Almanya'dan ret, Türkiye'den takip

Diaspora Haberleri —

3 Haziran 2021 Perşembe - 23:00

  • Rüzgar Mutlu’nun Almanya’da yaptığı iltica başvurusu hakkındaki davalara rağmen reddediliyor. İki kardeşi şehit olan Mutlu’nun ailesi de ajanlığa zorlanıyor. Yaşadıklarından ötürü psikolojik tedavi gören Mutlu, "Benden hiçbir şey olmamış gibi geri gidip Türkiye’de yaşamamı istiyorlar” dedi.

 

MURAT MANG 

Türkiye’de bir Kürt olarak yaşıyorsanız ve hele hele insanca yaşamak gibi bir derdiniz varsa, payınıza düşen ya ölüm ya işkence ya cezaevi ya da göç oluyor. İşte Mutlu ailesinin payına düşen de bunlar. Mutlu ailesinden Abdullah Mutlu (Dılxwaz Agir) 10 Şubat 2016’da Cizre bodrumlarında yakıldı. Aileden YJA Star gerillası olan Songül Mutlu (Eylem Dılxwaz) 6 Kasım 2020 yılında Gowende bölgesinde şehit düştü. Kardeşleri Rüzgar Mutlu (31) ise ülkesini terk ederek Almanya’ya iltica talebinde bulundu. Ali Mutlu da 3 yıl Türkiye cezaevlerinde kaldıktan sonra yaşadığı baskılardan kaynaklı ülkesini terk ederek 7 ay önce Almanya’ya yerleşti. Sadece bunlar değil Mutlu ailesinin yaşadıkları. Rüzgar Mutlu’nun dayısı Asım Demir 30 yıldır cezaevinde. Diğer bir dayısı Abdulsamet Demir ise 1997-1998 yıllarında çobanlık yaptığı sırada katledildi.

Gördüğü baskı nedeniyle 2016 yılında Nusaybin’den Danimarka’ya giden Rüzgar Mutlu burada iki yıl kaldıktan sonra yönünü Almanya’ya vererek iltica başvurusunda bulundu. Hakkında Türkiye’de 5 dosya bulunan Mutlu’nun iltica başvurusu Alman Mahkemeleri tarafından reddediliyor, diğer taraftan Türkiye’de olan ailesine ise AKP polisleri baskı uygulayarak itirafçılığa zorluyor. Tüm dosyalarında gizlilik kararı olan ve geri gönderilme korkusu nedeni ile şu an Minden-Lübbeck Devlet Hastanesi’nde psikolojik tedavi gören Rüzgar Mutlu yaşadıklarını gazetemize anlattı.  

Abdullah Mutlu (Dılxwaz Agir) 10 Şubat 2016’da
Cizre bodrumlarında yakılarak katledildi

Dilxwaz’ın haberini mülteci kampında aldı  

Abisi Dilxwaz’in 2010 yılında Kürt Özgürlük Mücadelesine katıldığını söyleyen Mutlu, ağabeyi Dilxwaz’ın şahadet haberini Avrupa’da iltica kampında aldığını belirtti. Mutlu, “Düşünün telefonda, internet sitesinde bir haber okuyorsunuz. Haberde bir sürü insanın yakıldığı yazılıyor. Ve aralarında ağabeyinizin ismini okuyorsunuz. Böyle bir haberi okurken ise yalnızsınız. Bir mülteci kampında hiç kimseniz yok. Bağırsanız, çağırsanız, ağlasanız da kimse duymuyor sesinizi” dedi. Ağabeyi Dilxwaz’ın arkadaşlarıyla beraber yaralı ve susuz bir şekilde Cizre bodrumlarında üzerlerine benzin dökülüp yakılmasına ilişkin Mutlu, “Bunu hangi zihniyet, hangi devlet, hangi paralı polisler yaptı diye soracak olursanız, AKP polisleri, askeri ve devleti bütün dünyanın gözü önünde yaptı” diyerek tepkisini gösterdi.

4 yıl sonra bu kez ablası şehit düştü  

Kendisinden iki yaş büyük olan ablası Songül Mutlu’nun (Eylem Dilxwaz) 2013 yılında Kürt Özgürlük Mücadelesine katıldığını dile getiren Mutlu, ağabeyinin şahadetinden 4 yıl sonra ablasının şehit düştüğünün haberini yine Almanya’dayken aldığını belirtti. Mutlu, “Bir arkadaşım aradı. Aradığı gibi ablamın şehit düştüğünü anlatmadı ama içime doğmuştu sanki. Arkadaşıma Songül ile ilgili bir haber mi var diye sordum. ‘Evet, şehit düşmüş’ yanıtını aldım. Daha Dilxwaz’ın acısını yaşıyorken bir de Songül’ün şehit düşmesi acımı ikiye katladı. Kanımdan, canımdan bir parça gitmişti. Bir an şok geçirdim. Oradaki akrabalar teselli etmeye, moral vermeye çalıştı ama acım katlanmıştı” diye konuştu.

 

Songül Mutlu (Eylem Dılxwaz)

6 Kasım 2020 yılında Gowende’de şehit düştü

Almanya’da olduğu süreçte dava açılmış  

Almanya'da olduğu dönemde de Türkiye’de kendisi hakkında yeni dosya açıldığını belirten Mutlu “Hakkımda açılan bazı dosyalar takipsizlikle sonuçlanmasına rağmen ne avukatıma ne de bana tebligat gönderilmedi. 2018’de Almanya’da olmama rağmen hakkımda iki dosya açılmış. 5 tane dosyam birleştirilip 2 dosya haline getirilmiş. Türkiye’deki avukatım onlarca kez başvuru yapmasına rağmen kendisine hiçbir bilgi verilmiyor. Dosyalara gizlilik kararı konulmuş” dedi.  

  

Mahkemeden HDP ile çalıştın mı sorusu   

2018 yılında yaptığı iltica başvurusunun Alman mahkemeleri tarafında reddedildiğini sözlerine ekleyen Mutlu, ilk mahkemesinin Dortmund’da Haziran 2019’da görüldüğünü ifade etti. Bu mahkemeden çıkan ret kararı üzerine itirazda bulunduğunu sözlerine ekleyen Mutlu, ikinci mahkemesinin Minden Verwaltungsgericht Mahkemesi’nde 3 Mayıs’ta görüldüğünü belirtti. Mahkemenin kendisine inanmadığını ve geri gönderilebilme korkusu yaşadığını dile getiren Mutlu, “Mahkemede Türkiye’de Kürtleri, eşitlik, özgürlük, adalet, insan hakları isteyen herkesi bitirmek yok etmek istiyorlar dedim. Bana ‘PKK için çalıştın mı? HDP ile çalıştın mı? Buraya neden geldin? Seni İstanbul Hava Limanına göndersek ne olur?’ gibi sorular sordular” dedi.  

Belgelere rağmen mahkeme inanmıyor 

Türkiye’deki dosyalarında gizlilik kararının olduğunu ve bu nedenle de e-devlet üzerinden dosyalarını göremediğini belirten Mutlu, “Bu nedenle bana inanmıyorlar. ‘Bu dosyalar neden görünmüyor?’ diyorlar. Gizlilik kararı olduğunu ve avukatımın da dosyaya ulaşamadığını söyledim ve o kadar belge vermeme rağmen bana inanmıyorlar. Türkiye’ye gönderilme daha doğrusu teslim edilmemin sonucunda beni bekleyen iki ihtimalin olduğunu da söyledim. Ya işkence edecekler ya da müebbet verecekler dedim. Ancak dinlemediler” ifadelerini kullandı.