FEHMİ KATAR/BERLİN 




‘Hükümette ciddi fikir ayrılığı var’

Sol Parti Milletvekilleri Andrej Hunko, belgenin sızmasının ardından uluslarası bir etkisi olduğunu belirterek, “Soru önergesinde imzası olanlardan biriside bendim. Belge, Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından açıklanan bir şey, Dışişleri Bakanlığı tarafından değil. Büyük ihtimalle bizim soru önergemize verilen cevap, fikirbirliği içerisinde verilen bir cevap değil. Hükümet içierisinde ciddi bir ayrılık var. Fakat bu açıklama ile birlikte, Türkiye’nin terörist örgütleri desteği iddası ilk defa Almanya İçişleri Bakanlığı tarafından resmi bir şekilde dile getirilmiş oldu” dedi.


‘Kazara’ olmuş gibi gösteriliyor

Bu bilgilerin neden Dışişleri Bakanlığı tarafından değilde İçişleri Bakanlığı tarafından verildiği sorusuna gülerek cevap veren Hunko, “İçişleri Bakanlığı böyle bir açıklama yapıyor ama Dışişleri Bakanlığı; ben kaç defa bu yönde soru önergesi vermeme rağmen herzaman geçiştirdi ve ciddi anlamda cevap verilmedi. Şimdi ‘kazara olmuş’ bir durum gibi göstermeye çalışıyorlar. Bence hükümet uzun süredir farkında olduğu bir durumu kamuoyuna açıklamak istiyordu ve çıkabilecek diplomatik sorunların önüne geçmek için de İçişleri Bakanlığı üzerinden kamuoyuna yansıttı.”

Hunko “Türkiye uluslararası terorist grubların örgütleme plartformunun merkezi haline geldi” vurgusunun açıklamanın en önemli kısım olduğu ve bunun da medyaya yansıdığını söyledi.  


‘Askeri ilişkiler hemen sonlandırılmalı’

Hunko, Alman hükümetinin Türkiye ve uluslararası politikada iki yüzlülük yaptığını belirtti şunları belirtti: “Bu aslında kaç yıldır bilinen bir durum. Bir sürü belge var. Fakat Alman hükümeti şimdiye kadar resmi bir şekilde bunu reddetti. Merkel bizzat 1 Kasım seçimlerinde Türkiye’ye giderek Erdoğan’a destek verdi. Alman füzeleri Maraş’a yerleştirildi ve Alman askerleri oraya gönderildi. Sonrasında Tornadolar gönderildi. Tüm bu yaşananlara rağmen, ‘Türkiye bizim müttefikimiz. Onunla yakın ilişkilerde olmamız gerek’ dendi. Türkiye ile olan polisiye ve askeri anlamdaki tüm ilişkilerin hemen sonlandırılması lazım.”


Jelpke: ‘IŞİD ve El-Nusra’ya desteği de biliyorlar’

Sızdırılan belgeler hakkında konuşan diğer bir isim ise Alman Sol Parti Milletvekili ulla Jelpke oldu. Jelpke, SPD’li siyasetçilerin ‘sır verme’ gerekçesi ile verdikleri tepkileri anlamadığını belirterek şunları söyledi: “Türkiye’nin ululslarası islami hareketlerin merkezi haline geldiği sır değil. Alman hükümeti, AKP hükümetinin Suriye’de IŞİD ve El-Nusra Cephesi gibi terörist gruplara lojistik destek sağladığını biliyor. 2014 yılında federal hükümetin açık olmayan belgelerle Türkiye’deki cihadistlere ait eğitim kamplarına ve bunlara ait hastanelerden bahsediyor.”


‘Alman hükümeti suç işliyor’

Jelpke, Almanya için asıl skandalın iki bakanlık arasında yaşanan kriz değil, tüm bu bilinenlere rağmen Türkiye ile olan işbirliğine zarar gelinmemesi için susulması olarak değerlendirdi. Jelpke, “Skandal olan şu; selirtilenler bile bile Erdoğan rejimi ile olan işbirliğini tehlikeye sokmamak için susmasıdır. Aynı şekilde Alman hükümeti Esad’ı devirmek için oradaki islami gruplara sessiz kaldı. Çoğu kes terörist gruplara ‘isyancı’ ve ‘muhalif’ diyerek önemsemedi. 2012 yılında bu islami grupları temsilcileri federal hükümetin parası ile finanse edilen ve hükümete danışmanlık yapan SW vakfında ‘The Day After’ projesinde Esad sonrası hükümetin başına kimin geleceği noktasında eğitimler verildi. Bu durumla federal hükümet islami terörizmin gelişmesinde pay sahibi oluyor demektir” dedi.

Son olarak Jelpke, “Açık bir şekilde cihadist gruplarla işbirliği yapan Türkiye gibi bir devlet, ne terörizmle mücadelede ne de mülteci sorununda bir partner olabilir. Almanya‘nın Türkiye olan güvenlik işbirliği ve mülteci anlaşması derhal iptal edilmesi gerekmektedir” dedi.