
Şemdinli’de incelemelerde bulunan siyasi parti ve STK temsilcileri ile milletvekilerinden oluşan heyetin HPG kontrol noktasında durdurulmasının bütün Türkiye’ye Şemdinli gerçeğini göstermesine öfkelenen Türk devleti erkanı, BDP’lileri suçladı. Cumhurbaşkanı’ndan Kültür Bakanı’na kadar ırkçı tehdit ve karalamalar yapılırken, Türk yargısı da hemen harekete geçti; incelemelerde bulunan heyet hakkında soruşturma başlatıldı.
Hakkari’nin Şemdinli (Şemzinan) İlçesi’nde 23 Temmuz’dan bu yana Bağlar (Nehri) Köyü’nün Rüzgarlı (Rubunus) ile Çem (Navrezan) mezraları kırsalında başlayan çatışmaların yarattığı tahribatları yerinde incelemek için BDP ve DTK Eşbaşkanları, milletvekilleri, Halkların Demokratik Kongresi (HDK) temsilcileri, ESP, EMEP ve ÖDP gibi siyasi parti genel başkanları, Güzelkaya (Begırti) Köyü’ndeki incelemelerini tamamladı. Begırti’den sonra HPG’lilerin yol kontrol noktasında durdurulan heyet, gerillalarla bir süre sohbet etti. Gerillalar da heyet ile beraber olan Türk medyasının gerçekleri yansıtmasını istedi. Yarım saat süren bekleyişin ardından heyet, gerillalarla vedalaşarak yoluna devam etti. Heyet, Hayal (Pira Xiyalî) Köprüsü’nden tekrardan giriş yaparken, asker, polis ve özel hareket timlerinin yoğun önlemleri dikkat çekti. Heyet üyeleri, kimlik kontrolünden geçirildikten sonra ilçe merkezine döndü. Yüksekova’ya geeçen heyet, akşam saatlerinde şehir merkezinde yurttaşlarla bir süre sohbet etti.
Kürkçü: Gerilla bölgede aktif
Heyet adına önceki gün açıklama yapan BDP Mersin Milletvekili Ertuğrul Kürkçü, Şemdinli’de yaptıkları incelemeden dönerken yollarının HPG’liler tarafından kesilmesinin hükümetin söylemlerinin nasıl boş olduğunu gösterdiğini belirterek, “Gözlemlerimiz gerillaların bölgede aktif oldukları göstermiştir” dedi.
Yüksekova Avaşin Kültür Parkı toplantı salonunda yapılan basın açıklamasında konuşan Ertuğrul Kürkçü, bölgede yaşananları görmek için geldiklerini dile getirdi. Hükümetin bölgeye kayıtsız kaldığını vurgulayan Kürkçü, yaşanan kayıplarında gizlendiğini kaydetti.
Kamuoyunda bilgiler gizleniyor
Gerçek kayıplara ilişkin net bilgilerin bulunmadığını söyleyen Kürkçü, “Silahlı kuvvetlerin uyanık davranması sonucunda engellendiğini, kırsal alanın çatışmalardan temizlendiğini bunun sonucunda silahlı kuvvetlerin kendi alanlarına çekildiği söylenmişti. Yüzlerce insanın hayatını kaybettiğinden söz edildi. Sebepleri hakkında hiçbir gerekçe gösterilmedi. Bunun yanında AKP Hükümeti, MHP’nin desteğiyle, Meclis’in olağanüstü toplanmasını kabul etmedi. Görüşülecek bir şey yok dedi. Bu kadar kayıp varsa konuşulacak, toplanılacak bir şey vardır. Bu ülkenin çocuklarının hayatları bu kadar kıymetsiz mi? Her gün çatışmalı durumu sona erdiriyoruz, söylemlerinin yanında, çatışmaların gün geçtikçe genişletilmesi, konuşmayı gerektirmezi mi? Bütün bunları konuşmak istedik. İkincisi köylerin boşaltıldığı Şemdinli merkeze göç edildiği haberleri bizim için kaygı vericiydi. Tüm bunları gidermemiz gerekiyordu” diye konuştu.
Köy boşaltmaları sürüyor
Kürkçü, incelemeleri sırasında köylülerle görüştüklerini ve çevreyi gözlemlediklerini vurgulayarak, “Onların değişiyle, coğrafyayı insansızlaştırmak için çaba gösterildiğini anladık. İnsanların zaman zaman bahçe ve hayvanlarına bakmaya gelseler de, ilçe merkezinde yaşadıklarını gördük. Kendilerinin canlarının ve mallarının güvende olmadığını dile getirdiler” diye konuştu. Kürkçü, köy boşaltmaların halen devam ettiğini belirterek, buna örnek olarak yanlarına gelen bir askeri yetkilinin “köylerin boşaltılması daha iyi olacaktır” sözlerini hatırlattı.
Hakimiyet taksim edilmiş
Bölgede hükümetin dediği gibi çatışmaların bitmediğini aksine sürdüğünü de belirten Kürkçü, “Kırsal alanda hükümetin dediği gibi ‘çatışmalar son bulmuş, köylüler köylerine dönmüş’ söylemleri gerçeği yansıtmamaktadır. Sürekli top atışları ve askeri konvoylar varlığını koruyor. Bölgenin kontrolünün sağlandığı, bölgenin çatışmalardan arındığı yönündeki bilgelerdi. Oysa biz köyden dönerken 5 gerilladan oluşan birlik tarafından önümüz kesildi. Hem onların hem de gördüklerimizden, gerillaların bölgede aktif oldukları görülmüştür. Tek gerçek bilgi olağanüstü bir askeri hareketliliğin olduğu ve çatışmaların ortaya çıkarıldığını gördük. Silahlı kuvvetlerin kayıpları hakkında bilgi verilmezken, orada yaşayan halkın çok sayıda askerin yaşamını yitirdiği bilgilerini aldık. Bu kentte, bölge kentlerinde ve kırsalda hakimiyetin gerillalar ve askerler arasında taksim edilmiş olduğu görülmüştür. Sonuçta burada hayatı çatışan güçler belirliyor. Kentlerin hayatına askeri çatışma yön vermektedir” dedi.
Basın olanları gizliyor
Medya’nın Şemdinli konusunda “Genelkurmay basın bürosu” gibi çalıştığını belirten Kürkçü, “Bu da bölgedeki bütün kötülüklerin karanlıkta kalmasına neden olmaktadır. Bizler çatışmaların demokratik ve barış sürecinde geçmesi sonucu hareket eden siyasi hareketleriz. BDP, EMP, ESP ve benzeri partileriz. Şuna yürekten inanıyoruz. Bu partilerin ilgisi azalırsa, bu bölgenin cehenneme dönmesi kaygısını taşımaktayız” diye konuştu. Kürkçü’den sonra ESP Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, EMEP Genel Başkanı Selma Gürkan, ÖDP Eşbaşkanı Bilge Seçkin Çetinkaya, BDP Eşbaşkanı Gülten Kışanak, DTK Eşbaşkanı Aysel Tuğluk da kısa birer konuşma yaptı.
Üzülen Cumhurbaşkanı tehdit etti
Türk Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, üzüldüğünü belirterek, gerillaları, BDP’lileleri ve BDP’li yurttaşları tehdit etti.
Cumhurbaşkanı Gül, bayram namazını kıldığı Sultanahmet Camisi’nden çıkışında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. BDP milletvekillerinin de içinde bulunduğu heyetin HPG’liler ile karşılaşmasıyla ilgili soru üzerine Gül, Türkiye’nin PKK ile içerisinde olduğunu söyledi. Gül, şunları kaydetti: ‘’Herhangi bir şekilde terörle, şiddetle de devletimiz asla hizaya getirilemez. Memleketimizin huzuru, güvenliği ve bütün halkımızın mutluluğu için hepimiz elimizden geleni yapıyoruz. Teröre başvuranlar, terör yoluna düşenler, büyük bir gaflet içerisindedirler, çok büyük bir yanlış içerisindedirler. Devlet olarak, ülke olarak yanlışta olan herkese, ‘evine dön, bu yanlıştan vazgeç’ diyoruz.”
‘’Vatandaşlarımı tekrar uyarıyorum, hepsini de uyarıyorum’’ diyen Gül, şöyle devam etti: ‘’Şiddete, teröre kana bulaşanlara çok kesin herkesin mesafe koyması gerekir. Onlara da gelin bu yoldan dönün, ülkenize gelin, ailenizin yanına gelin ve elinizdeki bu terör aracı silahları bırakın diyorum.’’
Cumhurbaşkanı Gül, görüntüleri nasıl değerlendirdiğinin sorulması üzerine, ’’Görüntüler çok üzücü. Bayram gününde doğrusu fazla konuşmak istemiyorum. Bunların hepsinin üzücü olduğunu söylemek isterim’’ diye konuştu.
Başbakan diş biliyor
Türk Başbakan Recep T. Erdoğan’ın öfke ve tehditlerini Bayram Namazı da yumuşatamadı.
Erdoğan, bayram namazını kıldığı Süleymaniye Camisi’nden çıkışında gazetecilerin sorularını yanıtladı. Bir gazetecinin, HPG’lilere ile karşılaşan heyet ile ilgili sorusu üzerine Başbakan Erdoğan, şu yanıtı verdi: ‘’Şunu çok açık ve net söylemek zorundayım; aslında bunu yazılı ve görsel medyanın çok daha farklı bir şekilde de işlemesi lazım. O da şu; Türkiye’de oynanan senaryonun bu farklı bir versiyonu. Bugüne kadar BDP bu bölücü terör örgütünü, hiçbir zaman ‘bu bir terör örgütüdür’ diye ilan edememiştir. Niye? Çünkü onların parlamentoya girme veya varlık sebebi bölücü terör örgütüne bağlıdır. İşte gördüğünüz gibi milletvekilleri kardeşler olarak birbirlerine sarılabiliyorlar. Öyle diyorlar ve bütün bunların hepsi kayıtlarda var. Medya zaten bunların tespitini de yapmış vaziyette. Bize düşen nedir? ‘Bu ne muhabbet’ demektir. Muhabbetleri bu kadar ileri derecededir. Bundan öncede buna benzer senaryolar zaten yine oynanmıştır.’’
CHP Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün’ün de ‘’Teröristler kaçırdı’’ diyemediğini belirten Erdoğan, sözlerini şöyle sürdürdü: ‘’(Arkadaşlar, çocuklar...) Bu ifadeyi kullanmıştır. Bunlar tabii ortaya birşey koyuyor. Ortada nasıl bir senaryo var? Ne oynanıyor, ne yapılmak isteniyor? Bunlar üzerinde milletçe düşünmemiz lazım. Kim kime dosttur, bunu ortaya koymak lazım. Biz boşuna CHP ile BDP aynıdır demiyoruz. Bunlar aynıdır. Birisi diğerinin farklı versiyonudur. Olay bu kadar basittir.’’
Dışişleri Bakanı kabul edemiyor
Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da ‘’Gerçekten hangi perspektiften bakılırsa bakılsın bu kabul edilemez, mazur görülemez bir tutumdur’’ dedi.
Bayramını geçirmek için Konya’ya gelen Davutoğlu, bayram namazını kent merkezindeki tarihi Namazgah’ta kıldı. Türk gazetecilerin soruları üzerine Davutoğlu, şöyle konuştu: ‘’Gerçekten hangi perspektiften bakılırsa bakılsın bu kabul edilemez, mazur görülemez bir tutumdur. Mübarek Ramazan ayında oradaki kardeşlerimize, korucular da dahil olmak üzere askerlerimize saldırmakta behis görmeyen, bir anlamda tüm millete savaş açmış, halkımızın her kesimine savaş açmış terör mensuplarıyla bu şekilde bir ilişkide bulunmak böyle bir temasa geçmek doğrusu bu halkın oylarıyla seçilmiş Parlamento’da bulunan vekillere yakışmayan bir tutumdur.’’
Kültür Bakanı böyleyse!
Şemdinli’de HPG’lilerin siyasi parti konvoyunun önünü kesmesi ve milletvekilleri ile HPG’lilerin görüntülerinin yansımasını değerlendiren Türk Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, BDP’yi hedef alarak, “Herkesin bir tahammül noktası var, aklınızı başınıza devşirin” dedi.
Günay, İzmir Valiliği’nin “şehit aileleri ve gaziler” onuruna Balçova Termal Tesisleri Kardelen Salonu’nda düzenlenen iftara katıldı. Günay, gazetecilerin Şemdinli’de HPG’lilerin siyasi parti konvoyunda kimlik kontrolü yapması ve milletvekilleri ile basına yansıyan görüntülerini sorması üzerine, “Herkes aklını başına devşirsin. Herkesin bir tahammül noktası var. Bu millete büyük acılar çektiren vatan hainlerine karşı hiçbir şey olmamış gibi davranılması, bu millete büyük acılar çektirenlere parlamentoda bir başka tarzda övücü mukabelede bulunulması hepimizi yaralar. Hainler yakamızı bırakırsa hem Türkiye rahat edecek, hem o bölge. Çeyrek yüzyıldır hem kendilerine, hem o bölgeye, hem Kürt kökenli yurttaşlarımıza, hem Türkiye’ye çektirdikleri acılardan bence vazgeçsinler. Silahları gömsünler. Bayram geliyor, ellerini kaldırsınlar ve gelsinler, bu millet büyüktür. Birçok şeyi bağışlamasını bilir, ama silahlarını gömsünler.”
CHP havale etti
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu ise Sultangazi’de düzenlenen bayramlaşma töreni sırasında basın mensuplarının sorularını yanıtladı. Kılıçdaroğlu, şunları kaydetti: ‘’BDP’li milletvekilleri ile PKK’nın buluşması, Oslo’da mı, Suriye’de mi, Amerika’da mı, Avustralya’da mı oldu? Hayır, Türkiye’de oldu. Orada medya, PKK’lılar, BDP’liler, gazeteciler, halk, halkın bir bölümü vardı. Devlet neredeydi acaba? Sayın Başbakan bunu kendisine soruyor mu? Devlet neredeydi, hükümet neredeydi? Önce sorulması gereken soru şu, sayın Başbakan siz hangi ülkenin başbakanısınız? Bu ülkede terör örgütü mensuplarıyla onlara şu veya bu şekilde destek veren bir grup bir araya geliyor kucaklaşıyorlar, Habur görüntüleri çıkıyor ortaya. Suçlu CHP...Bu kadar kısır, bu kadar sığ düşünen bir yönetim anlayışı, siyasal anlayış olabilir mi? Sayın Başbakan soruyorum, siz hangi ülkenin başbakanısınız? Bu görüntüler başka bir ülkede mi, Türkiye’de mi oldu? Türkiye’de olduysa bunun sorumlusu ne zamandan beri CHP? CHP iktidarda mı? Milletimin vicdanına havale ediyorum.’’
PKK’nin hiçbir koşul öne sürmeden silah bırakması gerektiğini savunan Kılıçdaroğlu, barışa giden yolda en önemli adımın bu olduğunu kaydetti.
HABER MERKEZİ
Savcılık inceleme başlattı
HPG’liler ile heyetin karşılaşmasının Türkiye kamuoyuna yansımasının
ardından devlet erkanı tepki gösterirken Van Cumhuriyet
Başsavcıvekilliği de harekete geçti.
Başsavcıvekilliği, milletvekilleri ile gerillalar arasındaki “samimi konuşmalar ve sarılmaların bir yol kesme eylemi olarak gözükmediğini, BDP’li milletvekilleri ile teröristlerin buluşması’’ olarak değerlendirileceği kanaatine vararak, konuyla ilgili inceleme başlattı.
Yapılacak inceleme sonunda Başsavcıvekilliği’nce, BDP Genel
Başkan Yardımcısı Kışanak ile grupta yer alan BDP milletvekilleri
Ertuğrul Kürkçü, Sebahat Tuncel, Esat Canan, Adil Kurt, Nazmi Gür, Halil
Aksu, Hüsamettin Zenderlioğlu ve Bağımsız Van Milletvekili Aysel Tuğluk
hakkında, dokunulmazlıklarının kaldırılması istemiyle hazırlanacak
fezlekenin Adalet Bakanlığı aracılığıyla TBMM’ye gönderileceği
bildirildi.
Başsavcıvekilliği’nin, milletvekillerinin yanı
sıra aynı grupta yer alan BDP’li yöneticiler ve diğer siyasi parti
temsilcilerinin arasında olduğu bazı kişiler hakkında da inceleme
başlattığı belirtildi.
Öte yandan Türk devlet ajansı,
gerillaların tespit edilmesi ve yakalanması için de Şemdinli Cumhuriyet
Başsavcılığı’na soruşturma talimatı verildiğini duyurdu.