Amida Höyük’te ezberler bozuldu

Toplum/Yaşam Haberleri —

8 Ağustos 2022 Pazartesi - 19:45

Amida Höyük

Amida Höyük

  • Amida Höyük’te kazıya başlamadan önce, buraya 5 bin yıllık bir tarih biçiliyordu, şu anda 9 bin yıllık bir tarih çıktı ortaya. Üstelik kazılarda şehrin 3 kez yakıldığına dair izlere de ulaşıldı. 

YILMAZ KAYA/AMED

Amed'de 2000'li yılların başlarına kadar JİTEM merkezi olarak kullanılan binanın da yer aldığı Amida Höyük'te sürdürülen kazı çalışmaları devam ediyor. Çıkan eserlerin TÜBİTAK'ta yapılan analizlerinde, kent tarihinin bilinenin aksine 9 bin yıllık olduğu ortaya çıktı. Kazı ekibi çalışmaların henüz devam ettiğini ve kent tarihinin geçmişinin 12 bin yıl öncesine kadar uzanabileceğini ifade etti.

Amida Höyük günümüze kadar Hurri-Mitanniler, Urartular, Persler, Romalılar, Emeviler, Abbasiler, Mervaniler, Selçuklular, Artuklular ve Osmanlı'nın da aralarında bulunduğu birçok medeniyete ev sahipliği yaptı. Tarihi Sur ilçesinde bulunan İç Kale'deki 8 bin yıllık Amida Höyük’te, ilk kazılar 1961 ve 62 yıllarında Prof. Dr. Oktay Aslanapa başkanlığında yapıldı. Bu yıllarda Amida Höyük’te bulunan Artuklu Sarayı’nda yapılan kazılarda sarayın avlulu, dört eyvanlı ve çini süslemeli havuzlu divanhanesi ile hamamı ortaya çıkarıldı.

JİTEM’in işkence merkeziydi

Merkez Kapalı Cezaevi ve Adliye'nin de içinde bulunduğu İç Kale'de Merkez İlçe Jandarma Komutanlığı kuruldu. 1990 yılından itibaren ise İç Kale'de iki bina JİTEM'e tahsis edildi. JİTEM tarafından gözaltına alınan ve kaçırılan kişiler buraya getirilip sorgulanıyor, az sayıda kişi de para karşılığı itirafçıların aracılığı ile serbest bırakılıyordu. Sorgulananların çoğunluğu ise infaz edilip cenazeleri yol kenarlarına, akar sulara ya da mezarlıklara atılıyordu.

56 yıl aradan sonra

2000 yılında İç Kale'nin boşaltılması kararı alınınca, Kapalı Cezaevi, Adliye, İlçe Jandarma Komutanlığı ve JİTEM de buradan taşındı. Kültür ve Turizm Bakanlığına devredilen İç Kale'deki 'Artuklu Sarayı' da denilen Amida Höyük’te, ilk kazılar 56 yıl aradan sonra 2018 yılında başlatıldı. Amida Höyük kazısı, 2019 yılında Cumhurbaşkanlığı kararı ile yürütülen kazı statüsüne alındı ve kazı başkanlığına Dicle Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. İrfan Yıldız getirildi. 

Efsaneler gerçek oldu

2018-2019 yıllarında yapılan kazı çalışmalarında Amed’in İslam orduları tarafından ele geçirildiği zaman şehrin yöneticisi olan Meryem-i Dara'nın kaçtığı söylenen tünel tespit edilerek efsanelerdeki bilgilerin gerçekliği kanıtlandı. Yine kazılar sonrasında tarihi kaynaklarda sık sık adı geçen meşhur İç Kale Su Kaynağı’nın bir kısmının Amida Höyük’ün içinde olduğu ve binlerce yıldır kesintisiz olarak akmaya devam ettiği kanıtlandı. Ayrıca 25 yıl Saray’da yaşayan ve burada dünyanın bilinen ilk robotlarını yapan, sibernetik biliminin kurucusu İsmail Ebu’l İz bin Rezzaz El Cezeri’nin Saray’a çıkardığı su sistemi ve tasarladığı tahmin edilen kalorifer sistemi ortaya çıkarıldı.

2020 yılı kazı çalışmalarında ise Roma dönemine ait ısıtma sistemi, temiz atık su kanalları ve Geç Roma dönemine ait mezarlar tespit edildi. 2021 yılı kazılarında ise Kral Yolu ve Artuklu dönemine ait kalorifer sistemi keşfedildi.

9 bin yıl kesintisiz devam etti

Bugüne kadar ortaya çıkarılan eserlerin Türkiye Bilimsel Araştırmalar Kurumu’unda (TÜBİTAK) yapılan analizlerinde, Amida Höyük’te ilk yerleşimin bilinenin aksine 4000 yıl daha erken, yani M.Ö. 7000 yıllarında Orta Neolitik Dönemi'nde başladığı tespit edildi. Bu da, 9 bin yıldan fazla bir süredir yerleşimin kesintisiz devam ettiği, dünyanın ender yerlerinden biri olduğunu gösteriyor. Süren kazı çalışmaları sonucunda, Amida Höyük’teki ilk yerleşim izlerinin 12 bin yıl önceye kadar uzanacağı tahmin ediliyor. 

Her medeniyetin yönetim merkeziydi

Kazılarda, ilk olarak Hurriler döneminde burasının yerleşim yeri olarak seçildiği ve bir Saray yapıldığı, etrafının da surlarla çevrildiği tespit edildi. Çıkarılan eserlerin değerlendirilmesi ve kaynak taramalarında, Hurriler-Mitaniler, Bit-Zamani Krallığı, Asurlular, Romalılar, Bizanslılar, Nîsanoğulları, Eyyubiler, Artuklular ve Akkoyunluların, yönetim merkezi olarak UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi'nde yer alan Amida Höyük’ü kullandıkları ortaya çıktı.