Söz konusu siyasi bilinç ise yüceltildikçe yüceltilen Amed, konu dil pratiklerine gelince çoğunlukla yerin dibine sokuluyor. Amed’in fazlasıyla Türkçe egemenliğinde olduğu söyleniyor, eleştiriyi yapan kişi veya kesime göre okların hedefine farklı "suçlular" konuluyor. Oysa bu değerlendirmelerin neredeyse hepsi öznel gözlemlere dayanılarak yapılıyor. Gerçekte Amed’in dilsel panoraması ise şimdiye kadar kapsamlı bir araştırmaya tabi tutulmuş değil. Dilsel panorama, dilin bir yerleşim alanında zaman ve mekana göre yazılı, görsel, sözlü tüm temsilleri olarak tarif edilir. Yakında böyle bir çalışma yapacağımızın haberini verip, şimdilik biz de Amed’in dilsel panoramasını gözlemlerimize dayanarak ele almakla yetinelim.

Öncelikle şu gerçeği teslim edelim; Amed’de dil hassasiyeti eskisine göre çok daha yüksek, Kürtçe’nin (hem Kurmancî hem de Kirmanckî/Zazakî için) yazılı ve görsel temsili çok daha fazla.

Kürtçe açısından olumlu gelişmelere bakmak gerekirse, kentte birçok yön ve tabela Kurmancî-Türkçe çiftdilli hale gelmiş durumda. Başta eczaneler olmak üzere bazı işyerlerinin ismi ve muhtevası Kürtçe. Bu işyelerinin kapısında bulunan açık veya kapalı olduklarını gösteren levhalar, Girti/Vekirî ve Akerde/Padeye şeklinde, yani Kurmancî ve Kirmanckî/Zazakî olarak asılı duruyor. Kentin belli başlı ana caddeleri üzerinde HÊDÎ uyarıları güzel bir şekilde yazılmış durumda. Belediyelerin hemen hepsinde kullanılan levhalar Kurmancî-Türkçe çiftdilli. Büyükşehir Belediyesi tarafından hazırlanan afiş, pankart ve bilboardlar, bülten, el broşürü ve kamu spotlarının hepsi bazen  Kurmancî-Türkçe, bazen de Kirmanckî/Zazakî eklenmiş olarak çokdilli. Başta tiyatro olmak üzere kentteki kültürel üretimlerin hemen hepsi Kurmancî ve Kirmanckî/Zazakî olarak yapılıyor. 

Müzik alanındaki üretimler zaten eskiden beri esas olarak Kürtçe yapılıyor. Belediye otobüslerinin üzerinde Kürtçe ve Türkçe yazılar, görseller kullanılıyor. Sivil toplum kuruluşlarının önemli bir kısmı üretimlerini Türkçe ile beraber Kürtçe de yapıyor. Siyasi, kültürel veya akademik içerikli toplantı, konferans, kongre ve seminer gibi etkinlikler eskisi gibi sadece Türkçe yapılmıyor. Düzenleyiciye ve katılımcılara bağlı olarak Kürtçe’nin bu etkinliklerde görünürlüğü artıyor. Kürtçe yayınlanan kitap sayısı yine eskiye göre hayli fazla ve bu kitapların okur sayısı da gittikçe artıyor. Kitap fuarlarında satılan Kürtçe kitapların sayısına bakmak bu konuda ipucu veriyor. Büyük oranda Kirmanckî/Zazakî yayın yapan Jiyan TV, Türkçe-Kürtçe çiftdilli yayın yapan Gün TV ve Azadî TV, çocukların büyük keyif alarak izlediği Kürtçe’nin her iki lehçesinde de yayın yapan Zarok TV, yine Kürtçe’nin tüm lehçelerinin görünür olduğu Stêrk TV, Ronanî TV özellikle bazı semtlerdeki evlerde sıklıkla izlenen televizyon kanalları. Bunun yanına Güney’den yayın yapan K24, Rudaw, Kurdistan, Kurdsat gibi kanalları da ekleyebilir, hatta TRT Kurdî’nin bile Kürtçe’nin görünürlüğünü ve kullanımını arttırdığını söyleyebiliriz. Artuklu Üniversitesi örneğinde olduğu gibi hem öğretim görevlilerinin hem de öğrencilerin Kürtçe’yi kullanarak akademik üretim yapmaları da yine Kürtçe’nin gelişimi açısından önemli işaretler.

Gündelik hayatta da Kürtçe artık sadece yaşlıların kullandığı bir dil olmaktan çıkıyor, eski zamanlarda olduğu gibi tüm nesiller arasında konuşulmaya başlıyor. Sokaklarda, işyerlerinde, kamu kurumlarında, toplu taşıma araçlarında her yaştan insanın, Türkçe kadar olmasa da, Kürtçe konuşulduğunu duyabilirsiniz. Kentte kurulan park ve bahçelerin ve yeni açılan sosyal, kültürel kurumların isimleri genelde Kürtçe. Kentin silüetini bozmakla suçlanan yeni çok katlı sitelerin isimleri bile çoğunlukla Kürtçe. Çok önemli bir başka gelişme de, başta Ferzad Kemanger okulu olmak üzere Kürtçe eğitim veren Özgür Okullar, Büyükşehir ve Kayapınar belediyelerinin Zarokîstanları ve çocuk oyun odaları, Aram Tigran Konservatuarı deneyimleri üzerinden ulaşılan binlerce çocuk, genç ve yetişkin olması. Ve son olarak, kentte Kürtçe’nin kullanımı ve görünürlüğü talebinin artma eğiliminde olması, iyileşmenin gelecek dönemlerde de devam edeceğine dair ipucu veriyor.

Ancak tüm bu gelişmelere rağmen, kentte hala baskın bir biçimde Türkçe egemenliği var. En azından kamusal alanda durum bu. Amed’in dilsel panoramasında, Kürtçe’yi tehdit eden olumsuz pratikleri ve buna karşın neler yapılması gerektiğine dair yazımızı haftaya bırakalım.