
İktidardaki Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) ve Sosyal Demokrat Parti ile muhalefetteki Yeşiller'in ortak karar tasarısı, "101 yıl önce Osmanlı İmparatorluğu’nda Ermenilere ve diğer Hıristiyan azınlıklara uygulanan soykırımın hatırlanması ve anılması" başlığını taşıyor. Ortak karar tasarısı, Osmanlı İmparatorluğu döneminde Jön Türk hükümetinin talimatıyla Ermeniler ve diğer Hıristiyan azınlıklara yönelik tehcir ve katliamı "soykırım" olarak nitelendirmesinin yanında, o dönem Osmanlı İmparatorluğu'nun askeri müttefiki konumunda olan Alman İmparatorluğu'nun sorumluluğunun da altını çiziyor.
Oy çokluğuyla kabul edildi
Yeşiller’in öncülüğünde hazırlanan, ancak federal hükümetin tüm ortaklarınca da desteklenen tasarı beklendiği gibi oy çokluğuyla Bundestag'ta kabul edildi. Oylamada sadece CDU'lu Milletvekili Bettina Kudla ret oyu kullanırken bir milletvekili de çekimser kaldı. SPD, Yeşiller ve Sol Parti milletvekilleri ise firesiz tasarıdan yana oy kullandı.
Merkel oylamaya katılmadı
Oturuma Başbakan Angela Merkel, Başbakan Yardımcısı ve SPD Genel Başkanı Sigmar Gabriel ve Dışişleri Bakanı Frank-Walter Steinmeier ise katılmadı. Merkel, meclis grubunda yapılan prova oylamasında tasarıdan yana oy vermişti.
Meclis Başkanı tehditleri kınadı
Oylama öncesinde yaklaşık bir saat süren tartışma oturumunda konuşan parti temsilcileri, amacın Türkiye'yi ya da mevcut Türk hükümetini sanık sandalyesine oturtmak olmadığını vurguladı.
Alman Federal Meclisi Başkanı Norbert Lammert, oturumun açılış konuşmasında "Parlamento tarih komisyonu değildir, mahkeme hiç değildir" diyerek, ancak meclisin Almanya'nın kendi tarihi sorumluluğu da bulunan bir konuda nahoş sorulardan kaçamayacağını kaydetti.
Türkiye'ye yüzleşme çağrısı
Alman Federal Mecllis Başkanı, tarihiyle yüzleşip Ermenilerle Türkler arasındaki barışmaya katkıda bulunması için Türkiye'ye çağrı yaptı. Alman tarihinin samimi ve özeleştiriye yer veren tartışmanın uzlaşmanın ön şartı olduğunu öğrettiğini belirten Norbert Lammmert, "Bugünkü Türkiye 100 yıl önce olanlardan sorumlu değildir, ama bunun gelecekteki sonuçlarından sorumludur" dedi.
Tehditler caydıramaz
CDU'lu Norbert Lammert, tasarı yüzünden Türk asıllı Alman milletvekillerinin tehdit edilmesini de sert bir şekilde kınadı. Lammert, konuşmasında, Alman Federal Meclisi'nin düşüncesini ifade özgürlüğünü engellemeye yönelik tehditlerin kabul edilemez olduğunu ve kendilerini caydıramayacağını söyledi.
Artık suç ortağı olmayacağız
Tasarının mimarlarından Yeşiller Eşbaşkanı Cem Özdemir ise kürsüye yakasında Ermeni Soykırımı'nın simgesi “Unutma Beni” çiçeğini takılı halde çıktı. Özdemir, konunun Türklere ahlak hocalığı yapmak ya da başkalarının işine karışmak olmadığını, 1915-1916'da yaşananların Alman tarihinin de bir parçası olduğunu söyleyerek "Geçmişte bu korkunç suça ortak olmuş olmamız, bugün inkarcıların suç ortağı olacağımız anlamına gelmemeli" dedi. Ermeni Soykırımı'nın tanınmasının Almanya’da yaşayan Türkiye kökenli göçmenlerin de geçmişle yüzleşmesini sağlayacağını söyleyen Özdemir, okul kitaplarına konunun dahil edilmesinin önemli olacağını ifade etti.
Hrant Dink unutulmadı
Özdemir, Türkiye’de Ermeni Soykırımı konusunda çalışmalar yapan Hırat Dink’in öldürüldüğünü belirterek, bugün de dokunulmazlığı kaldırılmak istenen milletvekilleriyle dayanışma içinde olduğunu belirtti.
Hıristiyan Birlik partileri (CDU/CSU) meclis grubu başkanvekili Franz Josef Jung da amaçlarının Türkiye'yi sanık sandalyesine oturtmak değil, ortak tarihin irdelenmesi olduğunu kaydetti.
Hıristiyan Birlik Meclis Grubu'ndan Christoph Bergner de tartışmanın soykırım kavramına indirgenmesinin yanlış olduğunu belirterek, "Biz bu kavramı hukuki anlamda değil, trajedinin boyutunu ortaya koymak için kullanıyoruz" diye konuştu.
Trajedi değil, sistematik imha!
Sosyal Demokrat Parti (SPD) milletvekili Dietmar Nietan ise Türk tarafının tezine gönderme yaparak, Ermeni ve diğer Hıristiyan azınlıklara yönelik imha politikasının 'Birinci Dünya Savaşı'nın karmaşasında yaşanan acı olaylar' olmadığını, dönemin devlet makamları tarafından Jön Türk hükümetinin talimatıyla sistematik olarak uygulandığını vurguladı.
Soykırım soykırımdır
"O dönem göz yumanların torunları olarak bu insanlık suçunun kurbanları önünde saygıyla eğiliyoruz" diyen Nietan sözlerini "Soykırım soykırımdır" ifadeleriyle bitirdi.
Savaş katliamın gerekçesi olamaz
SPD Meclis Grup Başkan Yardımcısı Rolf Mützenich de "Savaş insan hakları ihlallerinin yapılmasını hafifletemez. Bu bugün de öyle. Bu nedenle o zaman savaşın olması Ermenilere yönelik yapılan katliamı hafifletmemesi gerekiyor. Bu karar Cumhurbaşkanı Erdoğan’a karşı alınmış bir karar değildir. Erdoğan ve AKP, politik İslam’ı temsil ediyor” dedi.
Merkel'e çağrı: HDP'yle görüşün
Türkiye’de milletvekillerinin dokunulmazlığını kaldırılmasını eleştiren Mützenich, Başbakan Angela Merkel’in en son ziyaretinde sivil toplum örgütleriyle görüşmesinin olumlu olduğunu belirterek, Dışişleri Bakanının en kısa zamanda HDP ile görüşmesi gerektiğini sözlerine ekledi.
Almanya soykırıma ortaklık etti
Sol Parti Meclis Grubu eski Başkanı Gregor Gysi de yaptığı konuşmada, “1.5 milyon Ermeni’nin öldürülmesi açık bir soykırımdır. Almanya’nın tarihi sorumluluğu var. Almanya soykırıma ortaklık etmiştir. Federal Parlamento'nun ayrıca 1904-1908 yılları arasında Almanlar tarafından Herero’da yapılan soykırımı da kabul etmesi gerekiyor” dedi.
Gysi akabedinde Türkihükümetinin 100 yıl aradan geçmesine rağmen geçmişiyle yüzleşme yerine soykırımı tanıyanları tehdit ettiğini vurgulayarak. Türkiye kökenli Milletvekilleri Sevim Dağdelen ve Cem Özdemir’in tehdit edilmesini kınadı.
Şimdi de Kürtler katlediliyor
Gysi ayrıca, Türkiye’nin Kürt halkına yönelik yaptığı katliamları da kınadı ve buna karşı tepki gösterilmesini istedi. .
Beklenen sonuç çıktı
Alman Federal Meclisi'nde yaklaşık bir saat süren tartışma oturumunun ardından Ermeni Soykırımı'nı tanıyan yasa tasarısı beklendiği gibi oy çokluğuyla kabul edildi.
Ermeniler: Danke!
Oturuma seyirci olarak katılan Ermeni kurum temsilcileri, oylamanın sonucu "Danke/Teşekkürler" yazılı pankartlarla ve alkışlarla karşıladı. Temsilcilerin bazılarının duygulanarak ağladığı görüldü.
Almanya tanıyan 29’uncu ülke
Almanya Ermeni Soykırımı'nı tanıyan 29’uncu ülke oldu. Bugüne kadar Ermenistan dışında 28 ülkede parlamento veya senato Ermeni Soykırımı'nı tanımıştı. Bu ülkeler şunlar: Uruguay, Arjantin, Avusturya, Belçika, Bolivya, Brezilya, Bulgaristan, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Hollanda, İtalya, İsveç, İsviçre, Kanada, Kıbrıs, Litvanya, Lübnan, Lüksemburg, Paraguay, Polonya, Rusya, Slovakya, Suriye, Şili, Uruguay, Vatikan, Venezuela, Yunanistan.
4 ülkede inkar suç
Bu ülkelerden dördünde (İsviçre, İtalya, Slovakya ve Yunanistan) Ermeni Soykırımı’nı inkar etmek suç ve 3 ila 5 yıl arasında hapis cezasına neden olabiliyor. ABD ise "soykırım" kelimesini kullanmaktan kaçınıyor. Ancak ABD'nin 50 eyaletinden 44'ü soykırımı tanıyor. Yine Britanya’da da Galler, İskoçya ve Kuzey İrlanda; İspanya’da ise Bask ve Katalan özerk yönetimleri soykırımı tanıyanlardan. İran İslam Cumhuriyeti’nde ise gayri-resmi olarak Ermeni Soykırımı tanıyor.
HABER MERKEZİ
Karar sevinçle karşılandı
Almanya Federal Parlamentosu'nda Ermeni Soykırımı yasa tasarısı oylanırken, dışarıda da Ermeniler, Türkiyeliler ve Kürdistanlılar destek gösterisi yaptılar. "Soykırımı tanıyın. Acınızı paylaşıyoruz" yazılı pankart açılan eyleme Berlin Eyalet Milletvekili Hakan Taş ve NAV-DEM eski Eşbaşkanı Yüksel Koç da katıldı. Parlamentodaki görüşmeleri dışarıda kurulan ekrandan izleyen göstericiler, oylama sonucunu sevinçle karşıladı.
Merkel'den 'güçlü ilişkiler' vurgusu
Almanya Başbakanı Angela Merkel kararla ilgili açıklamasında Türkiye ile Almanya'nın "güçlü ilişkilere sahip olduğunu" söyledi.
Bundestag'ın Ermeni Soykırımı’nı tanımasının ardından Başbakan Angela Merkel’den de açıklama geldi. Berlin’de, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg ile düzenlediği basın toplantısında konuşan Merkel, "Türkiye ile Almanya arasındaki ilişki geniş ve güçlüdür. Dostluğumuz, stratejik bağlarımız büyük" dedi.
Stoltenberg ise Türkiye ile Ermenistan arasındaki ilişkilerin en kısa zamanda normalleşeceğini umut ettiğini söyledi.
Türkiye yine inkara sarıldı
Almanya'nın Ermeni Soykırımı'nın resmen tanıması üzerine köpüren Türk devleti, 100 yıllık inkar geleneğine sarıldı.
Büyükelçi Türkiye’ye çağrıldı
Almanya Parlamentosu'nun Ermeni Soykırımı’nı kabul etmesi üzerine AKP Hükümeti'nin ilk hamlesi Berlin Büyükelçisi Hüseyin Avni Karslıoğlu'nu İstanbul'a çağırmak oldu.
Elçi yok, maslahatgüzar verelim
Türkiye ayrıca Almanya'nın Ankara Büyükelçisi de Dışişleri Bakanlığı'na davet etti. Ancak Alman Büyükelçi yurtdışında olduğu için yerine maslahatgüzar Türk Dışişleri Bakanlığı'na gitti.
Karar için Erdoğan bekleniyor
Türk Cumhurbaşkanı R. Tayyip Erdoğan, Başbakan Binali Yıldırım’la telefonla görüştüklerini ve büyükelçiyi çağırma kararını birlikte aldıklarını söyledi.
Kenya ziyareti sırasında gazetecilerin sorusu üzerine Erdoğan, karar nedeniyle Türkiye ve Almanya ilişkilerinin ciddi zarar göreceğini ancak asıl atılması gereken adımları yapacakları istişareler sonucunda belirleyeceklerini söyledi. "Dönünce nasıl adım atmamız gerektiğine karar vereceğiz. Nihai kararımızı belli olacak" diyen Erdoğan daha önce tasarının kabul edilmesi durumunda iki ülke arasındaki diplomatik, siyasi, ticari, askeri ve ekonomik ilişkilerin zedeleyeceğini söylemişti.
Yıldırım'dan gaflet üstüne gaflet
Kararı değerlendiren Başbakan Binali Yıldırım ise "Atılacak adımları atmakta bir saniye bile tereddüt etmeyiz" dedi.
Oylamadan bir gün önce 1,5 milyon Ermeni'nin katledilmesini 'sıradan' olarak nitelendirme gafletini gösteren Yıldırım, tasarının kabul edilmesi sonrasında ise 'Türk milletinin geçmişi bellidir. Bu millet, geçmişiyle övünen bir millettir. Bizim geçmişimizde yüz kızartacak, başımızı öne eğdirecek hiçbir olay yoktur' sözleriyle katliamcı geçmişlerini inkar etmeye devam etti.
Kurtulmuş tarihçilere havale etti
Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş ise "Türkiye için bu karar yok hükmündedir" dedi. Kurtulmuş, Türk devletinin resmi tezine sarılarak, geçmişin araştırılmasını tarihçilere bırakılması gerektiğini savundu.
Çavuşoğlu'ndan beklenen hareket!
Tasarıda Almanya'nın soykırımda kendi rolünü de kabul ettiğini görmezden gelen Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu ise Alman parlamentosunun bu kararla Yahudi Soykırımı’nın üstünü kapatmaya çalıştığını öne sürdü.
Oysa Almanya'da Çavuşoğlu'nun dediğinin aksine Hitler döneminde Yahudiler başta olmak üzere farklılıkların katledilmesinden utanç duyuluyor. Nazi dönemindeki tüm faaliyetler mahkum edilerek, o döneme ait bilgiler de tarih derslerinde okutuluyor.
HDP karşı bildiriye imza vermedi
Öte yandan Türkiye Meclisi Dışişleri Komisyonu'nun AKP, CHP ve MHP’li üyeleri Ermeni Soykırımı karar tasarısına karşı ortak bir bildiri yayınladı. HDP ise bildiriye imza vermedi. HDP 1,5 milyon Ermeni'nin katledildiği soykırımın tanınmasını ve Türkiye'nin geçmişiyle yüzleşmesini talep ediyor.
ANKARA
Ermenistan karardan memnun
Alman Parlemantosu'nun soykırımı tanıması Ermenistan'da memnuniyetle karşılandı.
Ermenistan Dışişleri Bakanı Edward Nalbandyan, Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı tanımasını memnuniyetle karşıladıklarını söyledi. Nalbandyan, "Uluslararası Ermeni cemaatleri, Türkiye’nin tarihiyle yüzleşmesini 101 yıldır bekliyor" dedi. 1915’te Ermenilere ve Hıristiyan halklara soykırım yapıldığını söyleyen Ermeni bakan, Almanya’nın kararını şu sözlerle değerlendirdi: "Osmanlı Devleti’nin o dönemki müttefikleri Almanya ve Avusturya dahi soykırımı tanıyorken, Türkiye, tarihte yaşananları inkar etmeye devam ediyor."
Almanya Türkiye’nin esiri değilmiş
Rusya ise Almanya’nın Ermeni Soykırımı’nı tanımasını Türkiye’nin esiri olmadığına yordu.
Rus Parlamentosu Uluslararası İlişkiler Komitesi Başkanı Aleksey Puşkov, “Karar Almanya’nın Türkiye’nin esiri olmadığı anlamına geliyor. Siyasi açıdan bu karar, Erdoğan ile yapılan göçmen anlaşması yüzünden Almanya’nın prensiplerini çiğneyemeyeceğini gösteriyor” dedi.
Rusya söz konusu anlaşmayı ‘çıkarcı ve asıl sorunu çözmekten uzak’ olarak nitelendirmişti. Rusya, Ermeni Soykırımı’nı ise 1995’te tanımıştı. n ERİVAN/MOSKOVA