Giacamo Sini, Livorno’da yaşayan bir anarşist fotoğrafçı. 13 yaşından beri politik bir aktivist olan Sini, 50 ülkeye giderek oraların sosyal ve politik ortamlarını fotoğraflarına yansıtmış. ‘Kobanê ve Kürt göçmenler’ üzerine çektiği fotoğraflar ile 

bir ödül de kazanan Sini, ‘’Amacım Rojava’da direnenleri göstermekti’’ diyor.

İtalya’nın Pisa kentinde dünyaya gelen Sini genç ve gelecek vaat eden bir sanatçı. Kendinizi nasıl tanımlarsınız diye sorduğumuzda, “Gezgin ve fotoğrafçıyım’’ diyor.

Sonrasında hikayesini anlatmaya başlıyor: ‘’50 ülkeyi dolaştım, sosyal ve politik yapıları fotoğraflama fırsatım oldu. Çatışmaların yaşandığı ülkelerde bulundu... Ukrayna, Libya ve Kürdistan’ı fotoğrafladım. Kürtlerin mücadelesini ve direnişini destekleyerek ilgilendim. Son 6 yılda yaşanan olayları yazmak, videolaştırmak, fotoğraflamak ve röportajlar yapmak için Kürdistan’da bulundum.”


Kobanê fotoğrafları ödül getirdi

Bundan birkaç sene önce İstanbul’da ilginç bir çalışma yürütmüş anarşist fotoğrafçı. Hollanda’nın Türkiye Enstitüsü için İstanbul’un bazı mahallelerindeki kişilerin soy kütükleri üzerine bir fotoğraf projesi yürüttüğünü anlatan Sini, aynı yıl Ukrayna’daki çatışmaları ve Odesa’dan kaçan mültecileri de fotoğraflamış.

Bir yıl boyunca Kobanê ve Türkiye asınırındaki kamplara gidip gelidiğini anlatan Sini, “İtalya’da ‘Fotoleggendo 2015’ adındaki ulusal sergi için Kobanê ve Kürtlerin yerleştiği kamplarla ilgili röportaj fikri doğdu. Heyva Sor a Kurdistanê ve bazı kurumların desteği ile bölgeye gidiş gelişlerim oldu. YPG/J’li şehitlerin aileleri ile görüşme fırsatım oldu. Ekim 2015’te ‘Kobanê ve Kürt göçmenler’ adlı gotoğraf sergim ile ‘Moscow İnternational Photo Award’ta ‘Editorial-Conflict’ dalında ödül aldım” diyor.


‘Amacım kimin direndiğini göstermek’

Kobanê’deki ödül alan foto-röportaj hakkında ise şu bilgileri veriyor Sini: “Röportajda, Birinci Dünya Savaşı‘nda uluslararası anlaşmalardan kalan Türkiye-Suriye sınır hattı ele alınırken, Kürt halkının maruz kaldığı feci durumu işlemekti. 140 gün boyunca Kobanê DAİŞ’in saldırıları altında kalmıştı. Binlerce insan Kuzey Kürdistan’a göç etmişti. Sonra insanlar evlerine yavaş yavaş dönmeye başladılar. Fotoğraflar aracılığıyla kimin kaçtığını, kimin direndiğini, kimin kenti özgürleştirdiğini ve halen kimin en ön safta Kürt kantonlarındaki halkı korumaya devam ettiğini göstermek istedim. Önemli olan buydu, yoksa ödül almak değil.”

Kürdistan’daki savaşı, direnişi ve hayatı belegelemeye devam edeceğini söyleyen Sini, “Hala mücadelenin sürdüğü bölgelerde ya da Türk polisinin çekim yasağı koyduğu yerlerde direnen halkın üzerindeki şiddeti belgelemek için röportaj sözüm var. Ben bu ödülü tek başıma kazanmadım. Yapılan yardımlar olmasaydı bu çalışmanın tamamlanması mümkün olmayacaktı” diyor. 

Anarşist fotoğrafçı şu an İtalyan yönetmen Enrico Del Gamba ile birlik Kuzey Kürdistan’ı konu alan bir belgesel üzerinde çalışıyorlar. 


 ROMA