Çukurova bölgesinde yaşayan Aleviler, uzun bir aranın ardından Alevi Kültür Dernekleri, Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği öncülüğünde 19 Ekim'de "Cami-Cemevi Projesi, savaşa hayır ve eşit yurttaşlık" sloganıyla Mersin'de alana çıkarak taleplerini haykıracak. Tevfik Sırrı Gür Stadyumu önündeki mitinge, Alevi Kültür Dernekleri Genel Başkanı Doğan Demir, Hacı Bektaşı Veli Anadolu Kültür Vakfı Başkanı Ercan Geçmez ve Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Genel Başkanı Kemal Bülbül de konuşmacı olarak katılacak. Alevi Kültür Derneği Mersin Şube Başkanı Hasan Kılavuz ile Mersin Demokratik Alevi Derneği Sekreteri Bülent Şahan mitingin yapılış amacı ve Alevilerin talepleri ile ilgili konuştu.


'20 milyon Alevinin başbakanı değil'

Alevi Kültür Derneği Mersin Şube Başkanı Kılavuz, Başbakan Erdoğan'ın açıkladığı pakette Alevilerin sorunlarının çözümü konusunda hiçbir şeyin olmadığını belirterek, "Bu pakette hiç bir şey çıkmayın Aleviler, isteklerini ve taleplerini yüksek bir sesle dile getirmek için Mersin, İstanbul ve İzmir'de miting yapma kararı aldılar" dedi. Çukurova bölgesinde yaşayan Alevilerin uzun zamandır böylesi ortak bir etkinlik gerçekleştirmediğini hatırlatan Kılavuz, "Çukurova bölgesinde yaşayan Aleviler alanlara çıkıp seslerini bu alanlarda haykırması lazım. Bu mitingde Alevilerin üç temel sorununun çözülmesini talep edeceğiz. Özellikle son dönemde bazı güçler tarafından ortaya atılan ve Alevileri asimile etmeyi amaçlayan 'Cemevi-Cami-Aşevi' projesinin ortaya atılması, Suriye'de 2 yıldır süren, yüz yıl sürecek bir iç düşmanlığın yaratılmasına sebep olacak savaşın son bulması ve Alevilerin eşit yurttaşlık hakkının verilmesini talep edeceğiz" diye konuştu. Başbakan Erdoğan'ın "Ben Türkiye'de yaşayan 76 milyon insanın başbakanıyım" sözünün gerçek yaşamda karşılığının olmadığını kaydeden Kılavuz, ekledi: "Ben onu böyle görmüyorum. Başbakan'ın söylediği 76 milyonunun içinden 20 milyon Alevi'yi çıkarmak lazım. Başbakan'ın partisine mensup bir milletvekili cemevleri için 'terör yuvasıdır' diyor. Ama Başbakan ona hiç bir şey meeyyide uygulamadı. 35 Alevi'yi Sivas'ta diri diri yakan katillerin avukatlığını yapan kişiyi bakan yaptı. Alevilere 'bunlar mum sündü yapıyor' diyen bir zatı bakan yaptı."

'Alevilerin yok sayılmasını kabul etmiyoruz'

"Cemevi-Cami-Aşevi" projesiyle Alevilerin asimile edilmesini asla kabul etmeyeceklerinin altını çizen Kılavuz, "Cemevi-Cami-Aşevi yan yana olacaksa burada bir kardeşliğin olması isteniyorsa, o zaman kardeşlik ülkenin bütününde olmalı. Bütün ülkede cemevleri ibadethane olarak kabul edilmeli. Üç dört dönüm arazinin içerisinde cami ve cemevini yan yana getirip kardeşliği sağlayamazsınız. Bu inandırıcı da gelmez" dedi. Alevilerin Türkiye'de eşit yurttaşlık hakkından yararlanmadığını ifade eden Kılavuz, "Aleviler nerede eşit yurttaş. Diyanet İşleri Başkanlığı ve devletin politikası yüzyıldır tek yönlüdür. Bu politika, Sunni İslam inancını Hanefi mezhibini ön plana alarak, diğer inanç gruplarını mezhepleri bir tarafa itmiştir. Biz bunu kabul etmiyoruz. bu haksızlıktır. Alevi köylerine cami yaptırılıyor, okullarda Alevi çocuklarına zorla din dersi veriliyor. Bu hak mıdır eşitlik yurttaşlık mıdır? Eşit yurttaşlık hayatın her alanda eşitliği uygulamayı gerektiriyor. Bir insan kendi anadilini özgürce kullanmazsa nasıl eşit yurttaşlıktan bahsedersin. İşte 20 milyon Kürdün durumu ortada" diye konuştu.

Suriye politikasına tepki

Suriye'de yaşanan savaşın halklar arasında mezhepsel kavgayı ve düşmanlığı körükleme amacı taşıdığını savunan Kılavuz, "Bazı devletlerin örgütlediği cinayet şebekeleri, Alevilik inancını paylaşan Nusayrilere, Kürtlere diğer azınlıklara saldırıyor. Katliamlar yapıyor. Suriye'de yaşayan Kürtlerin bulunduğu tarafta sınıra duvar örüp, adım başı asker yerleştirip kimsenin geçmesine izin vermeyeceksin. Diğer bir taraftan ise Türkiye eğitilen kişiler elini kolunu sallayarak Suriye'ye geçecek. Buna ne demeli" diye sordu.

'Devlet inanç olarak görmüyor'

Mersin Demokratik Alevi Derneği Sekreteri Bülent Şahan ise, AKP Hükümeti'nin büyük bir şovla açıkladığı 'demokratikleşme paketi'nin Alevilerin, Kürtlerin, emekçilerin, kadınların ve ötekileştirilmiş herkesin beklentilerine cevap olmadığını kaydetti. Şahan, "Devlet Aleviliği bir inanç olarak görmüyor. Dolayısıyla Alevilere hakaret etmek devlete göre suç sayılmıyor. Bu şu anlama geliyor; Aleviler daha önce olduğu gibi şimdi de hakaret görmeye devam edecek" dedi. AKP Adıyaman Milletvekili Metin Metiner'in "Cem evleri terörist yuvasıdır" sözlerinin AKP'nin Alevilere bakış açısını ortaya koyduğuna dikkat çeken Şahan, "Asıl terörist El Nusra ve El Kaideyi destekleyenlerdir. Bu çeteler Suriye'de yaşayan Kürtleri ve Alevileri kadın çocuk demeden hunharca katlediyor. Bu çeteleri kim destekliyorsa asıl teröristler onlardır. Aleviler değil" diye belirtti. Şahan, Alevilik inancının kabul edilerek anayasal güvenceye alınması ve anadilde ibadetin önündeki engellerin kaldırılmasını istediklerini ifade etti.

 DENİZ TEKİN - DİHA/MERSİN