Hrant Dink Vakfı’nın 2012 içinde gerçekleştirdiği sözlü tarih çalışmasının ürünü olan "Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuyor" kitabı, "Sessizliğin Sesi" serisinin ikinci kitabı olarak yayımlandı. Kitapta, çeşitli ülkelerde yaşayan Ermenilerin yanı sıra, Amed'de yaşayan Müslümanlaşmış ve kimliğine geri dönmeye çalışan insanların hikayeleri de yer alıyor.

Amedli Ermenilerin izlerini süren çalışma kapsamında, İstanbul, Amed, Lübnan, ABD, Kanada ve Ermenistan'dan toplam 81 kişiyle yapılan görüşmelerden 16'sı kitapta yer alıyor. 41 kadın ve 40 erkekle yapılan görüşmeler arasında Ermeni kimliğiyle yaşayanlar da var, Müslümanlaştıktan sonra Ermeni kimliğine dönen ya da dönmeye çalışanlar veya kendini hem Müslüman hem de Ermeni olarak tanımlayanlar da...

'Diyarbakır Ermeniliği' olgusu

Kitapta yer alan görüşmelerden altısı, halen Amed'de yaşayan, aileleri 1915 ve sonrasında Müslümanlaştıktan sonra Ermeni kimliğine dönen ya da dönmeye çalışan kişiler; beşi ise, İstanbul'da Ermeni kimliğiyle yaşıyor. Geriye kalanların ikisi Lübnan’da, biri Yerevan'da, biri Los Angeles'ta, biri New York'ta, biri de Toronto'da yaşıyor. Türkiye dışından görüşülen kişilerin bir kısmı Amed'de doğup büyüdükten sonra yurtdışına gitmiş, bazılarının ise aileleri Amedli ancak kendileri yurtdışında doğup büyümüş.
Ali Bayramoğlu, kitabın önsözünde, mülakatların ortak noktasında konuşulan Ermenice, örf ve adetler, mutfak kültürü ve daha pek çok unsuru birleştiren, "Diyarbakır Ermeniliği" olgusunun yer aldığı belirtiyor. Bayramoğlu, devamla şunları belirtiyor: "Diaspora'da yaşayan Diyarbakırlı Ermenilerin, kendilerine özgü gelenek ve görenekleri, bulundukları ülkede yaşatmaya çalıştıkları ve bunda belli ölçüde de olsa başarılı oldukları ortaya çıkıyor. Görüşülen kişilerin Kürtlere ve tarih içinde Kürt-Ermeni ilişkilerine dair kanaatleri söz konusu olduğunda, halen Diyarbakır'da yaşayan ve kendini Ermeni olarak tanımlayan kişiler ile İstanbul’da ya da diasporada yaşayanlar arasında belirgin bir farklılık görülüyor. Halen Diyarbakır'da yaşayanlar kendilerini Kürtlere daha yakın hissediyorlar. İstanbul'da ya da diasporada yaşayanlar ise Kürtlere daha mesafeliler ve Kürtlerin 1915 ve sonrasında yaşanan olumsuzluklarla ilgili rolüne daha çok vurgu yapıyorlar." "Sessizliğin Sesi ll: Diyarbakırlı Ermeniler Konuşuyor" kitabı, 8 Ocak tarihinden itibaren tüm kitapçılarda olacak.