy kullanılacağını, hangi sandıklarda kullanacağının bilgisini bize verin. Biliyoruz ki; YSK bunu açıklamayacaktır. 142 belgesi sandık kurullarına teslim edilmesi gerekirken teslim edilmiyor, başka sandıklarda da oy kullanılıyor. Seçim hileleri, hurdaları arasında bunları da söylemiş olalım.”

Türk medyası suç işliyor 

Oluç, Hürriyet, Milliyet ve Sabah gibi gazetelerin büyük suç işlediğini belirterek, “Yakın tarihteki gazetelere göz attık, arşiv taraması yaptık. Gerçekten son olarak Hürriyet, Milliyet, Sabah ve başka basın yayın organlarının ve internet sitelerinin istihbarat fişlemelerini yayınlaması örneğini bulamadık. Bu kadar büyük bir ahlaksızlığın, bu kadar büyük bir suçun işlendiğine tanık olmadık. Gerçekten büyük bir suç. Kişisel verilerin korunması kanununa göre büyük bir suç işledi bu gazetelerin yönetimleri. Kim bunların yayınlanması talimatını vermişse büyük bir suç işlemiştir. Çünkü bunlar, özel nitelikli özel bilgilerdir. İstihbarat fişleridir” şeklinde konuştu.

MİT bunları yayınlatıyor

Milli İstihbarat Teşkilatı’nın (MİT) bu fişlemeleri yayınlamasını sağladığını belirten Oluç, “Bütün bilgiler, AKP-MHP tarafından ve bütün bakanlar tarafından açıkça sürdürülmekte olan Kürt düşmanlığının bariz bir örneğidir. Tartışmasızdır; Kürt halkına terörist damgası vurma anlayışının parçasıdır. Herhangi bir iş yapmıyorsunuz. Mesnetsiz fişlere dayalı teşhir ediyorsunuz. Yarın öbür gün sizin başınıza da geldiğinde, söyleyecek bir lafınız olmadığını söylemek isteriz” dedi.

Beyaz Toros mesajı verildi 

Oluç, AKP-MHP’nin ortak İstanbul mitingine 1990’lı yılların savaş aktörleri Tansu Çiller ve Mehmet Ağar’ın katılmasını ise “Bu ittifakın gereği budur. Çiller ve Ağar ile kol kola Bahçeli-Erdoğan fotoğrafları halka Beyaz Toroslar mesajını vermiştir. Bir kez daha bu halk bunu unutmayacaktır. Unutmamıştır ve bir kez daha 31 Mart’ta hatırlayacaktır” şeklinde değerlendirdi.

Alayınıza iade ediyorum

Oluç, seçim sürecinden bu yana AKP ve MHP yetkililerinin, Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Kürt halkına ve partilerine yönelik ağır hakaretlerde bulunduğunu belirterek, şunları vurguladı:  “Bakın hakaretlerin hepsini kast ederek söylüyorum: Alayınıza o hakaretleri aynen iade ediyoruz! Bu hakaretlerin hesabını, demokratik siyasi yollardan sorulacağını hatırlatıyoruz. Bu kadar siyasi terbiyeden, bu kadar siyasi ahlaktan yoksun bir seçim kampanyası da ilk kez sürdürülüyor. Daha önce de örnekleri vardı ama bu kez tüm sınırlar aşıldı.”

 

ANKARA