HIDIR ATEŞ / BERLİN


Almanya’da değişik halklar ile dini grupların temsilcileri bir araya gelerek dev bir kampanya başlattı. KCDK-E, AvEG-KON, TJK-E, ATIK, NAV-DEM, HDK-A, ADHK, MDDK ve FEDA gibi kuruluşların öncülük ettiği kampanyanın adı ‘Êdî bes e’ (Es reicht-Artık yeter). 51 kuruluş ile organizasyonun yürüteceği kampanyanın amacı federal Alman hükümetinin başta Kürt halkı olmak üzere demokrasi güçlerine yönelik saldırılarına son vermesi.

“Temel haklarımızı ortak mücadele ederek koruyacağız“ sloganıyla start alan kampanya başkent Berlin’de düzenlenen basın açıklamasıyla duyuruldu. Berlin’in tarihi Brandenburg Tor’da gerçekleşen basın toplantısında kampanyayı yürüten kuruluşların temsilcileri taleplerini bildirdiler.

Kuruluşların ortak basın metni Êzîdî Dernekleri Birliği Merkezi (NAV-YEK) yöneticisi Yılmaz Günay tarafından okundu. 

Temel insan haklarından, demokrasi ve özgürlükten yana olan tüm antifaşist, demokratik kurum ve kuruluşları birlikte mücadele edeceklerini belirten kuruluşlar,  Alman devletinin Türk devleti ile olan ilişkilerine bağlı olarak Kürt kurumlarına, devrimci, demokratik göçmen kurumlarına yönelik geliştirdiği engelleme ile yasakların hiçbir kurum ve kişi tarafından kabul edilmeyeceğini bildirdiler.


‘Faşist güçlerin meclise girmesi tesadüfi değil’

Demokratik hak ve özgürlükleri yok sayan bu anlayışını antidemokratik, ırkçı ve faşist zihniyetin gelişmesine hizmet ettiği belirtilen açıklamada “AFD gibi göçmen karşıtı, ırkçı ve faşist güçlerin Almanya parlamentosuna girmesi bu yüzden bir tesadüf değildir“ denildi. 51 kuruluşun ortak çağrısı özetle şöyle: “Bir yandan Türkiye’deki faşist iktidar ve onun halklarımız üzerindeki zulmüne karşı mücadele ederken, diğer yandan Alman devletinin Türk devleti ile ekonomik, askeri ve siyasi kirli çıkar ilişkilerine dayalı olarak uyguladığı yasaklara ve baskılara karşı Almanya’da da demokrasi mücadelesi vermemizi gerekli kılmaktadır.

Faşist Erdoğan’ın Türkiye ve Kürdistan’da yaşayan farklı kimlik, kültür ve inançtan halklarımıza karşı yürüttüğü savaş, Kürt halkına karşı ordusuyla, polisiyle, özel timiyle, savaş uçaklarıyla ve zırhlı araçlarıyla yağdırdığı bombalar ve yaptığı katliamlar, Almanya devletinin desteğiyle yapılmaktadır.

Diktatör Erdoğan’ın Almanya’ya taşırdığı gerilim, halkları ayrıştırma ve düşmanlaştırma politikası, bugün Merkel iktidarından büyük bir destek bulmaktadır. Almanya devleti, faşizme karşı mücadele yürüten Kürtlere ve devrimci, demokratik göçmen kurumlarına yönelik ise kapsamlı bir yasaklar, tutuklamalar ve kriminalizasyon politikası izlemektedir.“


‘PYD, YPG ve YPJ ile dayanışmamız sürecektir’

Merkel hükümetinin demokrasi güçlerini kriminalize etme çabasının hiçbir şekilde sonuç almayacağını belirten kuruluşlar, 24. yılına giren PKK yasağı ile Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın resimleri ile Kürt bayrak ve sembollerinin yasaklanmasının hiçbir meşru ve haklı zemininin olmadığını duyurdular.

Bu yasaklara PYD, YPG, YPJ bayraklarının da eklenmesinin Erdoğan diktatörlüğüne ve DAİŞ’e sunulan desteğin yeni bir boyutu olduğunu ifade eden kuruluşlar “Bu yasaklamalarla diktatör Erdoğan’ın Kürt karşıtlığı politikaları Almanya’da hayata geçirilerek AKP-MHP’nin faşist politikalarına ortak olunmaktadır“ görüşünü dile getirdiler.

DAİŞ barbarlığına karşı mücadele eden PYD, YPG ve YPJ ile dayanışmalarını sürdüreceklerini bildiren 51 kuruluş son olarak şu çağrıyı yaptılar: “Faşist Erdoğan diktatörlüğüne askeri, ekonomik ve siyasi destek sunan Almanya Hükümet politikasına, Erdoğan-Merkel işbirliğine, tekeller arasındaki işbirliğine karşı halkların enternasyonal dayanışmasını ve mücadelesini büyüteceğiz. Temel insan haklarından, demokrasi ve özgürlükten yana olan tüm antifaşist, demokratik kurum ve kuruluşları birlikte mücadeleye çağırıyoruz.“


Destek veren kurumlar

KCDK-E, AvEG-KON, TJK-E, TIK, NAV-DEM, HDK-A, BAF, ADHK, Yeni Kadın, YDG, SKB, YS, Yaşanacak Dünya, MDDK (Asuriler), FEDA, ADEF, Jinên Ciwanên Azad, SYKP, TAJE-E, FDG, CİK, NAV-YEK, Yeşil Sol Parti, Devrimci Parti Avrupa, ISKU, YXK, KOMEW, Şengal Ezîdî Meclisi-Dervayê Welat, Avrupa Maraş İnisiyatifi, Avrupa Kürecikler İnisiyatifi, Dersimi Yeniden İnşa, Düsseldorf für Kürdistan, IL- Intervenstionische Linke, FIDEF, TATORT - KURDISTAN,  AKKUSTAN, KV Die Linke Düsseldorf, NRW Landesverband Die Linke, PYD -Avrupa, Zagros Platformu, PEKAN, NOR-ZARTOK, Tutsakların Sesi Platformu, Kurdistan-Solidaritätskomitee Berlin, MLPD, CENI e.V, Mezopotamya Özgürluk Partisi , Avrupa Sürgünler Meclisi, Avrupa Karadeniz Platformu, VVN-BdA Düsseldorf.




Yasak yersiz ve düşmanca


Berlin’deki açıklamaya katılan siyasetçi, hukukçu ve sanatçıların mesaj ve çağrıları şöyle: 

Sol Parti Die Linke Milletvekili Evrim Helin Sommer: Sembol yasaklamaları 1993’ten beri süren PKK yasağının genişletilmesidir. YPG ve YPJ bayraklarının yasaklanması yersiz ve düşmancadır. PYD, YPG ve YPJ bayraklarının yasağı ve PKK yasağı hemen kaldırılmalıdır. Almanya bir taraftan Kürtleri mülteci olarak kabul edip oturum verirken diğer taraftan, DAİŞ destekçisi Erdoğan’ı destekleyip, onun Kürt karşıtı politikalarını uyguluyor. Almanya hükümeti hangi tarafta durduğuna nihayet karar vermelidir. Alman hükümeti İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere, Kürt sembollerini yasaklayan karara imza atarak İslamofaşist Erdoğan hükümetinin uzun kolu haline geldi. Bu politika hemen bitirilmelidir.


Anlamsız yasağa son ver

Rehin Kürt siyasetçilerin avukatı Lucas Theune: Bizim açımızdan Alman hükümeti artık anlamı kalmayan bir yasağı sürdürüyor. Bu yasak bir an önce sonlandırılmalı. Erdoğan ile kol kola faşizmi sürdüreceğine, Türkiye’deki demokratik muhalefet desteklenmeli bu anlamsız bayrak yasağına son verilmelidir. 


Erdoğan söylüyor Almanya uyguluyor

Berlin’de sürgündeki Türkiyeli sanatçılar adına Rezan Aksoy: Bizi buraya sürgüne getiren politikaların aynısını Alman hükümeti de burada sürdürüyor. Şu herkes tarafından bilinmeli; Erdoğan, Rojava’da insanlık için savaşanlara tercih ediliyor. Bu bayrakların yasaklanması tamamen Erdoğan ile geliştirilen ilişkilerle karara bağlanıyor. Biz sanatçılar olarak nasıl Türkiye’de yasaklara, anti demokratik uygulamalara karşı mücadele ettiysek burada da aynı şekilde mücadele edeceğiz. 


90’lardaki yanlışı tekrarlama

Almanya Demokratik Kürt Toplum Merkezi (NAV-DEM) Eşbaşkanı Tahir Köçer: Kürtlerun uluslararası arenada da selamlanan bir mücadelesi var. Bu mücadeleyi veren kahramanları ise Alman devleti yasaklamaya çalışıyor. İnsanlık için mücadele eden YPG ve YPJ’yi yasaklamak yerine desteklemelidir. Almanya 90’larda yaptığı yanlışı tekrar yapmamalı. Buna karşı sonuna kadar mücadele edeceğiz. 


Ekonomik ilişkilere kurban etmeyin

Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Berlin’den Zübeyde Bilget: 19 yıldır cezaevinde tutulan Öcalan üzerinde büyük bir izolasyon var, bütün hakları elinden alınmış durumda. Almanya da yasakları burada devam ettiriyor; posterleri, ismi yasaklanıyor. Yasaklara karşı mücadelemizi büyüteceğiz. 


Yeşiller Sol ve Dersim Özgürlük İnisiyatifi’nden İrfan Keskin:Almanya, Türkiye ile olan ticari ilişkilerinden dolayı Kürtlere, Kürt sembollerine karşı yasakçı bir tutum sergiliyor. Ticari ilişkilerden dolayı Türkiye’nin istemi üzerine Kürtlere yasakçı yaklaşılması kabul edilemez. 


Düşmanca siyaset güdülüyor

Avrupa Ezilen Göçmenler Konfederasyonu (AvEG-Kon) Eşbaşkanı Baki Selçuk: Almanya devleti Türk devletiyle olan siyasal, askeri ve ekonomik ilişkilerinden dolayı Kürtlere karşı düşmanca bir siyaset güdüyor.  Bütün dünyanın sempati duyduğu, YPG, YPJ ve onların sembollerinin yasaklanması meşru değildir ve bu yasak yürütelemeyecektir. Almanya demokratik, devrimci ilerici kamuoyuna da sesleniyoruz; Bu yasaklar bugün Kürtlere karşı uygulanıyorsa, yarın size karşı da uygulanacaktır, sizleri de duyarlı olmaya çağırıyoruz. 


Alman kamuoyuna anlatacağız

Demokratik Kürt Toplum Kongresi (KCDK-E) Eşbaşkanı Yüksel Koç: Kampanya için 51 örgüt olarak bir araya geldik ama bu sayı gelecek günlerde artacak. Bu kampanya farklı ayakları ile sürdürülecek; sosyal medya, basın, diplomatik, eylemler ve en önemlisi de hukuk ayağı sürdürülecek. En temel hakları ayaklar altına alınan Kürtler buna karşı mücadele edecektir. Biz bu yasakları, Alman kamuoyuna, Alman demokratik kitlelerine taşıyarak, Merkel hükümetinin Tayyip Erdoğan ile geliştirdiği kirli ittifakın  sadece Erdoğan hükümetine hizmet ettiğini anlatacağız.