MAHMUT RUVANAS/MA/ARDAHAN

Ardahan’da son iki yıldır tutuklanmadık yönetici, parti üyesi, genç ve öğrenci kalmayınca seçim çalışmalarını anne ve babalar devraldı. 

Ardahan’da son iki yıldır Halkların Demokratik Partisi’nin (HDP) seçilen tüm yöneticileri, üyeleri, sempatizanları ile öğrenci gençler sistematik bir şekilde tutuklanıyor. Partinin seçim çalışmalarını anne, baba hatta nene ve dedeler devraldı. Ardahanlılar, "Bu seçim çalışmalarında yaşlısı gençleşecek ve gencin bıraktığı o onurlu mücadeleyi olduğu yerden daha ileriye taşıyacak" diyor.

7 Haziran 2015 seçimlerinde Ardahan’da birinci parti olan HDP, kentin ikinci milletvekilini kıl payı kaçırdı. HDP'nin gösterdiği bu başarının ardından kentte neredeyse tüm il, ilçe yöneticileri ve partililer gözaltına alınıp tutuklandı. Tutuklamalar bir süre sonra üniversite öğrencileriyle devam etti. Partinin yaptığı her kongrenin ardından yöneticileri tutuklandı. Kentte 300 kişi cezaevlerine atıldı. Hala içeride çok sayıda eski il başkanları ve yöneticileri bulunmakta. Tüm baskılara rağmen parti binasını tek bir gün bile kapatmayan Ardahanlılar, 24 Haziran seçimlerinde üç yıldır yaşadıkları baskılara cevap vereceklerini dile getirdi.

Kentte parti çalışması yürütecek genç bırakılmayınca, yaşları 50'inin üzerinde onlarca yurttaş, köy köy geziyor. Gençlerin bıraktığı yerden çalışmalarını sürdürdüklerini dile getiren yurttaşlar, 7 Haziran’daki başarılarını tekrarlayacaklarından emin konuşuyor.

Ailemi İstanbul’da bırakıp geldim

İstanbul’da yaşayan ve seçim çalışmaları için gelen Hikmet Karataş (65), HDP’nin özgürlük ve demokrasi içerisinde, birlikte yaşam temelinde kurulmuş bir parti olduğunu vurgulayarak, “Dil, din, ırk ayırımı yapmadan herkesi bir arada kucaklayan bir partidir. Türkiye’nin bu partiye ihtiyacı vardır. Ama bugün HDP’yi dışlıyorlar. Bizim temel ilkemiz insanı yaşatmaktır. İnsanların birbirinden hoşnut olmadığı bir yerde huzur da olmaz, geçim de olmaz” dedi.

En fazla tutuklu öğrenci kenti

7 Haziran seçimlerinden sonra kentte yürütülen tutuklamalara dikkat çeken Karataş, şunları dile getirdi: “Burada çalışma yürüten bütün gençlerimiz ya tutuklandı ya da gözaltına alındı. 7 Haziran’da çok güzel bir atmosfer vardı. Özellikle gençlerin de seçim çalışmaları ile 1 vekil kazandık, ikinci vekili de çok az bir oy farkıyla kaybetmiştik. O zaman Ardahan’da 1’inci parti olduk. İnsanlarımız barışa susadığı için bize oy verdiler. Bu sonuçlardan sonra Ardahan’da partimizi dışladılar. Ardahan’da tutuklu olan öğrenci sayısını Türkiye geneline oranlasak kat be kat fazla. Gençlerimiz, öğrencilerimiz hala tutsak. Yani kentimizde bize ve seçmenimize açılan dosyalardan biri kapanıyor, yeni bir tanesi açılıyor. Gençlerimizin bize 7 Haziran’da devrettiği bayrağı biz bu seçimlerde zafere taşıyacağız. Bu seçim çalışmalarında yaşlısı gençleşecek ve gencin bıraktığı o onurlu mücadeleyi olduğu yerden daha ileriye taşıyacak. Bu mücadele hepimizin mücadelesidir. Hepimiz birlikte kurtulacağız.”

Başarımızı hazmedemediler

HDP'nin seçim çalışmalarına aktif olarak katılan 70 yaşındaki Şaban Aktürk de, 7 Haziran’daki başarılarını hatırlatarak, “Bu başarımızı hazmedemeyenler 'Ardahan’a bir gözdağı verelim' dedi ve çalışma yürüten tüm gençlerimiz gözaltına alınıp tutukladı. Dışarıda tek bir yöneticimizi bırakmadılar ama buna rağmen biz hiçbir zaman partimizi kapatmadık ve ne olursa olsun kapatmayacağız. Gençlerin yerine anneleri, babaları ve dedeleri var. Gençlerin yerine halk var. Tutuklamalara inat sayımız daha da artıyor. İnşallah 2 milletvekilimizi de Meclis’e göndeririz" diye konuştu.

Mücadeleden asla vazgeçmeyeceklerine dikkat çeken Aktürk, sözlerini şöyle tamamladı: “70 yaşındayım. Benim de oğlum tutuklu. Onun yerine ben ve annesi varız, ablaları ve abisi var. Hepimiz onun adına çalışmalarımızı yapıyoruz. Yani sinmek yok. Hükümet ne kadar sindirmeye çalışırsa da halk sinmeyecektir. Kentteki tutuklamalardan sonra daha önce parti binasına gelmeyen gençlerin anneleri ve babaları şimdi partiye gelerek çalışmalara katıldılar. Bu çok önemli ve onur verici bir durum."

65 yaşındaki Polat durmadan çalışıyor

12 Eylül darbesinde işkenceye maruz kalan 65 yaşındaki Ali Polat, gece gündüz demeden HDP’nin çalışmalarını yürütüyor. Polat, HDP’nin Iğdır’da 2-0 alacağından da emin.

HDP’nin 2-0 hedeflediği Iğdır’daki çalışmalara gencinden yaşlısına, Kürt’ünden Azeri’sine, inşaatçısından emekçisine her kesimden yurttaşlar katılıyor. HDP’nin çalışmalarına gönüllü olarak katılanlardan biri de 65 yaşındaki Ali Polat. 12 Eylül askeri darbe döneminde işkencelere maruz kalan Polat, çocuklarının, torunlarının ve tüm gençlerin baskı görmemesi için çalışma yürütüyor.

Çalışmalara katılmasının sebeplerinden birinin, HDP’nin Kürt, Azeri, Terekeme, Alevi ve Laz ayırımı yapmadan herkesi kapsaması olduğunu dile getiren Polat, “HDP herkesin partisidir. Hiç kimse arasında ayrım yapmıyor. Benim eşim Azeri ben ise Kürt’üm. HDP’ye gönül verip çalışmalarına katılmamın en büyük sebebi de partinin hiç kimse arasında ayrım yapmaması ve herkesi kucaklamasıdır" dedi.

Gidilmedik ev kalmayacak

Çocukluğundan bugüne kadar gün yüzü görmediğini belirten Polat, “Ben işkenceler gördüm, çocuklarım işkence çekmesin. Üzerimde baskı vardı. Çok zulüm gördüm. Artık bu baskıların son bulması ve gelecek günlerin gelmesi için çalışmalara katılıyorum. Baskıya, zulme ve işkenceye karşıyız. 2-0 yapmak için Iğdır’da gidilmedik ev ve köy bırakmayacağız. Gecemizi gündüzümüze katıp Allah’ın izniyle 2-0 sıfır yapacağız" diye konuştu.

12 Eylül askeri darbesinden bugüne kadar baskı ve işkence gördüğünü anlatan Polat, şunları ifade etti: “Çocuklarımızın, gençlerin, komşumuzun bu ıztırapları görmemesi için HDP saflarındayım. Bir adayımız Azeri, bir adayımız da Kürt'tür. HDP, bu neden Kürt ya da bu neden Azeri’dir demiyor. Bu kentin yarısı Kürt yarısı da Azeri’dir. Herkesi HDP saflarında mücadeleye davet ediyorum. Biz birlikte kazanacağız.”

Kars HDP’li bir kent

Kürt, Türk, Terekeme, Azeri, Caferi, Alevi, Sünni tüm yurttaşlar Kars'ta bir arada yaşıyor. HDP'nin hem programı bu sosyolojiyle örtüşüyor hem de adayları temsil ediyor.

HDP'nin Kars adayları Ayhan Bilgen, Arzu Moco ve Bişar Abdi Alınak, HDP'nin mirasını devraldığı partilerin yabancısı olmayan üç isim. Karslı olup yapısını çok iyi bilen adaylar, siyasal perspektife de vakıflar. Bilgen, Moca ve Alınak, HDP'den aday olmalarını ANF'ye anlattı.

HDP’nin Kars’tan 1. Sıra milletvekili adayı Ayhan Bilgen, Kürt siyasetinde tanınan bir isim. Bilgen, 1970'te Kars’ın Sarıkamış ilçesinde dünyaya geldi. Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi Kamu Yönetimi mezunu olan Bilgen, Hacettepe Üniversitesi Sosyoloji bölümünde yüksek yaptı. MAZLUM DER Genel Başkanlığının yanı sıra uzun gazeteci yazarlık yapan Bilgen, 2015'ten HDP Kars Milletvekili olarak siyasi faaliyetlerini sürdürüyor. Aynı zamanda HDP Genişlemeden Sorumlu Eşbaşkan Yardımcılığı ve Sözcülüğünü de üstlenen Bilgen, dokunulmazlığının kaldırılmasından sonra bir süre cezaevinde rehin tutuldu.

Özgürce yaşam vaadi

Türkiye’de siyasete olan güven sorununa, toplumsal çabalardan çok kişisel çıkar elde etmek üzerine kurulu düzenine işaret eden Bilgen, şunları söyledi: "Toplumun geçmişten gelen kamplaşmasının gerilimini esas alan bir zemin üzerinde siyaset yürütülürken HDP tam aksine bütün dillerin, inançların bir arada yaşamasını savunan bir parti. Kars’ın sosyolojik yapısı, HDP’nin iddiasıyla örtüşen bir gerçekliği ortaya koyuyor. Kars’ta farklı inançlar; Caferiler, Sünniler, Aleviler, Terekemeler, Kürtler, Türkmenler birlikte yaşıyor. Birlikte yaşadığımız şehir, birlikte yaşadığımız ülke ve demokratik özgür bir Türkiye için HDP’den adayım."

Önce Ardahan şimdi Kars

HDP'nin 2. sıradaki milletvekili adayı Arzu Moco da bugüne kadar Kürt siyasi partilerinde farklı görevlerde bulunmuş bir isim. Kars doğumlu Moco, ilk ve orta öğrenimini Kars’ta gördükten sonra Fırat Üniversitesi Bilgisayar bölümünden mezun oldu. Moco, 7 Haziran 2015’te HDP’nin Ardahan'dan milletvekili adayıydı.

Türkiye'deki çok ciddi siyasal ve ekonomik krize dikkat çeken Moco, krizin yaratıcısı AKP-MHP ittifakı ile diğer ittifakın, HDP’yi baraj altında bırakmak ama özünde Kürtleri ve diğer farklı tüm kesimleri sistemin dışında tutmak istediğini kaydetti. Moco, şunları ifade etti: "HDP aynı zamanda bir kadın partisidir. 230 kadın milletvekili adayımız var. Eşbaşkanlık sistemimiz eşit temsiliyetten taviz vermiyor. Bizler halkımızla ittifak yaptık. Aday listesine baktığımızda HDP Türkiye’de çok farklı çevreleri siyasete taşıyor. Kısacası bugün yaşadığımız karanlık atmosferden çıkışın tek yolu HDP olduğu için aday olmaya karar verdim."

Mirası devralan Alınak

HDP'nin 3. sıradaki adayı ise Avukat Bişar Abdi Alınak. 1983'te Kars’in Digor ilçesinde doğan Alınak, Yakındoğu Üniversitesi Hukuk Fakültesi'ni bitirdikten sonra avukatlık yapmaya başladı. İnsan hakları savunucusu bir hukukçu olan Alınak, Kürt siyasetinin içinde büyüdü. Avukat Bişar Alınak, adaylığını şöyle özetliyor: "HDP özgürlükler partisidir. Sağlıktan ekonomiye, eğitimden çevreye kadar yeni yaşamın öngördüğü bir perspektifle çözümler geliştiriyor. Buna inandığım için HDP'deyim."

Muş’ta iddia büyük

HDP iddialı olduğu Muş’ta 4’te 4 vekil çıkarmaya hazırlanıyor. Milletvekil adayları da hummalı çalışmaya dikkat çekerek, "Bu enkazı kaldırmak istiyoruz" dedi.

Adaylardan Mensur Işık, 1975 Muş doğumlu. İlk ve orta öğretimini memleketinde, üniversiteyi Amed’de tamamlayan Işık, 1999’da Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. 19 yıldır avukatlık yapan Işık, Öcalan’ın 10 yıl boyunca avukatlığını üstlendi. “Önderlik Komitesi” iddiasıyla Kürt avukatlara yönelik yapılan operasyonda tutuklanarak 2 yıl cezaevinde kalan Işık, 7 Haziran 2015 Genel Seçimde de adayı olmuştu.

HDP'nin, 16 yıllık bir siyasal iktidara karşı mücadele eden tek muhalefet partisi olduğunu belirten Işık, "AKP hükümeti 16 yıldır ülkeyi enkaz haline getirmiştir.  AKP yalnızca Muş’u değil bölge ve tüm Türkiye toplumunu enkaza çevirmiştir. Büyük bir enkazı devralma iddiamız var. Yarattıkları bu enkazı bütün boyutlarıyla HDP olarak kaldıracak projelerimiz var” dedi.

Ne kadar haksızlık varsa yaptılar

AKP’nin son 3 yılda bir bütün olarak Kürt düşmanlığını temel strateji olarak önüne koyan bir siyasi parti olduğunu ifade eden Işık, bunun sebebinin ise milliyetçi dalga üreterek kendini yaşatma gayreti olduğunu söyledi. Işık, “Sadece son 3 yıl içerisinde Kürt seçmeni ve bütün ötekilere yapılabilecek ne kadar haksızlık ve hukuksuzluk varsa yapmıştır” şeklinde konuştu.