- Derecik ile Güney Kürdistan sınırında Türk askerleri tarafından katledilen, ancak valiliğin ‘seken kurşun’ yalanıyla geçiştirmeye çalıştığı 14 yaşındaki Vedat Ekinci’nin dosyasına gizlilik kararı getirildi. - ”Vedat kalp hizasından vuruldu. Yere yığıldı, kanlar içindeydi, ben askerlere yalvarıp ‘Allah rızası için ambulans çağırın, vicdanınız yok mu?’ dedim ama çağırmadılar, oturmuş bize bakıp gülüyorlardı…” Derecik sınırında katledilen Vedat Ekinci’nin soruşturmasına ilişkin konuşan Avukat Ramazan Kurt, savcılığın dosyaya gizlilik kararı getirdiğini söyledi. Hakkâri’nin Derecik ilçesine bağlı Samanlı köyü Çemekurk mevkiinde üç kişinin üstüne askerler tarafından ateş açılması sonucu 14 yaşındaki Vedat Ekinci yaşamını yitirdi, ağabey Burhan Ekinci (19) de ayağından yaralandı. Ekinci’nin yaşamını yitirmesine ilişkin hazırlanan dosyayı takip eden Avukat Ramazan Kurt, savcılığın şüpheli askerlerin ifadesine başvurmadığını söyledi. Valiliğin yalanı Ekinci’nin cenazesinin cinayetin ardından helikopter ile Hakkari Devlet Hastanesi’ne getirildiğini, otopsisi yapıldıktan sonra tekrar helikopterle köyüne götürüldüğünü ve aynı gece defnedildiğini bianet’ten Ruken Tuncel’e aktaran Av. Kurt, “Valilik, uyarı ateşi yapıldığını iddia ediyor fakat uyarı ateşinin doksan derecelik açı ile havaya yapılacağı düşünüldüğünde kurşunun sekerek bir kişinin ölümüne sebebiyet vermesi gerçeği yansıtmıyor” dedi. Olay yeri incelenmedi ‘Güvenlik’ bahane edilerek olay yeri incelemesinin yapılmadığını ifade eden Avukat Kurt, şunları dile getirdi: ”Olayın failleri olan askerlerin sorgusu yine askeri kurum tarafından yapılıyor. Bu hukuka aykırı bir durum, şayet bir olayda fail polisse sorgusu polisler tarafından yapılamaz, askerse asker tarafından yapılamaz. Ayrıca savcılıktan, olayın aydınlanmasını sağlayacak en önemli delil olan mermi çekirdeğinin kayıp olduğunu öğrendik. Savcılık dosyaya gizlilik kararı ve de basın yasağı getirdi. Şu an ön otopsi raporuna ve dosyanın detaylarına dair bilgi edinemiyoruz. Savcılık şüpheli askerlerin ve görgü tanığı yakınlarının ifadesini henüz almadı. İfadelerin Pazartesi alınacağı belirtildi.” Seken kurşundan sonra coğrafi kader  Hakkari Valisi İdris Akbıyık, beraberinde Türk askeri komutanlar ve polis şefiyle birlikte Ekinci’nin ailesine taziye ziyaretinde bulundu. Aileye başsağlığı dileyen Akbıyık, şöyle konuştu: ”Tabi biraz da kader bu, coğrafi kader. Yani bu coğrafyada işte yaşayınca maalesef böyle üzücü olaylar da olabiliyor. Tabi öncelikle hepimiz kanunlara, kurallara uyacağız…” Kuzeni yaşananları anlattı Vedat Ekinci’nin kuzeni H.E.(17) de bianet’e konuştu. H.E., şunları söyledi: ”Saat 15.00 gibi ben, Vedat ve abisi Burhan kaybolan hayvanlarımızı aramaya çıktık. Daha sonra köyümüze 200 metre uzaklıkta olan sınırı geçtik. Sınırı yeni geçmiştik, askerler karşımıza çıktı. Yanımızda atlarımız vardı, atlar askeri görünce kaçtı. Ambulans çağırmadılar Atları tutmak için arkamızı döndük, 20 metre falan uzaklaşmıştık, ateş edildi. Vedat arkasından kalp hizasından vuruldu. Yere yığıldı, kanlar içindeydi, ben askerlere yalvardım; ‘Allah rızası için ambulans çağırın, vicdanınız yok mu?’ dedim ama çağırmadılar, oturmuş bize bakıp gülüyorlardı. Burhan bağırınca da bir asker boynundan tutup yere attı, ayağına dipçikle vurdu, ayağı kırıldı. Asker biliyordu Askerlerle göz göze gelmiştik o kadar yakındık. Bize ‘dur’ falan bir şey denilmedi. Zaten asker bizi gördü, köylü olduğumuzu biliyordu. Bizi biliyorlar, tanıyorlar. Bu askerler köyde bizim ekmeğimizi yiyorlar. Biz her zaman buralarda hayvanlarımızı otlatıyoruz, gidip geliyoruz, zaten asker de ‘gidebilirsiniz sorun yok’ diyordu. Burada herkes kaçakçılık yapıyor, biz de yapıyoruz. Tugay komutanına da ‘Atlarımızın sırtı zaten boştu, hayvanlarımızı arıyorduk’ dedim.”  HAKKARİ
 

‘Kader’le normalleştirip gizlilikle örtbas ediyorlar

Öldürülen Vedat Ekinci’nin dosyasına gizlilik kararı getirilmesine tepki gösteren TİHV Başkanı Şebnem Korur Fincancı, “Nerede bir gizlilik kararı çıkarılmışsa orada devletin işlediği suçlar vardır” dedi. CHP’li Sezgin Tanrıkulu ise Hakkari Valisinin “Coğrafi kader” açıklamasına, “Neden bu coğrafyanın kaderi hep Kürt gençlerini vurur” sözleriyle tepki gösterdi. Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) Başkanı Şebnem Korur Fincancı, bu suçlar cezasız kaldığı sürece benzer suçların işlenmeye devam edileceğini belirterek, tekrarlanmaması için sorumluların yargılanması ve cezalandırılması gerektiğini vurguladı. Fincancı, şunları söyledi: “Bugün biz hala Roboskî benzeri olaylarla karşı karşıya kalıyorsak, biz hala Cizre’de, Sur’da ne yaşandıysa aynısını yaşıyorsak, Diyadin’de nasıl çocuklar öldürüldü ve cezasız kaldıysa bugün Vedat Ekinci de aynı şekilde katledilmiştir. Yalnızca ateş açmakla değil, ateş açtıktan sonra yaralılara gerekli sağlık hizmeti verilmemesiyle de yaşam hakkının bir kat daha ihlal edildiği görülüyor. Daha dün Cizre’den bir meslektaşımızın, insanlara tedavi hizmeti sunduğu için gözaltına alındığı haberi geldi. Neden? Sağlık hizmeti sundukları için. Vedat Ekinci’ye sağlık hizmeti sunmayan devlet aynı zamanda sağlık hizmeti sunan sağlık emekçilerine gözaltı ve işkenceyle korku yaratmaya çalışmaktadır. Yaşam hakkının ihlalinin hesabı sorulmalı.” Örtbas etmek için gizlilik İnsan hakları savunucuları olarak sorumluların bulunup yargılanması için ellerinden gelen her şeyi yapacaklarını dile getiren Fincancı, şunları vurguladı: “Yayın yasağı ve dosyada gizlilik kararı getirilmesinin tek nedeni, suçlu olduklarının itirafı niteliğindedir. Nerede bir gizlilik kararı çıkarılmışsa orada devlet sorumlularının işlediği suçlar vardır; örtbas edilmesi için girişimlerde bulunulmuştur.” Failler korunuyor Bugüne kadar sınır ticareti yaparak yaşamlarını devam ettirmek zorunda olan yüzlerce gencin aynı şekilde katledildiğini hatırlatan İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ise “Bu ticareti yaparak geçimlerini sağlayanlar, sınır dışına gidip gelirler. Genelde askerlerin kontrolünde ve bilgisi dahilinde olur bu gidiş gelişler. Dolayısıyla bunun bir ihmal, bir kaza olduğunu söylemek mümkün değil. Hakkari Valisi, ‘coğrafyanın kaderi’ demiş. Neden bu coğrafyanın kaderi hep Kürt gençlerini vurur? Bunun açıklamasını yapmak lazım. Valiliğin yaptığı açıklamanın hemen arkasından savcılığın dosyaya getirdiği gizlilik kararı, failleri gizleme ve koruma amaçlıdır. Kürt illerinde yaşanan her ölüm, aydınlatılmayan Roboskî’nin devamıdır. Yapılan açıklamalarda bunun da üstünün kapatılacağı ve faillerin aklanacağı görülmüyor” şeklinde konuştu.