
Türkçe konuşan sanatçı Göktaş, Êzîdîliğin eşittir Kürt olduğunu belirterek, dillerininde Kürtçe olduğunu ifade etti. Alevi toplumu ile Êzîdî toplumu arasında dilden dolayı kaynaklanan soruna ve önyargılara Göktaş şu sözlerle değindi: “Êzîdî topluluğu komşuları dahil hiç kimseye kendilerini bugüne kadar anlatamadılar. Biz Türkçe bilmediğimiz için anlatamadık, siz de Kürtçe bilmediğiniz için bizi tanımadınız ve böylelikle bazen bizleri ‘Yezit’ ile karıştırdınız” dedi.
Êzîdîlerin, güneşe doğru dualarında 72 millete aynı nazarla baktıklarını ve tanrıdan ilk önce doğaya, hayvanlara ve insanlara tüm güzellikleri Tanrı’dan dilediklerini hatırlatarak, buna rağmen bitirilmek istenen bir toplum olduğunu belirtti. Göktaş dağlardan başka sığınacak yerlerinin kalmadığını söyleyerek şunları ekledi: “Birçok araştırmacının bir zamanlar Êzîdîlerin Mezopotamya’da 20 milyon kişiden oluşan bir topluluk olduğunu fakat bugün ise dünyada dağıldığını ve sadece bir milyondan oluşuyor.”
‘Alevilerin dayanışması bizi sevindirdi’
Göktaş, Alevi toplumunun da Êzîdîleri yakından tanımadığını belirterek, bunun büyük bir eksiklik olduğunu ifade etti. Göktaş, son katliamla beraber geç de olsa Alevilerin Êzîdî toplumunu tanımaya başladığını söyledi. Amele Göktaş, Alevi dernekleri ve Alevi Federasyonu’nun “Şengal kutsal bir mekandır. Bu kutsal mekana sonuna kadar sahip çıkalım” mesajının kendilerini mutlu ettiğini ve duygularını “Sevinçten gözyaşı döktük. Çünkü hiç gülmemişiz. Tarih boyunca gülmedik. Sevincimizi bile ağlıyarak dile getiriyoruz. Kendimizi size tanıtmayı hayal bile edemiyorduk” dedi.
‘Şengal’i anlatmaktan utanıyoruz’
Êzîdî Kürtlerin eskiden daha kapalı bir topluluk olduğunu anlatan Göktaş Kürdistan Ulusal Kurtuluş Mücadelesi olmasaydı bu güven asla ve asla olmayacağını söyledi. “Biz Êzîdîler düşmanın bize yaptığı barbarlıktan ve bunu dile getirmekten bile utanıyoruz” diyen Göktaş, Êzîdîlerin bir travma içerisinde olduklarını ifade etti. Aleviler, Müslümanlar, Süryaniler, beraber hareket etmeden bu dramdan ve barbarlıktan kurtulmanın mümkün olmayacağını belirtti ve Êzîdîlerin Şengal’de Müslümanlar tarafından güvenlerinin kırıldığını belirtti.
‘Tek çözüm birlik’
FEDA yöneticilerinden Mehmet Sürmeli, Aleviliğin ve Êzîdîliğin tarihin en eski dinlerinden olduğunu ve inanç açısından benzer değerlere bağlı olduklarını belirtti. Sürmeli, zulme uğrayan, inkar edilen ve ibadetini yapmaktan alı konulan bir toplumun bir başka inancın acısını anlayabileceğini ve bununda ortak hareket etmeyi gerektirdiğini belirtti. Konuşmasının devamında Sürmeli Alevilerin ve Êzîdîlerin tarihlerinen ders çıkarması gerektiğini belirterek şunları söyledi: “Bu topluluklar ve halklar güçlerini birleştirirlerse bu kadim değerleri yaşatabilirler ve kendilerini katliamdan korurlar. Müslümanlar kendini yenilerek bu yaşanan vahşete karşı çıkmalıdır. İslam adına böyle hareket etmelerine izin vermemeli. Alevi gençlerinin İŞİD’e katılması Alevi toplumunu rahatsız etmeli. Sizin gücünüz yoksa başkaları sizi kullanır. Ezilenlerin birbirlerine sahip çıkması lazım. Kapalı kalmakla olmaz. Böylesi bir panel umarım bu birliğe vesile olur.”
Sürmeli Kobanê’ye ilişkin konuşmasında şu sözlere yer verdi: “Rojava kazanırsa bölge gericiliğini zayıflatmış olacağız, Türkiye’de ki süreci derinleşmesini sağlayacağız, uluslararası güçlerin kendi kafalarına göre Ortadoğu’yu dizayn etmesinin önünde engel olacağız.”
Amele Göktaş’da Alevilerin ve Êzîdîlerin daha fazla biraraya gelmesi gerektiğini vurguladı ve Cegerxwin’in sözlerini hatırlattı: ‘Eğer bir olmazsak teker teker yok oluruz’.
Son olarak Amele Göktaş ve Mehmet Sürmeli Kobanê direnişini selamlayarak yaşamını yitiren Özgürlük savaşçılarını andı. Etkinlikte ayrıca Şengal için yardım toplanıldı.
ŞERVAN UCAL/ALZEY