Bölgede peş peşe Kürtçe eğitim okulları açılıyor. Amed, Gever, Cizir’den sonra Nusaybin ve Silopi’de de anadille eğitim kurumları açıldı. Sadece Kürtçe okullar değil, tıpkı Rojava’daki gibi bölgede yaşayan halkların kendi anadilleriyle özgür ve eşitçe eğitim alabileceği okullar açılabilse. 

Kürt medreseleri Kürt ve Kürdistan tarihinde önemli bir yer tutmaktadır. Ehmedê Xani, Melaye Ciziri, Seydaye Cigerxwin, Mele Evdilay Timaqi, Feqi Huseyin Sağnış gibi bilgelerin hepsi söz konusu Kürt medreselerde yetiştiler. Oralarda dini bilgilerin yanısıra dilbilgisi, tıp, sosyoloji, ekonomi, siyaset, astronomi gibi ilimler de öğretiliyordu. O medreselerden mezun olanlar için “Melayê dozdeh ilmî” (12 ilimli imam) denilmektedir. Aslında dönemin ihtiyaçları da gözönünde bulundurularak belirli alanlarda o medreseler yeniden açılabilir. Amed, Urfa, Bitlis, Siirt, Çewlik, Erzurum gibi yerlerde gerçekten de hem ihtiyaç vardır hem de birçok olumsuzluğun önünü kapatır.

Aynı şekilde Suryani, Êzidi, Alevi gibi inançlar için de ne gibi kurumlaşma gerekliyse tüm imkanlar seferber edilerek gerekli olan kurumlar açılmalıdır. Hiçbir dini inanç arasında farklılık konulmadan tüm inançlar kendilerini özgürce ifade etme, koruma, yaşatma olanaklarına sahip olmalıdır. Açılan yeni okulların tümü böylesi bir bilincin gelişmesine hizmet ettiği oranda gerçek amacına ulaşabilirler.

Toplumsal felsefemize göre okullar salt anadil eğitimini vermekle sınırlı olmayıp, onunla birlikte demokratik bilinci de geliştirirler. Biz tutsaklar olarak zindanlarda da aynı politikayla halkların kardeşliğine dayalı demokratik eğitim programımızı kesintisiz şekilde sürdürmekteyiz. Anadilde eğitim çalışmaları dönemlerine göre değil, süreklilik arz etmesi gerekir ki, sonuç alınabilsin. Bu konuda en ufak bir aksama yaşanmayacaktır.

Çok değerli ve en genç Kürtçe mamostelerimizden olan İbrahim Dülek (Zinar Dersim) 2014 yılında cezaevinden tahliye olduktan sonra Rojava’ya gitti ve Kobanê’de şehit düştü. Onun ve tüm devrim şehitlerine bağlılığın gereği olarak bizler her hal altında kendi anadilimiz daha fazla öğreneceğiz ve daha fazla öğreteceğiz. İbrahim Dülek, büyük bir bir istek ve sevinçle yeni gelen arkadaşlara Kürtçe sözcükleri hecelerken o kadar mutlu oluyordu ki, o anı kelimelerle anlatmak imkansızdır.Cezaevine gelirken metropollerde büyümesinden dolayı Kürtçe konuşmakta zorluk çekiyordu. Kendisine düzenli bir program yaparak yoğun çalıştı ve kısa sürede hem yazılı, hem de sözlü olarak Kürtçe’yi iyice öğrenip arkadaşlarına da anlatacak seviyeye ulaştı. Tahliye olduğunda artık alanımızın en seçme mamostelerinden biriydi. Onun şehadeti tüm mamostelerimizin sorumluluğunu daha da artırmıştır. Mutlak anlamda ona layık olmalıyız.

Özellikle de Kırmanckî (Zazakî) mamostelerimiz ne kadar çaba sarfetseler o kadar yeridir. Her alanda ve demokratik mücadelenin her sahasında Kırmanckî’nin öğrenilmesi ve öğretilmesi için herkes yapabileceklerinin azamisini yapmalıdır ki, asimilasyon ve otoasimilasyonun çemberi kırılabilsin.


*Bandırma 1 nolu  T  Tipi Cezaevi