Anadilinin önemi nereden bakıldığına göre farklı cevaplar bulmaktadır. Hak sahipleri ve örgütlü çevrelere göre anadili daha çok kolektif, kültürel ve toplumsal kimlik gibi nedenlerle önemlidir. Akademik çevrelerdeki tartışmalarda ise anadili daha çok bireysel haklar, çocukların eğitim deneyimleri gibi başlıklar altında ele alınmaktadır.

Kolektif, diğer bir deyişle siyasi haklar açısından birkaç neden sıralayabiliriz. Her şeyden önce, anadili kimliğin ve kültürün sonraki nesilleri aktarımı açısından önemli. Kendini yeniden üretme şansı olmayan dillerin, o dilin temsil ettiği halkın kültürünü, hafızasını, yaşam biçimini ve kendini koruma biçimlerini sonraki nesillere aktarması mümkün olmaz.

Anadil aynı zamanda düşünme biçimimizi de şekillendirir. İnsanların dünyayı anlama ve anlamlandırma biçimleri, değer yargıları, inançları konuştukları dillerle oluşur. Kullandığımız kelimelerin anlamları yüzyıllar boyunca devam eden bir süreç içinde şekillenir ve düşünce biçimimizi de şekillendirir. Anadilinden mahrum olmak aynı zamanda bu anlamlardan da mahrum olmak, yerine bize ait olmayan başka anlama biçimlerinin konulması demektir.

Bu iki neden evrenseldir ve tüm diller için geçerlidir. Ancak Kürtçe örneğinde anadili için verilen mücadele aynı zamanda daha farklı bir dünyanın potansiyelini taşıdığı için de önemlidir. Kürtler açısından esas olarak bu önemi nedeniyle bu kadar önem atfediliyor. Daha farklı bir dünya talebi, hem mevcut düzene eleştiri olması hem de nasıl bir yeni dünya olması gerektiği konusunda alternatif sunması açısından son derece önemlidir. Sayın Öcalan’ın kavramları ile açıklarsak, anadili aynı zamanda “kapitalist moderniteye” karşı “demokratik modernitenin” önemli bir köşe taşıdır.

Bireysel haklar açısından bakıldığında ise anadili genellikle eğitim bağlamında ele alınmaktadır. Her şeyden önce, çocuklar en iyi bildikleri dilde en iyi öğrenirler. Anlamadıkları veya çok az anladıkları bir dilde eğitim alan çocukların çok zorlandıkları, okuma-yazmaya çok daha geç başladıkları ve öğrenmeleri beklenen konuları yeterince öğrenemedikleri sayısız araştırmada ortaya çıkmıştır. Öte yandan, anadilleri okul dilinden farklı olan çocuklar, okul dilini bilseler de genelde kendi dilleri kabul görmediği, ötekileştirildiği ve aşağılandığı için okulla sağlıklı bir ilişki kuramazlar. Bu durumda çocuklar okul dilini bilseler de okulun bilgisini almayı reddederler. Diğer bir neden, kendi anadilinde eğitim gören çocukların okula çok daha uzun süre devam etmeleridir. Anadili yasaklanan, başka bir dilde eğitim almak zorunda olan çocukların çoğu okula başlasalar bile birçok nedenden dolayı ancak bir veya iki kademe eğitime devam etme şansına sahiptir. 

Anadili okul dilinden farklı olan çocuklara ders veren öğretmenler arasında devamlılık ve memnuniyet de çok düşüktür. Üstelik buna uygun bir formasyona sahip olmadıkları düşünüldüğünde, bu durumun sadece çocuk için değil aynı zamanda öğretmenler için de ciddi bir problem olduğu açıktır. 

Kendi dilleri eğitim sisteminde yer almayan ailelerin de çocuklarının gittiği okullarla karşılıklı bir iliki geliştirmeleri beklenemez. Nitekim Kürt velilerin büyük bir çoğunluğu çocuklarının okullarına ya hiç gitmemekte ya da ancak mecburi olduğunda gitmekte, öğretmenler ile gerçekci bir diyalog geliştirememektedir.

Kendi anadillerinde eğitim göremeyen çocukların ekonomik imkanları erişim konusunda da çok ciddi engellerle karşılaştığı yine araştırmaların ortaya çıkardığı sonuçlardan biridir. Zira ekonomik imkanlar, her zaman olmasa da çoğunlukla eğitim süreçleri ile ilişkilidir. Dilleri ve kimlikleri eğitim sisteminden dışlanan çocukların eğitime devam etmeleri başlı başına zor iken devam edebilenlerin de sistem içinde kendine yer bulabilmesi ancak istisnalara bağlıdır. 

Anadilinin bir diğer önemi de cinsiyet eşitliği ile ilişkisidir. Anadili yasaklanmış veya baskı altında olan toplumlarda, kız ve oğlan çocukları ile kadınlar ve erkekler dil politikalarından farklı etkilenir. Özellikle de Türkiye ve Kürdistan coğrafyalarındaki erkek egemen toplum düşünüldüğünde, kız çocuklarının ve kadınların anadili yasaklarından dolayı eşitsizlik ve ayrımcılıkları daha derin yaşaması kaçınılmazdır. 

Anadilinin önemi sadece bunlarla sınırlı değildir elbette. Sonraki yazılarda bu konulardan bahsetmeye ve meselelerin detaylarını ele almaya devam edeceğiz.