Wan’da 10 Ocak günü infaz edilen 12 HPG’liden biri olan Esmer Yıldız (Argeş Colemêrg), ailesinin kendisine koyduğu Mazlum adını, çok sevdiği bir arkadaşının yüzünü kendisinden önce dağa dönmesinin ardından değiştirerek onun adını aldı. Kobanê’de aylarca DAİŞ çetelerine karşı savaşıp, geri döndükten sonra Suruç Katliamı yaşanması üzerine HPG saflarına katılma kararı veren Esmer, son gecesini annesiyle birlikte uyuyarak geçirdikten sonra dağların yolunu tuttu.

Kürdistan’da devam eden imha politikalarına karşın isyan eden on binlerce Kürt genci gibi asimilasyon ve imha politikalarına boyun eğmeyerek dağların yolunu tutan HPG’li Esmer Yıldız (Argeş Colemêrg), 1994 yılında Wan’da orta halli yurtsever bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi. Doğduğunda ailesinin ona taktığı isim ise Mazlum’du. 

Ancak daha çocuklu yaşlarda kurduğu gerilla saflarına katılma halini ailesi ve çevresiyle paylaşan Mazlum, kendisinden önce Esmer isimli bir arkadaşı dağların yolunu tutunca mahkemeye başvurarak adını Esmer olarak değiştirdi. Çevresi tarafından fedakar ve haksızlığı kabul etmeyen karakteri ile bilinen Esmer, bir türlü kabul edemediği asimilasyoncu eğitim sistemi nedeniyle lise yıllarda okulu bırakıp, kentteki gençlik çalışmaları içinde aktif olarak yer aldı. 


Dayanamayıp Kobanê’ye gitti 

AKP destekli DAİŞ çetelerinin Kobanê’ye yönelik saldırısı üzerine ise pek çok Kürt genci gibi Kobanê giden Esmer, YPG saflarındaki yerini aldı ve aylarca çetelere karşı mücadele verdi. 

Kobanê’de çetelerin yenilgiye uğratılarak elde edilen zaferin ardından Wan’a, ailesinin yanına geri dönen Esmer, 20 Temmuz günü Urfa Suruç’ta Kobanê ile dayanışmak isteyen 33 sosyalist gencin canlı bomba saldırısı ile katledilmesine duyduğu öfke ile ailesiyle vedalaşıp HPG saflarına katılma kararı aldı.

Bu kararın ardından da 10 Ocak günü Edremit’te 11 arkadaşı ile birlikte henüz 22 yaşında iken infaz edilerek ölümsüzler kervanına katıldı.


‘Kesin gideceğim vicdanım rahat değil’

Yitirdiği oğlunu anlatan annesi Fikriye Yıldız, HPG saflarına katılma kararını kendisiyle paylaşan oğlunu “Beni bırakıp gitme” diyerek engellemeye çalıştığında ‘Kesin gideceğim vicdanım rahat değil. Namusumuz düşmanın elinde gitme deme bana anne” dediğini paylaştı.

Aralarında bu konuşmanın geçtiği günün ertesinden HPG’ye katılan oğlu ile son bir kez birlikte fotoğraf çekip, o gece yine birlikte uyuduklarını söyleyen anne Yıldız, yitirdiği oğlunu “Oğlum namuslu bir yolda şehit düştü. Şerefini namusunu kömüre, iki torba makarnaya satanlardan değildi” sözleriyle ifade etti.


‘Binlerce Argeş’e sahip çıkma zamanı’

Yitirdiği evladının ardından “Mazlum Kürdistan’ın şehididir, onurlu Kürt halkının başı sağ olsun” diyen baba Abdurahman Yıldız ise oğlu ile aralarında geçen bir anısını anlattı.

Kobanê’ye gitmesi sonrası oğlunu görmek için Kobanê’ye gittiğini belirten baba Yıldız, Asayiş‘te görevlendirilen oğlunun, içinde bulundukları aracı dahi didik didik araması üzerine “oğlum ben senin babanım” diyerek oğluna takıldı. Ancak buna rağmen oğlunun aldığı görevin sorumluluğuyla ‘Kim gelirse aramalıyız baba’ dediğini belirten baba Yıldız, kendi evladını yitirse de Kürt halkı olarak bugün her zamankinden fazla birlik olup binlerce Argeş’e sahip çıkmak gerektiğini söyledi. 

Babası gibi ağabeyi Emrah Yıldız da kardeşi ve birlikte yaşamlarını yitiren arkadaşlarının anısını her zaman için yaşatacaklarını vurguladı.


SELMAN KELEŞ/DİHA/WAN