Amed Barosu, Meclis’te görüşülmeye devam edilen “başkanlık sistemi”ni içeren anayasa paketine ilişkin, "Sorunların çözümüne katkı sunmayacağı inancı ve yeni sorun alanları yaratacağı kaygısıyla Meclis gündeminden çekilmesini talep ediyoruz" çağrısında bulundu. 

Baro, partili cumhurbaşkanlığının önünü açan ve TBMM'de görüşülmekte devam edilen anayasal değişikliğe ilişkin dün Baro Adli Yardım Binasında basın toplantısı düzenledi. Açıklamanın yapıldığı baro binası çevresinde polisin zarlı araçlarla yoğun güvenlik önlemi alması dikkat çekti. Baro Başkanı Ahmet Özmen, OHAL koşullarında ülkenin hukuk ve siyasal sistemini etkileyecek bir anayasa değişikliği sürecine tanıklık edildiğine dikkat çekti. Özmen, "Anayasa değişiklik teklifinin ülke gündemine getirildiği ilk andan itibaren uyulması gereken demokratik, anayasal teamüllere ve hatta mevcut anayasanın öngördüğü usule aykırı davranıldığı herkesçe gözlemlenmektedir. Muhalefette bulunan siyasi partiler, toplumun farklı kesimleri ile sivil toplum örgütlerinin bütün uyarıları görmezden gelinmiş, devam eden süreçte teklifin komisyona getirilmesi, kamuoyunda tartışılması, hukuk ve yargı sistemini ne yönde etkileyeceği konusundaki itirazlar ve beklentiler siyasal iktidarca dikkate alınmamıştır. Dolayısıyla yapılması istenen değişikliklerden önce yapılış usullerindeki bu aykırılıklar ve yapılması istenilen değişiklikler, anayasayı toplum-birey merkezli olmaktan çıkarıp, tamamen devlet lehine bir sözleşme şeklini almasına neden olacaktır. Bu haliyle yapılması istenen anayasal değişiklikler toplumsal sözleşme olma vasfını kaybettirecektir" dedi.

Pervasız ve denetimsiz

Yapılmak istenen anayasa değişikliği "sorunlu olan yargı sisteminde, ağır aksak işleyen yasama ve yürütme faaliyetlerinde yapısal çözümler yerine adeta bu erklerin tek elde birleştirilmesi çözümsüzlükte ısrarın tezahürüdür" tespitini yapan Özmen, şöyle devam etti: "Demokratik parlamenter sistem bu haliyle bile yetkileri kuvvetler ayrılığını redde dayanan cumhurbaşkanlığı sisteminden evladır. Fransız İnsan ve Yurttaş Hakları Bildirisi’nin 16. maddesinde '... Erkler ayrılığının bulunmadığı toplum(lar)da anayasa yoktur' demek suretiyle erkler ayrılığının evrenselliğine vurgu yaparken, yaşadığımız ve içinden geçtiğimiz bu dönemde çoğulcu siyasal rejimi, meclisi ve yargıyı aynı otoritenin hakimiyet alanına çekmenin ne derece demokratik olduğu izaha muhtaçtır. Ülkemizde sorunlu olan demokratik sistemin iyileştirilmesi ve güçlendirilmesi gerekirken, henüz bu demokratik olgunluk tam olarak gerçekleştirilmeden yasama, yürütme ve yargı yetkilerinin kişilerden bağımsız olarak bir siyasal partinin liderine tevdi edilmesi, sadece bugünün veya iktidarda olan partinin değil, başkaca siyasal odakların da gelecekte toplum karşısında pervasız ve denetimsiz olacağı kaygısını gözler önüne sermektedir." diye belirtti.

Kişi iktidarına göre

"Önemle belirtmek isteriz ki Anayasalar, kişi iktidarını değil halk iktidarını eşitlik, özgürlük ve adalet temelinde sağlamaya çalışan birer toplumsal mutabakat metinleridir" ifadesini kullanan Özmen, şöyle tamamladı: "Bu amaçla toplumsal barışı önceleyen, bütün farklılıklara güvence tanıyan bir metne dönüştürülmelidir. Bu sebepledir ki sadece içinde olduğumuz zamana göre değil bir gelecek perspektifine de anayasa metninde ve ruhunda yer vermelidir. Diyarbakır Barosu olarak, her fırsatta ve her platformda dile getirdiğimiz üzere bir darbe ürünü olan ve toplumun ihtiyaçlarını karşılamayan bundan dolayı da defalarca değişikliğe uğrayan mevcut 1982 Anayasasının yerine yeni bir anayasaya ihtiyaç duyulduğuna ilişkin görüşümüzü bir kez daha tekrarlamak isteriz. Toplumun ihtiyacı olan, demokratik, sivil ve kuvvetler ayrılığına dayanan yeni bir anayasadır. Bu vesileyle bir kez daha siyasal iktidardan siyasi partilerin, sivil toplum örgütü ve kuruluşlarının yani toplumun tüm kesimlerinin hazırlık sürecine dahil edileceği demokratik, özgürlükçü, evrensel insan haklarına dayalı ülkedeki bütün farklılıkları ve zenginlikleri gözeten yeni bir anayasa yapım sürecinin başlatılmasını; mevcut değişiklik taleplerini içeren paketin sorunların çözümüne katkı sunmayacağı inancı ve yeni sorun alanları yaratacağı kaygısıyla meclis gündeminden çekilmesini talep ediyoruz."  


 AMED