Almanya'da hukuki haklarınızı biliyor musunuz?
DENİZ BABİR
STUTTGART
Almanya'nın Stuttgart kentinde, “Kriminalizasyona Karşı Hukuk" konulu toplantı yapıldı. Kızıl Yardım Derneği ve Demokratik Kürt Toplum Merkezi (DKTM) Dış İlişkiler Temsilcisi Gülay Akdemir toplantıya konuşmacı olarak katıldı. DKTM’de yapılan toplantıda, son dönemlerde Kürtler üzerinde yaşanan baskı ve kriminalizasyon ile nasıl mücadele edileceği tartışıldı.
Toplantıda ilk söz alan Kızıl Haç Yardım Derneği Temsilcisi Jannik Schulse siyasi olarak faaliyette bulunan herkesin kapitalist sistemin asgari oranda sunduğu düşünce özgürlüğü, örgütlenme ve gösteri hakkı dahi sürekli yeni çıkartılan yasalarla sınırlandırıldığını ifade etti. Bu sistemin güçlü kitle hareketlenmelerinin olduğu dönemlerde hareketleri kriminalize etmeye çalıştığını kaydeden temsilci, “Onların bu sindirme çabaları ve kriminalize etme çabaları bizim birlikte örgütlenemediğimiz ölçüde etkilidir” dedi.
Araştırma İlişki Komitesi (EA) temsilcisi, EA’nın ilk etapta gözaltına alınanlarla ilgilenip avukat temin ettiğini belirterek, EA’ya ulaşamayan kişinin gözaltında susma hakkını kullanabileceğini aktararak şu uyarılarda bulundu:
“*Kimlik bilgilerini verdikten sonra ya da kimliğiniz yanınızda ise sizi hemen bırakmaları gerekir. Ancak bu bilgilerin doğru olup olmadığını anlamak için 12 saatlik gözaltı hakları vardır.
*Suç şüphelisi olarak gözaltına alındığınızda en fazla 24-48 saat arası gözaltında tutma hakları var. Bu süre sonunda ya serbest bırakılman ya da yargıç önüne çıkman veya tutuklama kararı gösterilirse tutuklama gerçekleşebilir.
*Polise göre ‘göstergeler tahmini doğruluyorsa’ bir suç ve düzene aykırılık oluşmasını önlemek için seni nezarathaneye atabilirler.
*Eyalete göre bu yasa 4 gün ve 2 hafta arası değişiyor. Sözde tehlike sona erene kadar yani yürüyüş bitene kadar. Bu süreçlerin hiçbirinde yanınızda avukatınız olmadan konuşmak zorunda değilsiniz.
* Seri Mahkemelere fiilen katılmak ve ifade vermek zorunda değiliz. Bir hafta içinde itiraz hakkı kullanılıp yasal başvurularla gerçek davaya hazırlık yapılabilinir. 1994 ve 1997 yıllarından beri sözde ‘Hızlandırılmış davalar’ ve ‘ana dava hapisleri’ var. Bunlar ‘gezici şiddet eylemlerine’ yani göstericilere ‘ufak suçlarda’ en fazla cezası 1 yıl olarak dava açabiliyorlar. Gözaltına alındıktan 1 hafta sonra sana kısıtlanmış savunma hakkıyla ve hazırlanma olanağı bile vermeden dava açılıyor.
*Ev araması esnasında sorulara cevap vermek zorunda değilsiniz. Arama talimatını mutlaka isteyin ve kopyasını talep edin. ‘Eli kulağında tehlike’ gerekçesi ile aramaya gelindi ise aramanın nedenini ayrıntılı olarak öğrenmeye çalışın. Memurların isimleri ve telefon numaralarını not edin. Aranan her odada bulunma hakkınız var. Eğer arama esnasında el konulan malzemeler varsa bu listenin bir kopyası size verilmek zorunda ama bu listeyi imzalamak zorunda değilsiniz.
*Herhangi bir yürüyüşten dolayı haftalar yada aylar sonra tanık veya sanık olarak polis ve savcılıktan çağrılabilirsiniz. Böyle bir durumda EA’yı, haberdar etmeli ve yanınızda mutlaka bir avukat bulundurmalısınız.
* Kızıl Haç olarak elimizden geleni yapmaya çalışıyoruz. Eğer avukat tutacak gücünüz yoksa: Bundesvorstand Postfach 3255, 37022 Göttingen adresine bize ulaşabilirsiniz. Ayrıca yürüyüşler esnasında ya da gözaltına tanık oldukları herhangi bir durum karşısında nasıl yardım alacaklarını öğrenmek için 0551-7708008 numaralarından ulaşıp bilgi alabilirler. E mail: bundesvorstand@rote-hilfe.de İnternet adresi: www.rote-hilfe.de
’Kürdistan devrimi için sokağa çıktım’
Toplantıya ayrıca Kürt dostu Dennis Storz’da katılarak 2011 yılında Kürt halkıyla bir yürüyüşte nasıl tanıştığını anlattı. Katıldığı yürüyüşten sonra sokağa çıkıp Kürdistan devrimi için bir şeyler yapmak gerektiğini paylaştı. Fakat zamanla Kürtlere açılan davalardan nasibini alan Storz, “Benim ülkemde Kürt gençleri nasıl ötekileştirilerek kriminalize ediliyorsa bende bu yönelimlerden nasibimi aldım diyebilirim. Yalnız örgütlü olunduğunda yasalar ve yargıçlar bir yere kadar vardır. İşte ondan sonra birey ve halk iradesi etkili olur. Bu açıdan çok güçlü olmak gerekir. Devletler kendi varlık sebeplerini yasalar ile korur. Biz halk veya bireyler de buna karşı hak ve özgürlüklerimizi talep etmek için mücadele ederiz” dedi.
‘İnancımdan vazgeçmem!’
Storz, hakkında açılan 2 davada “polise karşı koyma” gerekçesiyle eyalet meclisine girip oturma eylemi yaptığı ve 2017 Mazlum Doğan Festivali için hazırlanan videoda yer almasından dolayı yargılanıyor. Dosyaların hiç bir hukuki dayanağı olmadığını vurgulayan Storz, “Ben, Kürt halkına ve mücadelesine inandığım için beni bu şekilde yıldırmak istiyorlar. Benim ailem yani dedem eski bir Nazidir. Ben ise onlardan çok farklı biri olarak Kürtler ile yürümeyi seçtim. Bundan sonraki hayatımda cezaevi yolu bile görünse bu inancımdan asla vazgeçmeyeceğim” diyerek konuştu.
Kürt hareketine yoldaş
“Yoldaşlık” konusunda Kürt hareketinin gelmiş geçmiş bütün devrim hareketlerinden daha bir ileri seviyede olduğuna inanan Storz şöyle devam etti: “Kürt Hareketi ve sayın Öcalan kadın kurtuluş mücadelesine fazlasıyla önem veriyor. Alman halkına şu an çok sesimizi duyuramıyoruz. Ancak biz gençler daha çok bir bütün hareket edersek sesimizi duyurabiliriz. Bu anlamda Kürt gençlerine çağrımdır, Kürdistan’da yaşananları gözününde bulundurun ve mücadelenize sahip çıkın diyorum.”
Polise gitmeden derneğe gelin
Stuttgart DKTM Dış İlişkiler sorumlusu Gülay Akdemir ise hak ihlalleri konusunda Azadi Hukuk Bürosu ve Kızıl Haç Yardım Derneği’yle iletişime geçilmesini istedi. Kürt derneklerinin yasal olmasına rağmen terörize edilmeye çalışıldığını aktaran Aydemir, polis haklarını bilmeyen kişilerin üzerine gidip sindirme politikası uyguladığını ifade etti.
4 yıldır aktif olarak hukuk mücadelesi verdiğini dile getiren Aydemir, bu süre zarfından yaşadıklarını şöyle anlattı: “Kobane eylemleri zamanında kızım teknik takibe alınıyor ve bu teknik takibin sonucunda 2017 Eylül ayında polis tarafından ‘örgüt üyeliği’ suçlaması ile evimiz basıldı. Bu dosyaya savcılık takip kararı vermiş. Polis bana ‘senin sayende kızına dava açıldı’ dedi. Kızımın dosyasına bakan polis işyerime telefon açıp derneğe üye olduğumu ve benim ‘PKK sempatizanı olduğumu’ söyleyip ellerinde hiç bir delil olmadan yeminli tercümanlık işim elimden alındı.
Akdemir, bütün meclis ve dernek üyelerimize polisten bir tebligat ve yazı geldiğinde tek başlarına gitmemeleri konusunda uyararak, Stuttgart DTKM olarak her salı günü saat 17:00’de sosyal danışmanlık hizmeti verdiklerini hatırlattı.