HDP eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, tutuklu bulunduğu dosyada 242 gün sonra ilk defa hakim karşısına çıktı. Ankara 16. Ceza Mahkemesi'nde başlayan duruşmaya SEBGİS'i reddeden Figen Yüksekdağ getirildi. Yüksekdağ salona getirilirken alkış ve sloganlarla karşılandı. Engellemelere rağmen dosya avukatları hariç, 1017 avukatın üstlenmek istediği duruşmaya Ankara Cumhuriyet Başsavcısı duruşma savcısı olarak katıldı. Duruşmaya destek vermek ve izlemek için Ankara’ya gelen kitle ve  heyetler engellendi. HDP sözcüsü Osman Baydemir, “Ankara, valilik ve İçişleri Bakanlığı tarafından faşizm ve hukuksuzluk ablukası altına alınmıştır” dedi.  

Yargıtay kararıyla vekilliği ve parti üyeliği düşürülen HDP eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ, 242 gün sonra ilk kez hakim karşısına çıktı. Yüksekdağ, HDP'nin "4 Kasım darbesi" olarak adlandırdığı gece, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı talimatıyla Ankara'daki evine yapılan polis baskınıyla gözaltına alınmış ve aynı gün tutuklanmıştı. 


83 yılla yargılanıyor

Diyarbakır 8. Ağır Ceza Mahkemesi’nde, Yüksekdağ hakkında "Örgüt üyesi olmak", "Toplantı ve gösteri yürüyüşleri kanununa muhalefet", "Halkı kin ve düşmanlığa alenen tahrik" ve "Suç işlemeye tahrik" iddialarıyla 30 yıldan 83 yıla kadar hapis istemiyle dava açılmıştı. Ancak mahkeme yetkisizlik kararı vererek dosyayı Ankara'ya göndermişti. 


1017 avukat vekalet verdi

Ankara 16. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen duruşmaya, Yüksekdağ’ın çok sayıda dava dosyası avukatının yanı sıra 1017 avukat, Yüksekdağ’ı savunmak için vekalet verdi. Avukatların bir bölümü duruşmaya katıldı. 


Adliye önüne kitlesel çıkarma

Kadın kurumları, HDP ve HDK’nin katılım çağrısı yaptığı Yüksekdağ duruşması için çeşitli illerden Ankara’ya gelmek isteyen çok sayıda kişi ve avukat, engellemelere maruz kaldı. Kimi araçlar polisler tarafından çekildi ve partililerin Ankara’ya gelmesi engellenmek istendi. Ancak çok sayıda HDP’linin araçları bağlanmasına rağmen, eşbaşkanlarının duruşmasına katılmak için Ankara’ya gelmeyi başardı. 


Avrupa’dan heyet geldi

Öte yandan, Almanya, Hollanda, Fransa, İngiltere, İtalya başka olmak Avrupa üyesi ülkelerden 23 kişilik parlamenter ve hukukçulardan oluşan grup da Yüksekdağ’ın duruşmasını takip etmek amacıyla Ankara’ya geldi. Heyet, "İçişleri Bakanlığından izin almamaları" gerekçe gösterilerek duruşma salonuna alınmadı.

Polis, Adliye girişlerini tek kapıya indirdi. Adliye önünde kurulan polis noktasında ise polise resmi evrak göstermeyen kimse adliyeye alınmadı.


Araçlar bağlandı

Duruşmaya katılmak için Ankara'ya doğru yola çıkan HDP'liler Konya çıkışında TEM ve Güvenlik Şube ve Trafik Şube polisleri tarafından durduruldu, araçları bağlandı. Önceki akşam da İstanbul’dan yola çıkmak isteyen, çoğunluğu Özgürlükçü Hukukçular Platformu üyesi avukatların tuttuğu otobüs bağlandı. 


Avukatlar AYM’ye alınmadı 

Dava öncesi Anayasa Mahkemesi (AYM) önünde basın açıklaması yapmak ve AYM Başkanı Zühtü Arslan ile görüşmek isteyen avukatlara izin verilmedi. Avukatlar adına kısa bir açıklama yapan hukukçu HDP Batman Milletvekili Ayşe Acar Başaran, daha önce tutuklu bulunan HDP milletvekilleri için AYM’ye başvuru yaptıklarını ancak AYM’nin daha karar vermediğini belirterek, kendilerine uygulanan durumun ifade özgürlüğü ve insan haklarına aykırı olduğunu söyledi. Başaran, konuyla ilgili gerekli başvuruları yapacaklarını kaydetti. 


Baydemir: Ankara faşizm ablukası altında

HDP Sözcüsü Osman Baydemir, HDP eski Eşbaşkanı Figen Yüksekdağ’ın duruşmasına ilişkin Parti Genel Merkezi önünde açıklama yaptı. 4 Kasım’da “HDP’ye yönelik gerçekleşen darbeden bugüne demokratik siyasetin tasfiye edilmek istendiğini” belirten Baydemir, o günden beri geçen 242 günde hukuk ve adaletin askıya alındığını söyledi. 

HDP’ye ve demokratik siyasete, darbe koşullarının dayatıldığının altını çizen Baydemir, “Ankara, Ankara Valiliği ve İçişleri Bakanlığı tarafından abluka altına alınmış durumda. Bu abluka faşizm ablukası, hukuksuzluğun ablukasıdır. Bir gün bu hukuksuzluk mutlaka dönecek ve sizi bulacak” diye konuştu. 


Kemalbay: Bugün yargılanan HDP’nin siyasetidir 

Duruşma öncesi ise HDP üyeleri adliye önünde açıklama yaptı. Burada konuşan HDP Eşbaşkanı Serpil Kemalbay, yaşanan hukuksuzluğu hatırlatarak, Figen Yüksekdağ şahsında, büyük bir linç kampanyasıyla karşı karşıya olduklarını söyledi. 

Yüksekdağ'a atılı suçları kabul etmediklerini vurgulayan Kemalbay, şunları söyledi: "Figen Yüksekdağ bugün burada, kendisine yöneltilen hukuksuz ve düzmece dosyalarla, sadece yasama sorumsuzluğu çerçevesinde ele alınması gereken konuşmalarından dolayı tutuklu bulunmaktadır. HDP’nin bütün siyasetçilerinin konuşmalarından dolayı suçlu ilan edilmesi, aslında iktidarın meşru olmayan yönetimini sürdürme amacı olmuştur."

HDP olarak Türkiye haklarına demokrasi ve barışı armağan etmek istediklerini dile getiren Kemalbay, Yüksekdağ’ın da bütün konuşmalarında bunu dile getirdiğini söyledi. Yüksekdağ’ın yanında olduklarını vurgulayan Kemalbay, “Bir ülkede kadınlar özgürleşmezse o ülke özgürleşemez" dedi.


Heyetler duruşmaya alınmadı

Açıklamanın ardından HDP'li vekiller, partililer, avukatlar, yurttaşlar ve yurt dışından gelen heyetler Ankara Adliye’ye girdi. Ancak yurt dışından gelen heyetler, gazeteciler ve duruşmayı izlemek isteyen yurttaşlar polis engeline takıldı. 

Adliye önünde yoğun güvenlik önlemi alınırken çok sayıda yurttaş davayı izlemek için adliyeye akın etti. 


3 avukat sınırlaması kaldırıldı

Mahkeme iki buçuk saat gecikmeli başladı. Duruşmaya SEBGİS'i reddeden Yüksekdağ mahkemeye getirildi. Kimlik tespiti ile başlayan duruşmada söz alan avukatlar savunma hakkına getirilen 3 avukat sınırlandırılmasına itiraz etti. Bunun adil yargılama ilkesine ve yasaya aykırı olduğunu hatırlatan avukatlar, söz konusu düzenlemenin OHAL kapsamında KHK marifetiyle getirildiğini ve Anayasa'ya aykırı olduğunu kaydetti.Mahkemenin bu kararıyla baştan suçlu kabul edildiğine dikkat çeken Aktar, mahkemenin davadan çekilmesini gerektirdiğini söyledi. 

Avukatlar, davanın siyasi bir dava olduğunu belirterek, savunma hakkının sınırlanmasının aynı zamanda kadınları iradesine dönük bir müdahale olduğunu ifade etti.

İddia makamı, avukatlardan gelen taleplere ilişkin dosyanın suçlar bakımından tefrik edilmediğini savunarak, avukat sınırlandırılmasının uygulanmasını istedi.

Mahkeme heyeti, örgüt suçlarında 3 avukat sınırlaması olduğunu ancak dosyada başka suçlamalarda olduğu için ve dosya bir bütün olduğundan avukat sınırlamasının uygulanmayacağına karar verdi.

Yayına hazırlandığımız saatlerde duruşma devam ediyordu. 


Cumhuriyet Başsavcısı duruşma savcısı oldu!

Adliye çevresinde yoğun tedbirler alınırken, duruşmada da sürpriz bir gelişme yaşandı. Hukuk işleyişinde pek görülmeyen bir uygulama olarak Yüksekdağ’ın duruşmasına Ankara Cumhuriyet Başsavcısı doğrudan duruşma savcısı olarak katıldı. Verilecek karara ilişkin üst mahkemeye yönelik yapılacak itirazın önünün kesilmesinin istendiğini düşünen avukatlar duruma, “O zaman AYM’den, Yargıtay’dan da birer hakim getirip yargılamayı yaptırıp bitirsinler” sözleriyle tepki gösterdi. 



ANKARA