
Dêrsimli Kürt genci İsmail Özen, Hamburg’da yaşayan profosyonel bir boksör. Küçük yaşta başladığı boks yaşamının son 8 yıllını da bir profesyonel olarak geçirmiş. İsmail Özen’i daha özel kılan şey ise onun Kobanê ve Şengal’in yardımına koşmasıdır. DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye en fazla saldırı yaptığı günlerde Özen, Şuruç’a giderek Kobanê’nin yanında olduğunu gösterdiği gibi, Kobanê ve Şengal’in Alman kamuoyunda tanınması için çalışmalarda bulundu.
Bielefeld’de bir bilgilendirme standında karşılaştığımız boksör İsmail Özen, 20 Temmuz’daki Suruç Katliamı‘nda 31 kişiyle birlikte yaşamını yitiren üniversite öğrencisi Ali Can Vural ile de iletişim içinde olduğunu öğreniyoruz.
‘Abi seninle gurur duyuyorum’
İsmail Özen, Suruç’ta katıldığı nöbet eylemini ve sonrasında Ali Can Vural ile tanışmasını şu şekilde anlatıyor: “Kobanê’ye saldırılar başlayınca yapmam gerekeni düşünmeye başladım. İlk işim orada yaşananları dünya kamuoyuna duyurmam gerektiğiydi. Yanıma basın mensuplarını da alarak Suruç’a oradaki nöbet eylemine katılmaya gittim. Ardından Kandil’e gittim. Oradaki KCK yetkilileri ile görüştüm. Orada gördüklerim ve yaşadıklarım beni çok etkiledi. Bütün bunlardan sonra bir genç internet üzeri bana bir mesaj gönderdi. Ali Can ‘Abi seninle gurur duyuyorum. Kobanê halkının bu zor günlerinde yanında olmanız çok anlamlı. Bir Dêrsimli olarak size de yakışan budur sonuna kadar arkanızdayım. Kobanê’ye bin selam’ diye yazmıştı. Ben de kendisine birlikte Kobanê’ye gidebileceğimizi söyledim. O da kendisinin öğrenci olduğunu maddi durumunun zayıf olduğunu yazdı. Bu durum beni çok etkiledi. Ben de Ali Can’a okul masraflarını karşılaması için 1 yıllık burs gönderdim.”
‘İsmi içimden bir şeyleri götürdü’
Özen’in tanıştığı genç 19 yaşındaki Ordulu üniversite öğrencisi Ali Can Vural, AKP-DAİŞ ortaklığı ile çoğu SGDF üyesi 32 kişinin şehit düştüğü Suruç Katliamı’nda yaşamını yitirenler arasındaydı.
Olayı anlatırken oldukça duygulu ve öfkeli olduğu görülen Özen şunları dile getiriyor: “Suruç saldırısını duyduktan sonra çok üzüldüm. Sonra yaşamını yitiren gençlerin isimleri sosyal medyada yayınlanmaya başlayınca Ali Can ismi içimden bir şeyler götürdü sanki. Hemen sonra yazıştığım Ali Can ile Suruç’da şehit düşen Ali Can’ı resimlerle karşılaştırınca aynı Ali Can olduğunu gördüm. Bu kez daha da yıkıldım. Nasıl böyle bir rastlantı olabilirdi. Bana ‘Abi en büyük hayalim seninle Kobanê’ye gitmek’ diye yazmıştı. Bana ‘gidecem’ demişti. Sözünü tuttu, gitti. Ama bir daha da gelmedi.”
‘Savaşa dur demeliler’
Ali Can Vural’ın şehit düştüğü haberini aldığında şok olduğunu söyleyen İsmail Özen, son günlerde yaşananlara ve savaşa karşı tüm spor ve sanat camiasına gazetemiz aracılığı ile şu çağrıyı yaptı: “Özellikle Türkiye’de yaşayan sanatçılar ve sporcular korkmadan kamuoyu karşısına çıkıp bu savaşa ‘dur’ demeliler. Bugün Tayyip Erdoğan, DAİŞ’e karşı değil, Kürt halkına karşı savaş başlatmıştır. Bunu herkes böyle görebilmelidir. Sanatçı ve sporcuların da bunu gördüklerine inanıyorum. Onlar, toplumun takip edilen, sevilen insanlarıdır. Bu savaş durmalı, müzakereler başlatılmalıdır.”
‘Ortak açıklama yapacağız’
Önümüzdeki günlerde neler yapacağını sorduğumuz Dêrsimli Boksör’den şu cevabı alıyoruz: “Ben şu an Almanya’da tanınmış sanatçılarla görüşüyorum. Onları toplayarak savaşa karşı ortak bir açıklama yapacağız. Bunun yanında ilk fırsatta Kobanê’yi ziyaret edeceğim. Ali Can ve arkadaşlarının yolda kalan oyuncaklarını Kobanêli çocuklara ulaştırmak gibi bir görevim var.”
Boksa nasıl başladığı ve boksla ilgili düşüncelerini soruyoruz Özen’e: “Küçük yaşlardan beri boks yapıyorum. Ferdi ancak organize bir spor olduğu için seçtim. Muhammed Ali, Mike Tyson gibi ünlü boksörleri örnek aldım. Orta siklette Almanya şampiyonluğum var. 10’nuncu ayda yapılacak Avrupa Şampiyonluğu’na hazırlanıyorum” diyor.
Ancak şunu tekrar söylemekte fayda var, Özen hayatının en anlamlı günlerini ise Kobanê direnişinin dünyaca kabul gördüğü ve takdir edildiği dönemde yaşamış. Suruç’ta nöbet eylemine katılmış, o da Suruç’ta şehit düşen 32 kişi gibi, Kobanê’ye gittiğinde çocuklarla spor yapıyor ve onlara oyuncak ve çeşitli hediyeler götürüyor.
Deniz sevdalısıydı
Suruç’ta DAİŞ - AKP ortak yapımı katliamda şehit düşen 19 yaşındaki Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Siyaset Bilimi Bölümü birinci sınıf öğrencisi Ali Can Vural’ın sosyal medyadaki bir paylaşımda Deniz Gezmiş’e hayranı olduğu ortaya çkıtı.
Vural 2013 yılında Twitter adresinden çektirdiği fotoğrafla birlikte, “İşte devrimci ruh budur hayalini kurduğun parkaya paran yetmeyince hatıra olsun diye mağazada foto çektirmek” diye yazmış.
Yurt Gazetesi’ne konuşan Deniz Gezmiş’in ağabeyi Bora Gezmiş ise şunu söyledi: “Ben onu (Alican Vural’ı) internetten okudum. O çocuk beni çok duygulandırdı. Parkayı alamamış, hiç olmazsa bir resim çektireyim demiş. Hakikaten çok duygulandırdı. İnan haberim olsaydı, o parkayı ben alır o çocuğa hediye ederdim, Deniz abisinin hediyesi diye… Çok üzüldüm. O ölenlerin yüzlerine baktığınız zaman pırıl pırıl gençler… O ailelerin üzüntüleri en çok ben anlarım herhalde. Bu tür şeyler bizi çok üzüyor. İnanın ben o ailelerin durumunu çok iyi anlıyorum. Bir evlat büyütüyorsunuz yirmili yaşlara getiriyorsunuz, gayet barışçıl bir şekilde toplantıya, bir yere gidiyorlar, cenazelerini alıyorsunuz. Hiç olacak şey değil.”
MURAT MANG/BIELEFELD