Yaşayan çocukların yüzde 42.7’si doğumdan sonraki bir yıl içerisinde ölürken, UNICEF’in her yıl yayınladığı Dünya Çocuklarının Durumu Raporu’nun 2011 yılı raporuna göre Türkiye, 5 yaş altı çocuk ölümlerinde 100’üncü sırada yer alıyor.
Türkiye’nin birçok yerinde olduğu gibi, Kürt kentlerinde de sezaryanda bir artış oldu. Diyarbakır Kadın Doğum ve Çocuk Hastalıkları Hastanesi’nin 2012 yılı verilerine göre 7 bin kürtaj ve 4 bin 802 sezaryen vakası yaşanırken, Diyarbakır İl Sağlık Müdürlüğü’nün verilerine göre 2012 yılında doğum sırasında Diyarbakır’da yüz binde 20 anne ölümü, binde 12.5 çocuk ölümü yaşandı. SES Diyarbakır Şube Başkanı Hülya Alökmen Uyanık, “İlk önce SSK hastanelerini kapattılar. Kamu Birliği Hastaneleri projesiyle hastaneleri de ayırdılar. Ülkedeki hastaneler bir şirket gibi yönetiliyor. Ve tek dertleri zarar etmemektir. Yıllardır söylediğimiz sağlığın metalaşması oturmuş durumda” dedi.
Kadın bedenine müdahale var
Uyanık, sağlıkta yapılan değişiklikten en fazla kadın ve çocukların etkilendiğini ifade ederek, toplumdaki statüsünden dolayı sağlığa ulaşması en zor olan kesimin kadın olduğunu aktardı.
Fizyolojik olan normal doğum yerine sezaryenle doğum yaptırıldığında kadınların büyük bir operasyona maruz bırakıldığını belirten Uyanık, “Kürtaja müdahale etmelerinin nedeni kadın bedenine devlet eliyle bir müdahaledir” dedi. Kadının sağlığa erişiminde en büyük sorunun dil olduğunun altını çizen Uyanık, “Kadınların çoğu Türkçe bilmediği için kendini yeterince ifade edemiyor. Doğum ve hamilelik sürecinde mahrem sırlarını anlatması gerekiyor. Direk iletişime girmeyince anne adaylarının sağlığı açısından tehlike oluşturacak bir çok şey es geçilmiş oluyor” diye konuştu.
DİHA/AMED