Obama, Suriye ve İran konusunda sık sık Rusya tırpanları yiyince Putin yönetimine ders vermek için kanal arıyordu. Obama öyle bir nokta atışı istiyordu ki Rusya stratejik bir darbe alsındı, Suriye sahasında, Cenevre 2 Konferansı masasında zayıf kalsındı. Nokta atışı için hedef Ukrayna idi. Av partisinde Yanukoviç avlandı, Putin yaralandı.
Gelişmelerin Suriye ile bağı
Ülkenin sırtında doğalgaz boru hatları vardı, bu AB ülkeleri için hayatiyken, Rusya için önemli kazanç yoluydu. Daha önemlisi Rusya için Karadeniz'e açılan kapıydı. Ukrayna'da önemli bir deniz üssü tutuyordu, Kırım yarımadasındaki Sivastopol'de tetik bekleyen savaş filolarını zaman zaman Suriyeli muhaliflerle müttefiklerine gözdağı, Esad rejimine cesaret mahiyetinde Akdeniz'e indirip Tartus'taki deniz üssüne gönderiyordu. Müttefik İsrail, İran ve Hizbullah'ı cesaretlendiren bu siyasetten muzdaripti. Ülkeyi NATO'ya bağlamak isteyen ABD, Suriye ve İran konusunda yediği çelmelerin hesabını da görmek istiyordu.
2004'te Bush'un fokurdattığı gibi Ukrayna kazanını yeniden çalkalamak için Obama, mayınlarını patlatmak için uygun zamanı Suriye konusunda Rusya ile yaşadığı dalaşma sürecinde ayarladı.
Yanukoviç, Putin'in yörüngesinde
Cenevre 2 Konferansı hazırlıkları yapılırken Ukrayna Devlet Başkanı Viktor Yanukoviç ile AB, serbest ticaret anlaşması imzalama pazarlığındaydı. Belarus ve Kazakistan'la yaptığı Gümrük Birliği'ne yeni halka eklemek isteyen Putin'in vaadleri ve uyarıları sonucu Yanukoviç, 21 Kasım 2013'te son anda AB ile anlaşmaktan cayınca ilk kıvılcım atıldı, Ukrayna'da protestolar başladı. Şöyle bir tablo ortaya çıktı: Yanukoviç yönetimi Putin'in yörüngesindeydi, yani alt-diktatördü. Yanukoviç, ailesi ve çevresi iktidar sarhoşluğu yaşıyor, vurgunlarla oligarklaşıyordu.
Maidan'da kim var?
Lakin Maidan Nezalezhnosti'da (Bağımsızlık Meydanı) 3 aydır süren protestonun karakteri de sağcıydı, sürükleyici kanatlar ırkçıydı. Özellikle Svoboda Partisi ve Praviy Sector (Sağ Sektör) cephesi en öndeydi. Demokrasi isteyenlerin de alanda olduğunu elbette yadsımıyoruz. Ancak ırkçı-şoven gruplara ABD ve bazı AB ülkeleri her türlü desteği sağlayacak, eylemcilerin silahlarla da donandıkları ortaya çıkacaktı.
Ülke bölünme noktasına geldi
Bu açık meydan okumaya karşı Putin ve Yanukoviç kanadı, darbe girişimi olduğunu yineleyip katı yasalara abandı. Polis müdahalesine, işkenceli sorgulama yöntemlerine sarıldı. Kanlı müdahaleler özellikle 18-21 Şubat'ta doruğa ulaşıp 80 kadar kişi hayatını kaybedince ülke Rus nüfusunun yoğun olduğu doğu ile Dinyeper nehrinin batısı arasında bölünme noktasına geldi. Bu noktadan sonra NATO da Ukrayna ordusunu olaylara karışmaması için tehdit etti. Mısır'da göstericileri katleden ordu-polise destek olurken, Ukrayna'da polis müdahalesine karşı sert tavır alan Obama'nın artık geri adım atmayacağının göstergelerinden biriydi bu.
21 Şubat sonrası
Ve bir gün sonra (21 Şubat) AB bakanlarıyla görüşen Yanukoviç pes etti. Yanukoviç muhalefet ile anlaşma imzalamak zorunda kaldı. Ulusal uzlaşma hükümeti kurulması ve Aralık ayına kadar erken seçime gidilmesi kararlaştırıldı. İran ile uzlaşmanın odaklanmasını kolaylaştırdığı ABD, Putin yönetimine de darbe vurmuş oldu. Anlaşma sonrası aynı gece ve sonrası iki gün Ukrayna Parlamentosu kuluçka makinası gibi yasalar çıkardı. Devlet başkanının yetkilerinin bir kısmını başbakan ve meclise devreden 2004 Anayasası'na dönülmesi tasarısı, af yasası, Yanukoviç'in azli, yerine eski istihbarat şefi Turçinov'un geçici atanması yasası, Mayıs 2014'te seçime gidilmesi yasaları 48 saat içinde Parlamento'dan geçti. Doğu kentlerine kaçan Yanukoviç, son yasaları yasadışı ilan etse de artık aday bile yapılmayacak. ABD, birçok ülkeye korku versin diye Yanukoviç'i cinayetlerden yargılatacak. Sonuç itibariyle karanlık çağından kurtulamayan Ukrayna bir emperyal gücün hücresinden başka bir emperyal gücün hücresine alındı. Yani giyotin mekanizması (asker-polise yaslanmış neo-liberal sistem) ortadan kaldırılmıyor, sadece giyotini kullanan cellatlar değişiyor.
M. ALİ ÇELEBİ
Analiz: Giyotini kullanan değişti