
Müebbet hapse mahkum edilen Umut Fırat Süvarioğulları 1994 yılından beri tutsak. Süvarioğulları, halen tutulduğu Aliağa Şakran 4 Nolu T Tipi Cezaevi’nde 23 Aralık’tan beri açlık grevinde. AKİ, cezaevlerindeki OHAL uygulamalarını protesto etmek için açlık grevinde bulunan Süvarioğulları’na yönelik baskılara dikkat çekerek, kamuoyuna duyarlılık çağrısında bulundu.
Anarşist Komünist İnisiyatif (AKİ), OHAL uygulamalarını protesto etmek amacıyla 46 gündür Aliağa Şakran 4 Nolu T Tipi Cezaevi’nde açlık grevinde bulunan hükümlü Umut Fırat Süvarioğulları’nın durumuna ilişkin İHD İzmir Şubesi’nde basın toplantısı düzenledi. Toplantı salonuna, “Umut Fırat Süvarioğulları açlık grevinin 45. gününde” pankartı asıldı. Toplantıda konuşan AKİ üyesi Barış Narin, “OHAL vasıtasıyla aşina olduğumuz devlet faşizmi, tutuklamalar, gözaltılar, fişlemelerle ve Kürdistan’daki baskı ve katliamlarla en üst noktasına ulaşmış” dedi.
Süvarioğulları’na OHAL bahanesiyle çıplak arama dayatması, yayın yasağı, avukat ve görüş yasağı uygulandığını ve tek başına hücrede tutulduğunu söyleyen Narin, “Biz anarşistler, yoldaşımıza bu grevden başka çare bırakmayan ve tutsak edenler bilsinler ki hapishanede ki şartlar daha da yaşanılabilir hale getirilip, yoldaşımız grevini bırakana kadar bu sürecin takipçisi olacağız” diye konuştu.
23 Aralık’ta başladı
Süresiz ve dönüşümsüz açlık grevini sürdüren Umut Fırat Süvarioğulları, 21 yıllık esaretiyle bedelini ödediği “Devrimci Anarşist” kimliğine dönük ret ve inkar tutumlarına; çarpıtma ve yalanlarla siyasi kimliğini muğlaklaştırmaya, kendini bağımsız tarafsız olarak tanımlayanlarla aynılaştırmaya ve bu yaklaşımı normalleştirme dayatması ile saldıgan tutumları kabul etmiyor.
Yaşadığı sağlık sorunlarından (Kronik Yüksek Tansiyon, Kalp Ritim Bozukluğu, 11.11.2014 tarihinde anjiyo oldu) kaynaklı kalınan ortamın fiziki şartlarından (merdivenden inip çıkma çağrı butonunun aşağıda olması vb.) ortaya çıkan zorlanmaların giderilmesi için zemin katta kalabileceği uygun bir odaya geçme isteği “heyet raporun yok” gibi baştan savma, geçiştirmeci keyfiyetçi biçimde kabul edilmeyerek sağlığı daha fazla riske atıldı.
Süvarioğulları, açlık grevine başlarken şu şartlar sağlanana kadar açlık grevinden vazgeçmeyeceğini duyurmuştu:
* Siyasi kimliğime (Devrimci Anarşist) inandığım değerlere ve sağlığıma dönük sistematik saldırılar son bulana,
*Siyasi kimliğimi tartışma konusu yapmaya çalışarak kendini bağımsız, tarafsız olarak lanse edenlerle aynı odaya koyma faaliyete çıkartma dayatmaları terk edilene,
* Talebim ve rızam olmadan yanıma başkasının verilmeyeceği, sağlığım açısından zemin katta kalmaya uygun bir odaya geçinceye, son derece makul, gerekli ve zaruri bu ve diğer taleplerim karşılanıncaya; ayrımcı, dışlayıcı, tahakkümcü ve keyfiyetçi yaklaşımlar son bulup gereği yapılıncaya kadar; son derece insani ve vicdani duruşumla, riskli hastalıklarım olmasına rağmen tüm diyalog ve çözüm imkanları ortadan kaldırıldığında mecburen süresiz dönüşümsüz açlık grevine başladım. Yaşanacak tüm olumsuzluklarda kurum yöneticileri ve idare sorumludur.
İZMİR