Paris katliamı zanlısı olarak tutuklanan Ömer Güney’in bir süre Almanya’da yaşadığı biliniyor. Buna göre çocuk yaşta ailesiyle Fransa’ya gelen Güney, evlendiği 2003 yılında Almanya’ya geliyor. 2009 yılına Bavyera eyaletinde yaşayan Güney, Kasım 2011’de Paris’e bağlı Villiers-le-Bel Kürt Derneği’ne üye olmasına rağmen Ağustos 2012’ye kadar Münih’e yakın Schliersee kasabasında kirada oturuyor.

Ömer Güney’in Almanya hayatıyla ilgili yeni bir bilgiye daha ulaştık. Ömer Güney’in Türkiye Cumhuriyeti vatandaşlığının yanı sıra Almanya vatandaşı da olduğu ortaya çıktı. Çifte vatandaş olan Güney’in Almanya’daki adli makamlarda dosyası bulunuyor. Güney’e karşı, silah kanununu ihlal etmekten dava açılmış. Ancak davanın nasıl sonuçlandığı konusunda bilgi alamadık.

Almanya’ya ciddi rol düşüyor

Sol Parti Meclis Grubu dün Federal Hükümet’e kapsamlı bir soru önergesi sunarak Paris katliamının aydınlatılması için Fransız makamlarla ortak çalışmayı sordu. Hükümet 2 hafta içinde önergedeki soruları yanıtlayacak, ancak Alman basınındaki haberlere de bakıldığında Paris suikastlerine ilişkin Fransa ile Almanya arasında ciddi bir bilgi alışverişinin söz konusu olmadığı görülüyor. Oysa katil zanlısının Almanya’daki geçmişi ve bağlantıları dikkate alındığında, olayın tam aydınlatılması için Alman makamlarına ciddi rol düştüğü belirtiliyor.

Neden ortak soruşturma yürütülmüyor?

Federal Hükümet’e sunulan “Sürgündeki Kürt siyasetçilerine karşı suikast planları” başlıklı önergenin hazırlanmasını sağlayan Sol Parti Milletvekili Ulla Jelpke de, Almanya’nın rolüne vurgu yaptı. Konuyla ilgili görüştüğümüz Sol Parti Meclis Grubu İçişleri Sözcüsü Jelpke, Ömer Güney’in uzun bir süre Almanya’da yaşadığına ve bu ülkede sicilinin bozuk olduğuna dikkat çekti. Bu nedenle katliamın aydınlatılmasında Almanya’ya kilit rol düştüğünü belirten Jelpke, şöyle konuştu: “Bu husus dikkate alındığında Paris cinayetlerinin aydınlatılması için Alman ve Fransız soruşturma makamları arasında yoğun bir ortak çalışmanın neden hala başlatılmadığını anlamak mümkün değil. Alman makamlar, üç devrimci kadına karşı işlenen bu korkunç cinayetin perde arkasının aydınlatılmasına katkı sunmak için elinden geleni yapmalı. ”

 MERAL ÇİÇEK/HABER MERKEZİ