
***
Kürdü Kürde kırdırttılar yetmedi. Kesmedi iğrençliğin dayanılmaz hafifliği. Düşünce ishalı olan hükümetin Kürdomaniac teorisyenleri, yeni yeni projeler ile sınırları da Hollywood filmlerine çekiyor. Artık herkes ajan, herkes şüpheli, herkes ‘terörist’… Ajanslara düşen şu haberden bahsetmeye çalışıyorum: "İçişleri Bakanlığı, terör eylemlerine katılanları yakalatan ya da kimliklerini ortaya çıkaranlara para ödülü verecek.”
İşsizliğe de mükemmel çözüm değil mi? Evde otur ve al eline teli, sokaktan geçen her esmer yüzü ihbar et. Bence katlı otopark gibi artık hapisler yapılsın. Düşünsenize her gün gelen "Aloo! Bizim alt komşu Kürtçe müzik dinliyor, bence terör bağlantıları var. Lütfen baskın yapın!”, "Aloo! Ya bir adam var bizim mahallede, kaşları Kürde benziyor. Yani bence terörist, ve ülkeyi bölecek gibi bakıyor. Lütfen tutuklayın, inanın mahallede huzur kalmadı” telefonlarını.
***
Dini yaşayış biçimleri imansızlığın gölgesinde, Balkanlar’dan gelen soğuk havanın basınç eğrileri ile eşdeğer olan Vakit/Akit tayfası için Kürtler ne anlam ifade ediyor, hepiniz az çok biliyorsunuz. Bu cenahın zevkini "Kürtler Kral Süleyman’ın kölelerinin ve şeytanın çocuklarıdır. Uzak dağlarda sürgün edilmiş ve tanrı tanımaz çift şeytana kanıp evlenmiş ve de Kürt ırkı bunlardan türemiştir" diyen Arap tarihçi Mesudî paklar. Yine ihtimaldir ki, her gün Yavuz Sultan Selim’in bir çeşmeye yazdırdığı rivayet edilen ve "Kürde fırsat verme ya Rab!” diye başlayan duasını da sağ baştan 3 vakit düzenli tekrar edip okuyorlardır ofislerinde.
Bu fantastik ve Kürt nefretinin daimi taşıyıcıları arkadaşların geçen gün bir kampanyasına denk geldim. Site ve gazetelerinde de büyük boy vermişler. Kampanyaları ise ilginç: "Kupon ile Hac’a göndermek”…
Sadece 31 Kupona diye başlayan haber, 1 Ekim’de start aldı. Her ay 50 okurunu gönderecekmiş. Dedem için bizde kupon biriktirecez. Öyle karar aldık ve kuponları tamamladıktan sonra, olurda çıkarsa bize piyango, karşılarına dikileceğiz. Dedemin yapacağı konuşmada hazır: "Gitmiyem! Beni insan gibi insanlar göndersin?”
***
Haber şöyle: "BDP'lilerin yemini sırasında Cumhurbaşkanı Gül, komutanlar, Başbakan Erdoğan, CHP lideri Kılıçdaroğlu salonda yoktu. BDP'nin yeminini dinleyen tek lider MHP lideri Bahçeli'ydi”… Sahiden pek bi ironik. Merak ediyorum, acaba saygısından mı durdu yoksa bizim vekillerin o ırkçı yemini okurken onların yüz ifadesini görüp, zevk alma niyetine mi durdu?
***
BDP’nin meclisteki yemin törenini tek alkışlayan isim CHP’li İsa Gök imiş. İsa Bey CHP’nin yemin boykotunu da halen devam ettiren ve yemin etmeyen tek isim. Yani içinde gizli bir Kürt ruhu var, bence daha fazla nazlanmanın manası yok. Arkadaşlar rica etsin, saflardaki yerini alsın! Böyle nereye kadar? Platonik aşk adamı bitirir hevalê İsa…