Zira Türk hükümeti, Sultanahmet gibi sürekli gözetim altında tutulan bir yere saldırı yapılmasının nasıl engellemediğini halen izah edebilmiş değil. Alman polisin soruşturmaya dahil olması ve İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere’nin de İstanbul’a giderek bizzat konuyla ilgilenmesi “Almanya DAİŞ’le işbirliği nedeniyle eleştirilen Türkiye’ye güvenmiyor” yorumuna neden oldu. 

İstanbul’un “kalbi” olarak nitelendirilen Sultanahmet’teki kanlı saldırı Almanya’yı da derinden sarstı. Salı günü yaşanan canlı bomba saldırısında hayatını kaybeden 10 kişiden 8’inin Alman vatandaşı olması ülkedeki gündemin de bir anda değişmesine neden oldu. Olay Almanya’nın birinci gündem maddesi haline geldi. Alman medyası saldırıya dair sürekli haber geçti, televizyon kanalları canlı yayın bağlantıları yaptı. Gazeteler saldırıyı manşetlerine taşırken, olayla ilgili yorumlara da geniş yer ayırdı. 


Hükümet halkı sürekli bilgilendirdi

Hükümet saldırının başından itibaren sürekli kamuoyunu bilgilendiren açıklamalarda bulunurken, hayatını yitiren ve yaralanan Alman vatandaşları için Berlin’de derhal bir kriz masası kuruldu. Berlin soruşturmaya katılmak üzere İstanbul’a ekip göndermeye de karar verdi. 


Maiziere İstanbul’a gitti

Olayı yerinde inceleme yapmak ve yetkililerden doğrudan bilgi almak üzere Almanya İçişleri Bakanı Thomas de Maiziere ise dün İstanbul’a gitti. Alman Bakan, öncelikle Türk mevkidaşı Efkan Ala ile görüşerek, saldırıya dair son durum hakkında bilgi aldı. İki bakan görüşme sonunda ortak basın açıklaması yaptı.


Ala son durumu aktardı

Efkan Ala, saldırıda 10 kişinin ve saldırganın öldüğünü, 17 kişinin de yaralandığını söyledi. Yaralılardan birinin daha sonra hastanede hayatını yitirdiğini belirten Ala, halen hastanede dokuzu Almanya, biri Peru, biri de Norveç vatandaşı 11 kişinin olduğu bilgisi verdi. Ala, Alman yaralılardan ikisinin durumunun ciddiyetini koruduğunu da söyledi. 


Saldırganın kimliği biliniyormuş!

Türk İçişleri Bakanı, soruşturmayla ilgili de bilgi verdi. Ala, Sultanahmet saldırganının kimlik bilgilerinin kendilerinde olduğunu ancak aranılan şüphelilerden olmadığını açıkladı. Ala, saldırganın bir hafta önce İstanbul Zeytinburnu’nundaki İçişleri Bakanlığı Göçmen İdaresi’ne başvuru yaptığına dair bilgileri de doğruladı. 


Sadece 1 kişi gözaltında!

Bakan, Sultanahmet saldırısıyla bağlantılı olarak önceki akşam bir kişinin de gözaltına alındığını söyledi. Ancak bu kişinin kimliği hakkında bilgi vermedi. Ancak bu çaptaki bir eylemi sadece iki kişinin yapmış olması pek olası görülmüyor. Uzmanlar, saldırının çok önceden planlandığını ve hazırlıklarının da bir ekip tarafından yürütüldüğünü belirtiyor.  


AKP inandırıcı bulunmuyor

Ala, saldırıdan bir hafta önce DAİŞ’le bağlantılı 220 kişinin gözaltına alındığını ve Türkiye’de çete örgüte yönelik operasyonlarda bugüne kadar 847 kişinin tutuklandığını söyleyerek AKP Hükümeti’nin DAİŞ’le mücadele ettiği imajını vermek istese de bu pek inandırıcı bulunmadı. Zira Türk İçişleri Bakanı, tüm bunlara karşın Sultanahmet gibi sürekli gözetim altında tutulan bir yere saldırı yapılmasının nasıl engellemediğini halen izah edebilmiş değil. 


Maiziere temkinliydi

Almanya İçişleri Bakanı Thomas De Maiziere ise temkinli açıklamalar yapmayı tercih etti. Saldırının insanlığa karşı yapılmış bir saldırı olduğunu söyleyen Almanya İçişleri Bakanı Thomas De Maiziere ise “Terör karşısında geri adım atmayacağız. Teröre karşı Türkiye’nin yanındayız” dedi. 

De Maiziere, saldırının özellikle Almanları hedef aldığına dair bir ipucu da olmadığını belirtti. Şu ana kadar elde ettikleri bilgilere göre böyle bir işaret olmadığını belirten Maiziere, Türkiye’ye seyahat edilmemesi için bir neden olmadığını da ekledi. 


Seyahat uyarılarına uyun çağrısı

Ancak Alman Bakan yine de Türkiye’ye gidecek olan Alman vatandaşlarının Alman Dışişleri Bakanlığı’nın seyahat uyarılarına dikkat etmesi gerektiğini vurguladı. Bakanlık, Türkiye’ye seyahat edeceklerin kalabalıklardan ve turistik alanları gezmekten kaçınması tavsiyesinde bulunmuştu. 


Tur şirketleri iptale başladı

Saldırı sonrası TUI, Thomas Cook, Alltours, DER Touristik, Studiosus, ITS, Jahn Reisen, Travelix, Dertour, Meier’s Weltreisen, ADAC Reisen, gibi önemli Alman tur şirketleri de Türkiye’ye gitmek için rezervasyon yaptıranlara ücretsiz iptal olanağı tanıma kararı almıştı.  

Sultanahmet Turizm Derneği ise bu kararın etkisini “Turistler ülkelerine geri dönmek istiyor. Şimdiden bilet baktıranlar var. 2016 yılı bu olayla bizim için bitti” sözleriyle açıkladı. 


Yaralıları da ziyaret etti

Basın toplantısı sonrası Thomas De Maiziere İstanbul’daki hastanelerde tedavi gören Alman vatandaşlarını ziyaret etti ve doktorlardan sağlık durumlarıyla ilgili bilgi aldı. 


Yanıt bekleyen çok soru var

Thomas De Maiziere dahil olmak üzere Berlin hükümeti temkinli açıklamalar yapsa da Alman basınına göre saldırı ile ilgili yanıt bekleyen birçok soru var.  


Saldırganın kimliği 2 saatte nasıl tespit edildi?

Almanya’da uzmanlar ve medya Türk makamların İstanbul saldırganının kimliğini kısa sürede açıklamasına şüpheli yaklaşıyor.  Yayın yasağı konması nedeniyle sağlıklı bilgi de toplayamadıklarını belirten Alman medya kuruluşları, “Nasıl olur da cesedi parçalanmış saldırganın kimliği iki saatte tespit edilebildi? diye soruyor. 


Berlin Ankara’ya güvenmiyor mu?

Konuyu yakından takip eden uzmanlar ise Almanya’nın soruşturmaya destek için Türkiye’ye ekipler gönderme kararı almasını “Berlin, DAİŞ’le yaptığı işbirliği sürekli gündeme gelen Ankara’ya güvenmiyor soruşturmaya da bu yüzden dahil olmak istediler” diye yorumladı.


DAİŞ saldırıyı neden üstlenmedi?

Türk devlet yetkililerine ve polise göre saldırgan DAİŞ bağlantılı. Ancak DAİŞ saldırıyı dün akşam saatlerine kadar henüz üstlenmemişti. DAİŞ’in böylesi bir eylemi hemen üstlenmemesi de şüpheli görülüyor. 


DAİŞ’e göz mü yumuldu?

Canlı bomba saldırısından önce (17 Aralık ve 4 Ocak’ta) Türk istihbaratı MİT’in tüm güvenlik birimlerine “Yabancılara saldırı olabilir” uyarısı yaparak Sultanahmet’in sinyalinin verdiğinin ortaya çıkması da “DAİŞ’e göz mü yumuldu?” sorusunu beraberinde getirdi. 


Ankara-DAİŞ işbirliği mi?

Uzmanlar şu yorumda bulundu: “İstanbul’daki saldırı engellenebilecekken bunun yapılmaması güvenlik zaafiyetini aşan bir durum. Türk devletinin Esad rejimini yıkmak ve Rojava’daki Kürt devrimini engellemek için şimdiye kadar DAİŞ’e verdiği destek göz önünde bulundurulunca saldırının Ankara-DAİŞ işbirliğiyle yapılmış olması hiç de uzak bir ihtimal gibi görülmüyor.”


Neden yayın yasağı getirildi?

Saldırıyla ilgili hemen yayın yasağı getirilmesi de “Türk devleti neyi gizlemek istiyor?” sorusuna neden oldu. Daha önce DAİŞ menşeili Ankara, Suruç ve Amed katliamlarında da benzer kararlar alınmıştı. Şu ana kadar da bu saldırılarla ilgili yapılan soruşturmalarda bir ilerleme sağlanamaması da “Ankara bu saldırının da mı üstünü örtmek istiyor?” sorusa yol açtı. 


Saldırının hedefi Almanlar mıydı?

Hayatını kaybeden 10 kişiden 8’inin Alman olması ve saldırının Sultanahmet’teki Alman Çeşmesi’nin yakınında düzenlenmesi akıllara bu soruyu getirdi. 


Keşif uçuşlarıyla bağlantılı mı?

Kimi yorumlarda Almanya’nın DAİŞ’le mücadele kapsamında İncirlik’e Tornado keşif uçağı ve NATO’yla ittifak kapsamında Konya’ya AWACS (erken uyarı uçağı) ve asker göndermesi nedeniyle hedef alındığı belirtildi. 

Saldırının, Alman uçaklarının DAİŞ’le ilgili bilgi toplamak için Suriye sınırında keşif uçaklarına başlamasından 4 gün sonra yapılması ise “bu tesadüf olamaz” dedirtti. Ancak Alman hükümetine göre bu konuda bir emare henüz yok. 


 HABER MERKEZİ 




Canlı bomba Suudi DAİŞ’li


Türk devleti, Sultanahmet katliamını yapanın DAİŞ’li ve Suudi Arabistan doğumlu Suriye vatandaşı Nabil Fadli olduğunu hemen açıkladı. 5 Eylül 1988 doğumlu Nabil Fadli’nin Türkiye’ye kısa süre önce girdiği paylaşıldı, 5 Ocak’taki bir görüntüsü de yayınlandı.