
Amed'de Cegerxwîn Gençlik Kültür Merkezi Konferans Salonu'nda gerçekleşen 2. Barış Anneleri İnisiyatifi Konferansı'na, Rojava Barış Anneleri üyeleri, Türkiye ve bölgeden gelen tüm Barış Anneleri İnisiyatifi üyeleriyle birlikte Sema Yüce, M. Hayri Durmuş, Medeni Yıldırım, Aydın Erdem, Evrim Demir, Şahin Öner, Mehmet Karasungur, Ertem Karabulut (Numan Amed), Roboskî'de savaş uçaklarının bombardımanı sonucu yaşamını yitiren 34 yurttaş ve Bitlis kırsalında yaşamını yitiren 15 kadın HPG'linin aileleri, BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan ile Kars Milletvekili Mülkiye Birtane de katıldı. Konferans salonunda Öcalan ve PKK kurucu kadrolarından Sakine Cansız'ın posterlerinin üzerinde "Bi rihê serhildana dayikan em ê têkoşîna rizgariya demokratîk bilind bikin" ve "Şoreşa Rojava şoreşa jinê ye" yazılı pankartları asıldı.
Konferansın sabah oturumunda ilk konuşmayı yapan PKK öncü kadrolarından Mehmet Karasungur'un kardeşi Zarife Karasungur, bu kadar acıya rağmen annelerin verdiği mücadeleden güç aldığını ifade ederek, "Acımız ne kadar büyük ise de, annelerin bu birlik tablosu bizim için yeterlidir. Kürt annesi demek, özgürlük demektir. M. Hayri Durmuş'un annesi hastanedeyken yanı başında oturuyordum. Onun bir sözünü hayatım boyunca hiç unutmayacağım. 'Hayrim Kürt halkı için kendini feda etti, ben de onun için gözlerimi feda ettim. Ama yetmez, Kürt halkının çocuklarının ölmemesi için ne yaparsak az olur, onun için yapılanlar yetmez' demişti. Bu söz bütün Kürt annelerin fedakarlığını gözler önüne seriyor" diye konuştu.
Pervin Buldan da konuştu
Daha sonra konuşan BDP Grup Başkanvekili Pervin Buldan, "Sayın Öcalan'ın selamını tüm Kürt anaları ve kadınlara getirdim" diyerek sözlerine başladı. Öcalan ile yaptıkları her toplantıda mutlaka barış annelerine selamlarını ilettiğini dile getiren Buldan, "Bir toplantımızda Sayın Öcalan, Kürt kadınları için şöyle demişti; 'Biz bu mücadeleyi kadınlarla başlattık, kadınlarla devam ettirdik, kadınlarla taçlandıracağız.' Bu da Sayın Öcalan'ın kadınlara olan güvenini ortaya koyuyor. Biz kadınlar hiçbir zaman savaş çığırtkanlığını yapmadık. Her zaman barışı haykırmışızdır. Biliyoruz ki bu konferansta da savaş kararı çıkmayacak, barış çıkacaktır. Çünkü siz analar her zaman yaşam ve yaşatmak için mücadele verdiniz" dedi.
Devletin bu ağır tecride rağmen Kürtleri, Öcalan'ın şahsında hiçleştiremeyeceğini anladığı için onunla diyaloga geçmek zorunda kaldığını ifade eden Buldan, "Bu cezaevlerinde ölüm orucuna giren evlatlarınız sayesinde, dağlarda bulunan fedaileriniz, siz anaların ve tüm Kürt halkının mücadelesi ile oldu" şeklinde konuştu.
Bu konferansa katılan ve tüm Kürt annelerin selamlarını Öcalan'a ileteceklerini belirten Buldan, "Çünkü Sayın Öcalan attığınız her adımı takip ediyor ve çok takdir ediyor. Siz nasıl ki Sayın Öcalan'ın felsefesinden, iradesinden güç alıyorsanız, o da sizin verdiğiniz büyük fedakârlığınızdan güç alıyor" dedi.
Paketlere umut bağlamayın
Buldan'ın ardından söz alan Cumartesi Anneleri'nin sembolü haline gelen Döndü Ergin de, tüm Kürt annelerinin büyük acılar çektiğini belirterek, bu acılarında ancak verilecek mücadele ve çalışmalarla aşılabileceğini söyledi. Ergin, "Bizim kadınlar, analar olarak da Önderliğe güvenmemiz gerekiyor. Biz paket maketlere umut bağlamayalım, vereceğimiz büyük mücadeleye, Önderliğe, gerillalara güvenmemiz gerekiyor" diye konuştu.
Cezaevinde bedenini ateşe veren Sema Yüce'nin annesi Zenibe Yüce ise, mücadelenin bütün sokak, mahalle, köy, il, ilçe ve bölgelere yayılması gerektiğini belirterek, "Eğer biz bu mücadelemizi bu şekilde yaparsak, Erdoğan bize lütuf eder gibi paket açıklamaz. O zaman Erdoğan bizi kabul etse ne olur, etmezse ne olur. Doğal olarak kendisi bize muhtaç olur" dedi.
DİHA/AMED