Washington’un desteklediği ‘Geçici Ulusal Konsey’in başına Burhan Galyoun geçti. Galyoun, Fransa’daki Sorbonne Üniversitesi’nin Şark Araştırmaları Bölüm Başkanı’dır. Şu an 94 kişiden oluşan konseyin kuruluşundan önce, Türk yetkililer ile 4 günlük bir toplantının yapıldığı kaydedildi. Önceki gün konseyin kuruluşunu kamuoyuna duyuran Galyoun, bütün Suriyelilere açık olduklarını söyledi. “Günlük olarak gerçekleştirilen katliamlara karşı duracak bir ortak cepheyi kurmayı amaçlıyoruz” diyen Galyoun, Suriyeli göstericilerin uluslararası topluluğun korumasına ihtiyaç duyduğunu belirtti. Galyoun’a göre konseyin hedefi, Mart ayından beri devam eden “isyanı” yönlendirmek. Konsey, kendini Suriye’deki protesto hareketinin uluslararası alandaki temsilcisi olarak isimlendiriyor.

‘Müslüman Kardeşler  Ankara merkezli’
Öte yandan CNNTurk haber editörlerinden Ahu Özyurt’un dün yayınlanan ‘Müslüman Kardeşler neden kriz oldu?’ başlıklı yazısına göre, İstanbul toplantısı sürerken iki önemli gelişme oldu. Bunlardan biri, ABD Başkanı Barack Obama’nın Ulusal Güvenlik Danışmanı Tom Donilon’un Suudi Arabistan’a giderek Esad rejiminin artık gitmesi gerektiğini Kral Abdullah’a anlatması. Özyurt, Donilon’un Suudi Arabistan’dan Suriye rejim karşıtlarına maddi yardım da istediğini yazdı. İkinci gelişme ise Mısır el Ahram gazetesine dayandırılıyor. Gazetenin haberine göre Erdoğan, Esad’a “Kabinenin üçte birine Müslüman Kardeşlerden üye al, krizi engelleyelim” teklifini götürdü. El Ahram, Esad’ın ise Davutoğlu ile görüşmesinden sonra “Müslüman Kardeşler Ankara merkezli çalışıyor” dediğini yazdı.

Rastan’dan baskın haberleri

Konseyin ilanından sonra bazı ajanslar “Suriye’nin birçok şehrinde binlerce kişi Geçici Ulusal Konsey’e destek için sokaklara çıktı” şeklinde, doğrulanamayan haberler yayınlamaya başladı. Ayrıca konseyin gelecek hafta Ankara’da büro açacağı bildirilirken, Suriye Ulusal Konseyi üyelerinden Ausama Monajed, Türk Başbakanı Erdoğan’ın, Suriye’den kaçanların barındırıldığı Hatay’daki kampı ziyaret edeceğini belirterek, “Oradan ilk defa Suriye rejimine karşı bir yaptırım paketini açıklayacak” şeklinde konuştu.
Öte yandan Suriye’de Rastan kentinin kontrolünün hükümet güçlerinin eline geçtiği bildiriliyor. 40 bin nüfuslu kente cuma günü Esad yanlısı birliklerin 250 tank ile girdiği ileri sürülmüştü. Şam’ın 160 kilometre kuzeyinde bulunan şehri şimdiye kadar 50 tankın yeniden terk ettiği bildirildi. Basında çıkan haberlere göre çok sayıda ev yıkılırken, onlarca sivilin öldürülüp evlerin bahçelerine gömüldüğü iddia edildi.

Medya manipülasyonuna devam
Suriye ile ilgili haberlerde bilgi kirliliği ve manipülasyon, tabloyu oldukça muğlaklaştırıyor. İletişim araçları üzerindeki engeller nedeniyle bağımsız bilgi almak imkansız gibi. Dün ilişkide olduğumuz haber kaynaklarının hiçbirine ulaşılamazken, telefonlar kesildiğinden İstanbul’daki konsey toplantısına ilişkin PYD yetkilileri ile de görüşemedik.

Medyadaki manipülasyonun son örneklerinden biri, çarşamba günü ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Pepperdine Üniversitesi tarafından yayınlanan bir anketin sonuçları. Kaliforniya Demokrasi Konseyi için hazırlanan rapora göre Suriye nüfusunun yüzde 86’sı Esad karşıtı olup, rejim değişikliğini istiyor. Ağustosun sonu, eylülün başında yapıldığı belirtilen anketin sonuçları Arapça ve İngilizce yayın yapan medya tarafından ilgiyle karşılandı. Hem CNN hem de El Cezire kapsamlı bir şekilde anketi analize tabi tuttu. Ancak dikkate alınmayan bir husus,  23 milyon nüfuslu ülkede ankete sadece 551 kişinin katılmış olmasıydı. Bunların sadece 60’ı kadın. Yine toplumun demografik yapısını dikkate almayan anketin temsiliyet kapasitesinden uzak olmasına rağmen, medyada olası bir dış müdahalenin argümanı olarak değerlendirildi.

HABER MERKEZİ