Alınak, 8 ay geçirdiği Kandıra F Tipi Cezaevi'ne atıfta bulunarak, F tiplerine gömülmüş insanların yaşadıkları bir ülkede olmanın acı verici olduğunu belirterek, insanların katledildiği, insanların yerlerde süründürüldüğü bir ortamda bunca insan yaşarken dışarıda mutlu olmanın mümkün olmadığını söyledi. Alınak, "F tipini hiçbir sözcük anlatmaya yetmez. Morg dersiniz, tabut dersiniz, mezarlık dersiniz ama bu kavramların hepsi bir süre sonra gücünü kaybeder. Orası adeta bir uzay boşluğu. Dünyadan, hayattan her şeyden koparılmış bir yerde yaşamaya çalışıyorsunuz" dedi.

Avludaki çekirge
Öyle ki, bir sinek vızıltısına, bir araba gürültüsüne bile hasret kalındığını kaydeden Alınak, şöyle devam etti: "Böyle bir yalıtım var. Bir gün bizim avluya bir çekirge girdi. O gün koğuşta bayram havası oldu. Dokuz metre duvarların arasında, bir avuç gökyüzünün gözüktüğü avluda en güzel günümüzü geçirdik. Bütün bu izolasyon yetmiyormuş gibi, bizim morg olarak tanımladığımız yan yana dizilmiş kafeslerden avukatınızla görüşmek için bile çıktığınızda hücreden çıkınca, avukat odasına girerken, avukat odasından çıkınca ve hücreye geri girerken didik didik aramadan geçiriliyorsunuz."

Demokrasi falan yok
"Size adınızla soyadınızla hitap etmiyor görevliler. Ben 60 yaşındayım, torunum yaşında görevliler bana Mahmut diye hitap ediyorlardı" diyen Alınak, "Kandıra insanlığın ayaklar altına alındığı, insanların sinekten bile değersiz görüldüğü bir yer. Demokrasi falan yok bu ülkede. Türkiye'de sanal özgürlükler var. Devletle yüz yüze geldiğiniz zaman demokrasinin 'd'sinin bile olmadığını görüyorsunuz" diye konuştu.

BİA/İSTANBUL