Almanya’da Federal Meslek Enstitüsü’nün (Bundesinstituts für Berufsbildung – BIBB) yaptığı araştırmaya göre, meslek eğitim yeri bulmada en fazla Türkiye ve Arap ülkelerinden gelen göçmen gençler zorlanıyor. Freiburg Pedagoji Yüksek Okulu’nun araştırması, şirketlerin iş başvurularında Müslümanlara yönelik ırkçılığın ne boyutta olduğunu gözler önüne seriyor.
Federal Meslek Enstitüsü’nün kamuoyuna sunduğu araştırmaya göre, Almanya’da gençlerin aynı eğitim ve bilgi sevyesine sahip olmalarına rağmen, Türkiyeli ve Arap kökenli gençler, iş sektöründe açık görünen bir dışlama ve eşitsizlik yaşıyor. Aynı eğitim sevyesinde olan bir Alman ile bir Türkiyeli genç bir iş yerinde mesleki eğitim için başvuru yapıyorlarsa, Alman genç tercih ediliyor. Federal Meslek Enstitüsü, araştırmalarını ise Federal İş Bulma Dairesi’nin (Bundesagentur für Arbeit) 2010 istatistiklerine dayandırıyor.
Araştırmaya göre Türkiyeli ve Arap kökenli gençler, işverenler ve şirketler tarafında daha az iş görüşmelerine davet ediliyor. 2010’da Alman gençlerin yüzde 42’si mesleki iş yeri bulurken, göçmen gençlerin yüzde 28’i meslek eğitimi için iş yeri buldu.
Dünyanın farklı yerlerinden gelen ya da Batı Avrupalı gençlerin mesleki iş yeri bulma oranı ise yüzde 30...

Motivasyonu kötü etkiliyor

Almanya’da uyum ve toplumsal katılımın istenen düzeyde gerçekleşmemesi de önemli bir sorun olarak görülüyor. Araştırmaya göre, Alman gençlere mesleki başarı için daha çok destek ve motivasyon veriliyor. Oysa, göçmen gençler başarıyı kendi çabaları ile gerçekleştirebiliyor. 
Özellikle Türkiyeli ve Arap kökenli göçmen gençlere yönelik gelişen önyargı, onların motivasyonunu olumsuz yönde etkiliyor.
Bu konuda 2011 yılının verileri, 2012 yılının sonuna doğru yayınlanacak. Ancak, şu anki gidişat, açıklanacak olan verilerin çok iç açısı olmayacağını da gösteriyor.
 
Başörtüsü takanlar tercih edilmiyor
Öte yandan Freiburg Pedagoji Yüksek Okulu Almanya’daki göçmen gençlerin, çalışma dünyasındaki yerini konu alan bir araştırma yaptı. Araştırmanın sonuçları ise Şubat ayı içinde yayınlandı.
Araştırmaya göre, başörtülülere meslek yeri verilmek istenmiyor.
2011 yılındaki bu araştırma, 1600’e yakın şirket üzerinde yapılmış. Araştırma sorumlusu sosyolog prof. Albert Scherr, sözkonusu şirketlere başörtülü gençlerin iş başvurusu yapması durumunda kabul edilip edilmeyeceğini soruyor. Yine şirketlere gönderilen mektuplarda göçmen gençler ile ilgili farklı sorular da var. 400’e yakın şirket araştırma ekibine cevap verdi.
‘Müslüman istenmiyor’
 Scherr, verilen bazı cevapların kendilerinde büyük endişe yarattığını vurguluyor. Cevaplar arasında şirketlerden yüzde 15’i, “Eğer bir genç açıkça Müslüman olarak yaşıyor ise, onu mesleğe kabul etmiyoruz” demiş. Bu cevap Prof. Albert Scherr, şoke ediyor. Bu cevap, aynı zamanda Almanya’da artan ırkçılığın da bir göstergesi durumunda.
Araştırma sorularına cevap veren 400 şirketten yüzde 41.7’si, Müslüman bir genci iş başvurusu yapması durumunda kabul etmeyeceklerini açıklıyor. Bu cevabın Almanya’da suç olduğunu belirten Scherr, özellikle restoranlarda çalışan başörtülü kadınlara önyargı ile yaklaşıldığını belirtti.
Konu hakkında bir açıklama yapan Baden-Würtemberg Eyaleti Tarım Direktörü Helmut Lehmann, Almanya’da gastronomi sektörünün yüzde 50’si, tarım sektörü çalışanlarının ise yüzde 23’nün göçmen gençlerden oluştuğunu söylüyor. Bu verilerin olumlu olduğunu belirtiyor.
Freiburg Ticaret Odası adına Werner Gmeiner, bölgede toplam 1356 mesleki eğitim kontenjanından 118 göçmen gencin yararlandığını söylüyor. Bu rakam geçmişe göre bir artış olduğunu gösterse de, yine genel ortalama içinde çok düşük... 

EDEKA: Göçmen gençleri tercih ediyoruz
 Freiburg Pedagojik Yüksek Okulu tarafından sunulan karamsar verilerin yanında Freiburg’ta belli gelişmeleri görmek de mümkün.
EDEKA Süpermarketlerinin Basın Sözcüsü Henry Barwig, Freiburg bölgesinde bulunan EDEKA marketlerinin yüzde 20’sinde göçmen gençlere meslek yeri sağladığını ve işe alımlarda göçmen gençleri tercih ettiklerini söylüyor.
Diğer bir olumlu bir örnek ise Johannes Ullrich’ten geliyor. Sosyal bilimci olan Johannes Ullrich, Freiburg kentinde bulunan Schenkendorff Özel Eğitim Okulu (Schenkendorff-Förderschule) ile ortak yürüttüğü bir proje ile başta Romanya, Polonya, Cezayir ve Türkiye’den gelen gençlere yer veriyor. Proje kapsamında psikolojik sorunları olan, yaşadıkları savaş, ya da aile için şiddet nedeniyle travma yaşayan göçmen gençlere iş verilerek onların yeniden kendilerine güvenmeleri amaçlanıyor.


XENOS programı
 
Freibug Pedagojik Yüksek Okulu’nun yaptığı bu araştırma, XENOS adlı Almanya Federal Hükümeti Programı’nda yerini alıyor. ‘Xenos’ Yunanca’da yabancı anlamına geliyor.
Xenos Programı, Almanya’da okullarda, mesleki alanlarda veya iş sektöründe göçmen gençlerin yaşadıkları dışlanmalara, eşitsizliklere ve ırkçı tutumlara karşı, çeşitli teşvik projeleri ile mücadele ediyor.
Almanya Federal Hükümeti’nin Uyum Planı’nın bir bölümü olan XENOS programı, Federal Çalışma ve Sosyal İşer Bakanlığı ve Avrupa Sosyal Fonu tarafından finanse ediliyor.
XENOS’un çalışma alanlarından ilk ‘Entegrasyon ve Çeşitlilik- Integration und Vielfalt’ adını taşıyor ve gençlerin, sanayi, ticari, iş ve eğitim alanındaki dışlanmalarına karşı mücadele amacını taşıyor. 
İkinci calışma alanı ise ‘Oturum hakkı olan ve mültecilerle için iş piyasasında ve işgücü piyasasına erişimde destek’...
Bu çalışma alanı göçmen genç için işyeri ve meslek yerleri arasında bir nevi arabuluculuk yapıyor. XENOS’un üçüncü çalışma alanı ise sağcı ve ırkçı grup veya örgütlere bulaşmış, ancak bunlardan kopmak isteyen gençlere yardımcı olmayı amaçlıyor. Bu çalışma alanı ‘Giriş için Çıkış- Ausstieg Zum Einstieg’ adını taşıyor. 


NİHAL BAYRAM/MAINZ