Amed'in doğası
Forum Haberleri —

Amed
- Hevsel Bahçeleri, On Gözlü Köprü ve Dicle Nehri kıyıları, hiçbir koşulda çıkar gruplarına veya sermayeye devredilemez. Burada esas olan, toplumsal yarardır.
ÖMER TORLAK
Amed Kent Konseyi 32. Genel Kurulu, kentin doğasına, tarihine ve ortak yaşam alanlarına sahip çıkma iradesinin en güçlü ifadesi olarak gerçekleşti. Temel gündemi, Hevsel Bahçeleri ve On Gözlü Köprü'ydü.
Binlerce yıllık tarihsel miras, Dicle Nehri’nin yaşam veren yatağı ve UNESCO Dünya Mirası Listesi'nde yer alan Hevsel Bahçeleri, Mezopotamya’nın hafızasıdır. Bu bahçeler, Amed halkının tarih boyunca doğayla kurduğu bağı, üretim kültürünü ve ortak yaşam pratiğini temsil ediyor.
Dicle Nehri, kentin can damarıdır. Hayatın, tarımın ve ekolojik dengenin merkezinde yer alıyor. On Gözlü Köprü ise kentin toplumsal belleğinin ve ortak mekanlarının sembolüdür. On Gözlü Köprü ve Dicle kıyılarını fiilen işgal eden ve kendi çıkarlarını kamu yararının önüne koyan işletme sahipleri, özür borçludur.
Bu kentte söz söyleme hakkı, tehditkâr ses yükseltmekle değil; halkın iradesine saygıyla kazanılır. Dicle Nehri kıyısında rant peşinde koşanlara asla izin verilmemelidir. Dicle’yi betonlaştıran, Hevsel’i metalaştıran zihniyetle yan yana gelmek, halkın ortak geleceğini pazarlık konusu yapmaktır. Bu nedenle Kent Konseyi’nin duruşu daha da net olmalıdır; halkın yanında durmak, rantçılardan uzak durmak demektir.
Hevsel Bahçeleri, On Gözlü Köprü ve Dicle Nehri kıyıları, hiçbir koşulda çıkar gruplarına veya sermayeye devredilemez. Bu alanlar, Amed halkının ortak mirasıdır. Rantçılara geçici veya kalıcı olarak alan açmak, doğayı pazarlamak ve tarihi metalaştırmak, kentin geleceğini satmak demektir.
On Gözlü Köprü, bir ticaret dekoru; Dicle Nehri, rant alanı; Hevsel Bahçeleri sermayeye açılacak bir arsa değildir. Birkaç işletmenin kısa vadeli çıkarı, Amed halkının ortak geleceğinin önüne geçirilemez. Burada esas olan, toplumsal yarardır. Bugün Hevsel Bahçeleri tehdit altındaysa yarın Sur içi, ertesi gün kentin tamamı risk altındadır.
Dolayısıyla mesele birkaç kafe veya işletmenin ötesinde Amed’in bütünlüklü geleceğidir. Kent, halkındır. Su, halkındır. Tarih, halkındır.
Bu mücadele, yalnızca belediyeye bırakılamaz, tüm Amed halkının ortak sorumluluğudur.







