Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da devlet kontrolündeki 2018-2019 eğitim- öğretim dönemi artan sorunlarla başladı. Eğitimin piyasalaşması, anadilde eğitimin yasaklı olması, ataması yapılmayan öğretmenler ve çalışan öğretmenlerin maruz kaldığı uygulamalar gibi sorunları gündemdeki yerini koruyor.

KCK Eğitim Komitesi, Türk eğitim sisteminin diğer dillerin reddi üzerinde tek renkliliği dayattığını belirterek, “Bunun için tüm Kürt çocuk, genç, öğretmen ve yurtsever halkımız her yerde anadilde eğitim haklarını talep etmelidir. Anadilde eğitim çalışmaları güçlendirilmelidir” dedi.

Yeni eğitim ve öğretim dönemi artan sorunlarla başladı. 2018-2019 eğitim ve öğretim döneminde yaklaşık 18 milyon öğrenci ders başı yaptı. Birinci dönemi 18 Ocak 2019 Cuma günü sona erecek olan eğitimin, ikinci dönem ise 4 Şubat 2019 Pazartesi başlayıp 14 Haziran 2019 Cuma günü sona erecek. Her ne kadar karma eğitim tartışmalarıyla yeni öğretim yılı başlasa da eğitimdeki birçok sorun çözülmeyi bekliyor.

Ekonomideki kötü gidişatla birlikte artan okul ve kırtasiye masrafı aile ekonomisini derinden vuruyor. Aileleri özellikle servis ücretleri ve kağıt masraflarında ciddi zorluklar yaşıyor. Eğitim sendikalarının verilerine göre, okul masrafları bu yıl yüzde 22 arttı. 2002-2018 yılları arasında velilerin cebinden yaptığı eğitim harcamaları miktarı ortalama 6 kat arttığı belirtiliyor.

Anadilde eğitim hakkı

 Yeni eğitim öğretim yılı döneminde binlerce öğrenci ise hala anadilde eğitim hakkından yoksun. Anadilde eğitim hakkının olmayışından dolayı UNESCO verilerine göre, Türkiye’de 15 dil yok olma tehlikesiyle karşı karşıya.

Emekçi ailelerin okul masrafları artarken, bunu karşısında kamu kaynakları ise devlet okulları yerine özel okullara aktarılıyor. Eğitim ve Bilim Emekçileri Sendikası (Eğitim Sen) raporuna göre, özel okullara giden öğrencilerin sayısı 1 milyon 352 bine çıktı. Özel okula gidilmesini teşvik eden MEB, bu yıl özel okullarda öğrenim görecek 75 bin öğrenciye, 3 bin 500 liranın üzerinde teşvik verilecek.

Okullaşma oranı düştü

 Eğitim Sen, 4+4+4 sistemine geçilmesiyle birlikte okullaşma oranın da düştüğüne dikkat çekiyor. Verilere göre, ilkokulda okullaşma oranının yüzde 98.86’dan yüzde 91.54’e düştü. Okul öncesi eğitimde Türkiye, OECD ülkeleri içinde son sıradaki yerini korudu. Eğitim sendikaları ve uzmanlar, 4+4+4 düzenlemesinin asıl amacının kamusal eğitimi zayıflatmak, kamu kaynaklarını özel okullara aktararak özel okulları doğrudan devlet desteği ile güçlendirmek, “tek dil, tek din” anlayışına uygun politikaları hayat geçirmek olduğuna işaret ediyor.

İmam hatip liselerinde artış

İmam hatip liselerine giden öğrenci sayısı önceki yıllara oranla 8 kat artarak 723 bin 108 olarak gerçekleşti. İktidar tarafından imam hatipler özendirilse de yine de yeteri kadar öğrenciyi çekemedi. Geçen yıl imam hatip liselerinin doluluk oranı yüzde 41’de kaldı. Öte yandan imam hatip liselerinin diğer liselere göre sınavlarda başarısız kaldığı yönündeki raporlar, uygulanan politikanın yanlışlığına işaret etti.

 Eğitim dışındaki çocuklar

 Milyonlarca öğrenci dün okula başlarken, MEB’in verilere göre, 1 milyon 675 bin çocuğun eğitim dışında kaldığı görülüyor. Bu rakamlarda çocuk işçilik ve açık liselerin artışının etkili olduğunu belirtiliyor.

Öğretmenlerin sorunları

 Özellik OHAL ve sonrasında devlet okullarında çalışan öğretmenler hiç olmadığı kadar yoğun mobbinge maruz kalıyor. Öğretmenler, hükümete yakın Eğitim Bir Sen’e üye olmaya zorlanıyor. Sınıflarda öğretmen açığı da sürüyor. Resmi verilere göre, 109 bin öğretmen açıkta. Buna rağmen en son gerçekleşen KPSS sınavında 20 bin öğretmen alınacağı açıklandı. Öte yandan yeni sınavı kazanan öğretmenler de mülakatlarda, Eğitim Bir Sen üyesi öğretmenler tarafından elenirken, güvenlik soruşturmaları mesleğe başlamalarına engel oluyor. Yine öğretmenler atansalar bile kadrolu göreve başlamıyor, atandıkları yerde 4 yıl, kadroya geçerlerse de 2 yıl daha sözleşmeli çalışmak zorundalar.

Artan dövizle ve enflasyon altı maaş artırımı ile birlikte öğretmen maaşları da eridi. 1 doların ortalama 1.30 TL olduğu 2008 yılında 1.196 TL aylık alan bir öğretmenin 920 dolar alabiliyorken, 13 Eylül 2018 itibariyle ortalama 3 bin 620 TL alan bir öğretmenin dolar bazında aldığı maaş 584 dolar seviyesinde. Ortalama maaş alan bir öğretmenin maaşındaki kayıp dolar bazında 336 dolar, yani 2 bin 89 TL olarak gerçekleşti.

Tarikat, cemaat, dernek, vakıf…

 AKP ile Gülen Cemaati ortaklığının eğitimdeki etkisinin yerini şimdi ise farkı tarikat, dernek ve cemaatler üzerinden devam ediyor. 4+4+4 sistemi kimi kurumlarla MEB’in protokol yapmasına izin vermişti. Bu protokollerle TÜRGEV, TÜGVA, İlim Yayma Cemiyeti, Hayrat Vakfı, Türkiye Maarif Vakfı ve çocuk istismarcılığıyla gündeme gelen Ensar Vakfı gibi iktidara ilişik vakıflar okullarda etkili olmaya başladı.

ANKARA


KCK: Türk eğitim sistemi protesto edilmeli

“Anadilde eğitim hakkı ana sütü gibi helaldır. Bunun için tüm Kürt çocuk, genç, öğretmen ve yurtsever halkımız her yerde anadilde eğitim haklarını talep etmelidir“ diyen KCK Eğitim Komitesi, yeni eğitim döneminde demokratik ulus ve anadilde eğitim çalışmaları güçlendirilmesini istedi. Eğitim Komitesi, bu çerçevede her ev, sokak, bahçe ve kayanın altının birer okul, eğitimhane ve akademiye dönüştürülmesi gerektiğini vurguladı.

KCK Eğitim Komitesi, yeni eğitim-öğretim yılı vesilesiyle yazılı bir açıklama yaptı. Çocuklar ve gençlerin, toplumların geleceği ve teminatı olduğunu; geleceklerini koruyamayan halkların kendi varlıklarını da koruyamadığını hatırlatan KCK Eğitim Komitesi, “Kürt ve Kürdistan’ın yakın tarihi bu çok acılı gerçeğin örneğidir“ dedi.

Milliyetçi ve işgalci Türkiye Cumhuriyeti, İran İslam Cumhuriyeti, Irak ve Suriye BAAS rejimlerinin tarihinin aynı zamanda Kürt halkı üzerinde yürütülen fiziksel ve kültürel soykırımın tarihi olduğunu kaydeden Komite, şöyle devam etti: “Günümüzde de Kürt, Ermeni, Süryan-Asur-Keldani; ayrıca Êzidîlik, Alevilik, Yarsanilik gibi inançlara yönelik de kültürel, zaman zaman da fiziksel soykırımlar hız kesmeden uygulanmıştır. Özellikle de soykırımcı rejimlerin okullarında verilen eğitimle halklarımıza ve toplumumuza dönük asimilasyon ve sömürgecilik dayatılmaktadır. İşgalci rejimler, kültürel soykırım siyasetlerini günümüze kadar da yürütmektedirler.“

PKK önünü kapattı

PKK’nin çıkışıyla bu kültürel ve fiziksel soykırımın, imha ve inkar siyasetinin önünün kapatıldığına dikkat çeken Eğitim Komitesi, “PKK’nin çıkışından önceki süreçte de Kürt, Kürdistani dil ve kültür yok olmanın eşiğine getirilmişti. Başta Önder Apo ve on binlerce şehidin emek ve kanıyla varlık, özgürlük ve kendi özüne dönüş mümkün oldu. Bu da Kürdistan’da büyük bir gelişme, çağdaşlık ve canlanmaya yol açtı“ dedi.

Şu an Kürdistan’da milyonlarca Kürt, Arap, Süryani çocuk ve gencin kendi anadil ve kültürleriyle özgür okullarında, ilkokuldan üniversiteye kadar eğitim gördüğüne işaret eden KCK Eğitim Komitesi, bunun soykırımcı sisteme karşı ne kadar yetersizlikleri olsa da Kürdistan toplumu ve çocukları için büyük ve anlamlı bir adım olduğunu belirtti. Komite, bu uğurda emek veren tüm öğretmen ve öğrencileri kutladı.

Anadilde eğitim talep edilmeli

Dün Türkiye ve Kuzey Kürdistan’da yeni eğitim-öğretim yılının başladığını anımsatan Eğitim Komitesi, açıklamasını şöyle sürdürdü: “Türk devletinin eğitim sistemi inkar-imhaya dayanmaktadır. İnkarcı Türk devletinin eğitim sistemi Kürt halkı ve diğer ulusların kültürel-ulusal tüm haklarını kabul etmemekte ve onlara tek renkliliği dayatmaktadır. Buna karşı başta çocuklarımız, gençlerimiz, öğrencilerimiz, yurtsever halkımız ve demokratik kamuoyu bu milliyetçi ve faşizan anlayışa karşı durmalı ve bu anlayışı protesto etmelidir. Anadilde eğitim hakkı ana sütü gibi helaldir. Bunun için tüm Kürt çocuk, genç, öğretmen ve yurtsever halkımız her yerde anadilde eğitim haklarını talep etmelidir.

Yeni eğitim döneminde demokratik ulus ve anadilde eğitim çalışmaları güçlendirilmelidir. Bu çerçevede her ev, sokak, bahçe ve kayanın altı birer okul, eğitimhane ve akademiye dönüştürülmelidir.Bu vesileyle başta Mexmûr, Şengal ve Rojava olmak üzere Kürdistan’ın dört parçası ve yurtdışındaki tüm çocuk ve genç öğrencilerin, öğretmen ve eğitim emekçilerinin yeni eğitim yılını kutlar ve başarılar dileriz.2018-2019 eğitim yılını başta öğretmenlerin öğretmeni Önder Apo’ya, eğitim emekçilerine, çalışanlarına, tüm Kürdistan öğrencilerini ve halklarına kutlarız!“


HDP: Hiçbir adım atılmıyor

HDP Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, yeni eğitim ve öğretim dönemine ilişkin yaptığı yazılı açıklamada, “Anadili eğitiminde hiç bir adım atılmıyor. Kürtler başta olmak üzere farklı anadillere sahip olan halkların talepleri karşılanmıyor” denildi.

 Halkların Demokratik Partisi (HDP) Eşbaşkanları Pervin Buldan ve Sezai Temelli, 2018-2019 Eğitim ve Öğretim dönemine ilişkin yazılı açıklama yaptı. “Eğitim öğretim yılı yeni ama sorunlar eski” başlığı ile yayımlanan açıklama şu şekilde:

“Yeni bir eğitim-öğretim yılının başlangıcında tüm eğitim camiasına, eğitim emekçilerine ve öğrencilere başarılı bir dönem diliyoruz. Ne yazık ki, Türkiye’de yıllardır yapısal sorunlar biriktiren eğitim sistemi, iktidarın eğitim alanındaki uygulamaları ile daha da sıkıntılı hale geliyor. AKP’nin elinde adeta yapboz tahtasına dönüşen eğitim sistemi tam bir sorun yumağı oluyor. AKP’nin büyük ölçüde kendi siyasal-ideolojik hedefleri doğrultusunda yaptığı değişiklikler, başta öğrenciler, eğitim emekçileri ve veliler olmak üzere, toplumun geniş kesimlerini her zamankinden daha çok etkiliyor.

Niteliksiz eğitim hizmeti; kamu kaynaklarının teşvik adı altında özel okullara aktarılması ve özel öğretimde öğrenci sayısı bakımından tüm zamanların rekorunun kırılması; ikili öğretim, kalabalık sınıflar; cinsiyetçi bir anlayışla karma eğitimi tasfiye etme girişimleri; açık öğretimde yaşanan yığılma ile çocukların ve özellikle kız öğrencilerin örgün eğitim sistemi dışına itilmesi; çocukların barınmak zorunda bırakıldıkları yerlerde taciz ve istismara uğraması; taşımalı eğitim ve altyapısı bozuk okullar; okullarda öğretmenlere yönelik şiddetin artması; mülakata dayalı sözleşmeli öğretmenlik, ataması yapılmayan öğretmenler vb. birer büyük sorun alanı olarak karşımızda duruyor.

Anadili eğitiminde hiçbir adım atılmıyor. Kürtler başta olmak üzere farklı anadiller sahip olan halkların talepleri karşılanmıyor, hatta seçmeli anadili dersi almak isteyen öğrencilerin bile öğretmen ihtiyaçları karşılanmıyor. Okullar ve yurtlar tarikatlara emanet ediliyor. Zorunlu din dersleri ile Alevi yurttaşlar mağdur ediliyor. İmam hatiplere ayrıcalık tanınarak devlet eliyle ayrımcılık yapılıyor. İktidarın kendi siyasal hedeflerine biat eden nesil yetiştirme gayreti güçlendiriliyor. Sınav kaosu ve eğitimde kademeler arası geçiş sistemlerinde yapılan anlamsız değişiklikler ile hem öğrenciler hem de aileleri mağdur ediliyor. Gayri bilimsel müfredat değişiklikleri ile eğitime büyük zararlar veriliyor.

Eğitim emekçilerinin durumu 

 Eğitim emekçilerinin durumu ise içler acısı. Kamudan KHK’ler ile ihraç edilenlerin 41 bin 705’i (yüzde 31) eğitim ve yükseköğretim kurumlarından. Ataması yapılmayan öğretmen sayısı 438 bini buluyor.

Eğitim sistemi toplumun üretken kapasitesini geliştirmek, bireyin kendisini gerçekleştirebilmesini sağlayacak, bireyi özgürleştirecek, demokratik bir toplum düşüncesini destekleyecek şekilde oluşturulmalıdır. Bilimsel temellerde yükselmeli, insanlık tarihinin kazanımları olan evrensel değerlerle uyumlu ve herkes için eşit seviyede ulaşılabilir olmalıdır.

HDP, bireyleri üretimle, toplumsal gelişimle ilişkilendiren, onları hayata hazırlayan, ezberci değil yaratıcı düşünceyi geliştiren bir eğitim sistemi öngörüyor. Dünyanın neresinde olursa olsun edindiği yeteneklerle ayakları üzerinde durabilecek gençler yaratmayı hedefliyor. Anadilini, ortak dili ve en az bir yabancı dili dört dörtlük konuşturacak bir eğitim sistemi inşa etmeyi amaçlıyor.

Bütün bu uygulamaları ise veliler, öğrenciler, öğretmenler, eğitim sendikaları ve eğitimin tüm bileşenleri ile yan yana gelerek, birlikte tartışıp, birlikte eyleyerek gerçekleştirmeyi öngörüyor. Bu alanda çalışan ve emek harcayan herkesi eğitim meselelerini birlikte ele almaya, çocuklarımızın ve gençlerimizin geleceğine sahip çıkmaya ve bu yolda mücadele etmeye çağırıyoruz.”

ANKARA