Fransa Gündemi
Fransa Dışşişleri Bakanı Jean Yves Le Drian, bugün Türkiye’ye resmi bir ziyaret gerçekleştirecek. Tarih ise dikkat çekici. Çünkü aynı tarihler yani 14-15 Eylül Türkiye, Rusya, İran, Suriye konulu 6. Astana toplantısını Kazakistan başkentinde gerçekleştiriyor. Hatta ön görüşmeler bir haftadır sürüyordu. Fransa’nın Çarşamba günü aniden açıklanan beklenmedik ziyaretin gerekçesi olarak ifade edilen güncel bölgesel ve uluslararası gelişmelerin doğrudan Suriye konusu olduğu açık. Bu beklenmedik ziyaretin ucunun Kürtlere nasıl değeceği ise merak konusu!
Çarşamba günü önce Dışişleri Bakanı Jean Yves Le Drian’ın Türkiye ziyareti açıklandı. Ardından Fransa Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Agnes Romatet-Espagne, Türkiye’nin Rusya füze anlaşması konusunda Fransa’nın tutumunu dillendirdi. Fransa, ABD’nin aksine Türkiye’nin Rusya’dan S-400 füze savunma sistemleri almasının NATO ülkelerinin üzerinde yorum yapacağı bir durum olmadığını resmi olarak duyurdu. Romatet-Espagne, “Türkiye’nin bu askeri ekipmanları alması bağımsız bir seçimdir ve NATO ülkelerinin üzerinde yorum yapacağı bir durum değildir.” dediği saatlerde Rusya, İran, Türkiye arasında Astana’da gerçekleşen Suriye konulu toplantı öncesi üç ülke arasında görüşmeler çoktan başlamıştı.
Kazakistan’ın 1 Eylül’de yaptığı açıklamada, 14-15 Eylül toplantısının içeriği, çatışmasızlık bölgelerindeki güvenlik güçlerinin faaliyetlerini düzenleyen belgelerin ele alınacağı ve İdlib’de kontrol güçlerinin oluşturulması üzerindeki çalışmaların devam edeceği bildirilmişti. İdlib, Humus ve Doğu Guta bölgelerindeki çatışmasızlık bölgelerinin sınırları, koordinasyon merkezi kurulması, tutukluların serbest bırakılması vb. konuların görüşüleceği ifade edilmişti. Çünkü 3-4 Mart tarihlerinde yapılan ilk toplantıda alınan ateşkes kararlarının uygulanmadığını ifade eden bazı gruplar Doğu Guta ve Humus’taki ateşkesin de yeniden müzakere edilmesini istiyor.
Irak’ta belli bir düzeyde rol oynayan ama Suriye sorunu konusunda etkinliğini yitirmiş Fransa’nın yeni hükümetle birlikte bölge üzerinde yeniden bir etkinlik sahası oluşturma çabasına dahil olacağı anlaşılıyor. Daha önce stratejik ortak dediği Türkiye üzerinden bölgede yeniden etkinlik sağlamaya çalışan Fransa’nın yeni bir sefere başlayacağı açık.
Tüm bu siyasi gelişmeler yaşanırken, Erdoğan’ın Medya Savunma Alanlarına dönük çığırtkanlığının bütün bu döngüden bağımsız olmadığı açık. Irak’ta etkin olan Fransa’nın muhtemel bir sınır-ötesi operasyona göz yumması karşılığında Türkiye bu kez hangi kozunu kullanacak! Kürtlerin kanına karşılık yeni nükleer enerji ihalesi mi, göçmenler için tampon bölge mi... Iran ile Türkiye üzerinden ilişkiler mi...
Fransa’nın için ne Erdoğan’ın diktatörlüğü ne de İran rejiminin despotizmi bölgesel çıkarları söz konusu olduğunda önem arz-etmiyor. Hükümetler gelip geçiyor ama Fransa’nın bölgedeki politikasının özü hiç değişmedi. Yüzüne gülerken arkandan hançeri saplama siyaseti gereği, bugün Ankara’da masada Kürt kanına karşılık yeni pazarlıkların yapıldığı açık!