Kendi yasalarını bile yok sayan bir zorbalıkla karşı karşıya olduklarını söyleyen HDP Eşbaşkanı Sezaa Temelli, ”Devlet, anayasal bir devlet olmaktan çıkmıştır. Bugünkü iktidar artık yönetemiyor” dedi.
Eşbaşkan Temelli, demokrasi ve barıştan yana olan herkese seslendi: ”Şimdi ses çıkarmalı, sokağa çıkmalı. Bu haksız saldırıyı ancak omuz omuza vererek yan yana gelerek durdurabiliriz.”
Kayyum atanan Mardin’de konuşan HDP Eşbaşkanı Sezai Temelli, “Bu fotoğraf darbe fotoğrafıdır. Bu fotoğrafa karşı demokrasinin sesini yükselteceğiz. HDP’nin belediye eşbaşkanları, Mardin’in kadim halkının temsilcisidir. Bu devlet aklı değildir” dedi.
Hakların Demokratik Partisi (HDP), belediyelerine kayyum atanmasına karşı Mardin’de bulunan Karayolları Parkı’nda Eşbaşkan Sezai Temelli’nin katılımıyla kitlesel basın açıklaması gerçekleştirdi. Sabah saatlerinden itibaren parkı yüzlerce polis ve TOMA tipi zırhlı araçlarla abluka altına alan polis, partililer ve yurttaşların parka girişine izin vermedi. Eşbaşkan Sezai Temelli, Demokratik Toplum Kongresi (DTK) Eşbaşkanı Berdan Öztürk, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) Eşsözcüleri Gülistan Kılıç Koçyiğit ve Sedat Şenoğlu, görevden alınarak yerine kayyum atanan Mardin Büyükşehir Belediyesi Eşbaşkanı Ahmet Türk, partinin milletvekilleri, yöneticileri ve çok sayıda yurttaş, geldikleri parkta polis tarafından engellendi.
Barikatlarla kitleyi engelleyen polis ile HDP’li vekiller arasında uzun süre tartışmalar yaşandı. Engellemeler sırasında açıklamaya katılmak isteyen partililere de polisler tarafından saldırı yapıldı. Polis engeline rağmen kitlesel basın açıklaması gerçekleştirildi.
Polisin arkasına saklanmış
Eşbaşkan Temelli’nin yaptığı açıklama şöyle: “Bir basın açıklamasından bile ürker hale gelmiş, kendisini polislerin arkasına saklamış korkak bir iradeyi görüyorsunuz. Bu fotoğraf, bir darbe fotoğrafıdır. Bu darbeye karşı buradayız. Halkımızla birlikte demokrasiyi, iradesini savunmaya devam edeceğiz. Kürt düşmanlığından, savaştan ve zulümden beslenen bu anlayışa karşı hakikatin ve barışın sesini yükseltmeye devam edeceğiz.
Kadim halkların iradesi
HDP’li seçilmiş belediye eşbaşkanları, Mardin’deki kadim halkların iradesidir. Mardin’in kadim iradesini yok sayarak bir kayyumla burayı da tekçileştirmeye çalışıyorlar. Bu tecrit ve kayyum aklını kabul etmiyoruz. Bu iradeyi yok sayanlardan hesabını sormaya devam edeceğiz.
Artık yönetemiyor
Kendi yasalarını bile yok sayan bir zorbalık var. Karşı karşıya olduğumuz şey zorbalıktır. Devlet, anayasal bir devlet olmaktan çıkmıştır. OHAL dışında yönetememe hali vardır. Bugünkü iktidar artık yönetemiyor. Acze düşmüş, siyasetsiz kalmıştır. Bu ülkenin sorunlarını bırakın çözmeyi, ülkeyi daha büyük sorunlara sürüklemektedir. Kürt meselesini çözmek yerine Kürt meselesinin çözümsüzlüğünden beslenen bu iktidar, her yeri savaş, zulüm, şiddet haline dönüştürmektedir.
Savaşa kaynak
Savaştan beslenenler savaşa kaynak ayırmak için bugün belediyelerimizi gasp ediyorlar. Savaştan beslenenler savaşa kaynak ayırmak için bu halkın bütçesine el koyuyorlar. Bu el koymaya, hak gaspına, savaşa karşı da ses çıkaracağız.
Vicdanını yakıyorlar
Ülkeyi yangın yerine çevirdiler. Ülkenin ormanlarını yaktılar, yetmedi şimdi bu halkın vicdanını yakma peşindeler. Bu yangına, yangına benzin dökenlere karşı yan yana gelmeliyiz. Bütün siyasi partilere çağrı yapıyorum. Bütün siyasete çağrı yapıyorum; bu gaspa karşı çıkmazsanız, siyaseten artık yoksunuz. Tüm siyasi partiler sesini yükseltmeli, iradesini ortaya koymalı. Belediyemizi gasp edenlere karşı dikilmeli, itirazını yükseltmeli.
Sokağa çıkılmalı
Türkiye’deki tüm gençler, emekçiler, kadınlar, STK’ler, demokrasi ve barıştan yana olan herkes, şimdi ses çıkarmalı, sokağa çıkmalı. Mahallesine, sokağına, işyerine, ilçesine iline sahip çıkmalıdır. Bu haksız saldırıyı ancak omuz omuza vererek yan yana gelerek durdurabiliriz.
Yürüyüş yapıldı
Temelli’nin açıklaması ardından kitle, partinin il binasına doğru yürüyüşe geçti. Yürüyüşe saldırmak isteyen polis ile HDP’li vekiller arasında sık sık arbede yaşandı. Tüm engellemelere rağmen Temelli ve beraberindeki kitle, partinin il binasına kadar slogan ve alkışlar eşliğinde yürüdü. Burada bekleyen kitle tarafından zılgıtlarla karşılanan Temelli ve beraberindekiler, partinin il binasına geçti.
MARDİN
Kadıköy’de saldırıya rağmen protesto
HDP’lilerin Kadıköy’de kayyumlara karşı yapmak istediği protesto gösterisine polis biber gazı ve plastik mermilerle saldırdı; çok sayıda kişi gözaltına alındı.
Süreyya Operası önünü, protesto gösterisini engellemek için ablukaya alan polis, kimsenin alana girmesine izin vermedi. Polise tepki göstererek alana girmek isteyen partililer ve yurttaşlara polis biber gazı ve plastik mermilerle saldırıldı. Saldırının ardından yurttaşlar yeniden bir araya gelerek, alana girmeye çalıştı. Biber gazı ve plastik mermilerle tekrar saldıran polis, çok sayıda kişiyi darp ederek gözaltına aldı.
Müdahalenin ardından bu kez ara caddelerde bir araya gelen yurttaşlar, Kalkedon Meydanı’na sloganlarla yürüdü. Barış Manço Kültür Merkezi önünde yurttaşların önüne kesen polis, yine saldırdı. Yurttaşlara sert bir şekilde saldırıp darp ederek gözaltına alan polis, hakaretler yağdırdı.
Saldırının ardından yeniden ara caddelerde bir araya gelen yurttaşlar, Kalkedon Meydanı’na doğru yürüdü. Sloganlar eşliğinde ara caddelerden yürüyen yurttaşlar meydana ulaştı. Meydanda açıklama yapmak isteyen yurttaşlar bir kez daha polis saldırısına maruz kaldı.
Bir süre devam eden eylemler sonrası HDP Kadıköy ilçe binası zırhlı araçlarla ablukaya alındı.
Kılıçdaroğlu: Milletin iradesine saygısızlıktır
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, HDP’li belediyelere kayyum atanmasına ilişkin, “Bu mesele HDP ya da başka bir parti meselesi değil” diyerek, milletin iradesine saygısızlık yapıldığını söyledi.
Sözcü Gazetesi yazarı Deniz Zeyrek bugünkü köşesinde Kılıçdaroğlu ile yaptığı görüşmeyi aktardı. Zeyrek, Kılıçdaroğlu ile görüşmesi öncesinde hükümet yetkilileriyle görüşme yaptığı ancak görevden alınan eşbaşkanlarla ilgili herhangi bir somut karar bulamadığının altını çizdi. Zeyrek, “Başkanlar suçluysa görevden alınıp yerlerine belediye meclislerinde neden seçim yapılmadı” şeklindeki sorusuna da hükümet kanadından ikna edici bir yanıt bulmadığını yazdı.
Kılıçdaroğlu’nun açıklamaları ise şöyle yer aldı: “Bu yapılan demokrasiyle bağdaşmıyor. Darbe ruhuyla yapılmış bir adım. Milletin iradesine darbe indirildi. Bu üç başkan da aday olmadan önce savcıdan iyi hal kağıdı almış. YSK’ya gitmiş, orada yedi yüksek yargıç var, onlar da sakınca görmemiş. Bugün baktım gazetelerine, suçlu ilan etmişler. Bir kişinin suçlu olduğuna ne zamandan bu yana mahkeme dışındakiler karar veriyor. Dünyanın her yerinde yargı karar verir. Mahkemelerin hepsi elinde olduğu halde mahkemenin kararını bile beklemiyorsun, hızlıca kendin karar verip adım atıyorsun. Bu mesele HDP ya da başka bir parti meselesi değil. Davutoğlu’na Başbakanlığı bıraktırdıklarında da aynı tepkiyi gösterdik. AKP’li başkanlar görevden istifa ettirilirken de… Bu yapılan millet iradesine saygısızlıktır. Madem böyle yapacaktınız sandığı niye koydunuz? Madem sandığı koydunuz, niye gereğini yapıp vatandaşın iradesine saygı göstermiyorsunuz? Aklın mantığın alacağı şeyler değil bunlar. 20 Temmuz’da ilan edilen OHAL resmen bitti ama fiilen devam ediyor. Zaten Erdoğan ilan etmişti. ‘Seçilirlerse görevden alırız’ demişti. Her şey bir kişinin iki dudağı arasında. Kenan Evren’de, darbe dönemlerinde bile yaşanmamıştı böyle şeyler.”
Kılıçdaroğlu, CHP’li büyükşehirlerde başkanlarının da görevden alınabileceği gündemine dair de, “Partinin adı ne fark eder ki? Bir kişinin iradesi ile her şey olabiliyor, milletin iradesi yok sayılabiliyor ülkede. Artık demokrasinin son kırıntıları da ortadan kalktı” dedi.
İyi Parti: Millete izah etsin
İyi Parti Sözcüsü Ağıralioğlu, ”Mazbata verip, dört ay sonra görevden uzaklaştırma iradenizi millete izah etme mesuliyeti iktidarındır” dedi.
İyi Parti Başkanlık Divanı, kayyum gündemiyle düzenlediği toplantının ardından bugün açıklama yapıldı. Partinin Ankara’daki merkezinde düzenlenen toplantıya dair dün sabah basına açıklama yapan parti sözcüsü Yavuz Ağıralioğlu, seçime girmesinde hukuken sakınca görülmeyen adaylarla ilgili son dört-beş ayda ne değiştiğinin açıklanmasını talep ettiklerini dile getirdi.
Yavuz Ağıralioğlu’nun açıklamasından satırbaşları şöyle: “Demokrasi ve hukuk, millet iradesinin tecelli etmesinin en önemli aracı ve teminatıdır. Alınan idari kararlar ve yapılan idari işlemler doğruluk karinesi ile devlete ve hukuka olan itimadı sarsmamalı. Eğer bazı belediye başkanları görevden alınmasına sebep olan olaylar son beş ay içinde gerçekleşmişse bunun somut ve hukuki argümanlarla halka açıklamak iktidarın görevidir. İyi hal kağıdı verdiğiniz, seçmen listelerinde ilan ettiğiniz, seçimde propaganda fırsatı tanıdığınız malum adayların, kazananlarına mazbata verip, dört ay sonra görevden uzaklaştırma iradenizi millete izah etme mesuliyeti bizzat iktidarındır.”
Bu yol, faşizmin çıkmaz sokağıdır
HDP’li belediyelere kayyum atanmasına karşı ortak açıklama yapan 44 siyasi parti, sivil toplum ve meslek örgütleri, ”Yönetenleri bu uygulamadan vazgeçmeye ve halk iradesine saygı göstermeye çağırıyoruz” dedi.
Amed, Van, Mardin büyükşehir belediyelerine kayyum atanmasına Ankara’da 44 meslek örgütü, sendika, sivil toplum örgütü ve siyasi parti, ortak tepki gösterdi. Ankara Tabipler Odası’nda (ATO) yapılan basın toplantısına kurumların temsilcileri katıldı. “Ülkemize, geleceğimize sahip çıkıyoruz, halkın iradesi gasp edilemez” pankartının asıldığı salona, “Zorbalığa geçit vermeyeceğiz”, “İrademe dokunma”, “Askeri, sivil bütün darbelere hayır” dövizleri konuldu.
Kurumlar adına ortak açıklamayı okuyan ATO Yönetim Kurulu Başkanı Vedat Bulut, üç şehre kayyum atamasının Türkiye yakın siyaset tarihinde bir kara leke olarak geçtiğini belirterek, “İçişleri Bakanlığı’nın masumiyet karinesini hiçe sayan ve seçmen iradesini gasp eden bu kararı, siyasi bir karardır” dedi.
Bulut, şunları söyledi: “Bir cenaze törenine katılmak, düğüne katılmak, Türkiye’de zor hale gelmişse, bu demokrasi ayıbı ve utancı olarak tarihe yazılacaktır. Bugün Amed, Van ve Mardin’de kayyum atanmasına sessiz kalınması ve olağan kabul edilmesi; yarın İstanbul başta olmak üzere bütün belediyelere kayyum atanabilmesine de onay vermek, tüm meslek örgütlerine iktidar müdahalesini kabullenmek, emekten yana sendikaları kapatma girişimlerini desteklemek anlamına gelir. Bu yol, faşizmin çıkmaz sokağına giden yoldur. Ülke yönetenleri, halk iradesine saygı göstermeye çağırıyoruz.”