
Avrupa Parlamentosu (AP) Genel Kurulu'nun dünkü oturumunda Türkiye ile ilgili hazırlanan metinde Türkiye'nin AB ve Avrupa Konseyi ile ilişkileri hatırlatılarak, kurumsal normlara vurgu yapıldı. Metinde, protestoculara karşı sistematik şiddetin Türkiye’de yaygın bir olgu haline geldiğine dikkat çekilerek, Gezi Parkı’nın yeniden yapılandırılmasına karşı başlayan protestoların hızla baskıya, polis şiddetine dönüştüğü kaydedildi. Ölü ve yaralı bilançosuna işaret edilen kararda, "Protestolar ve büyük çaplı katılımlar gösteriyor ki insanlar çok sayıda ve köklü problemler yaşıyorlar" denildi. Kararda, şunlara yer verildi:
- Türkiye Hükümeti'nin protestoculara karşı uyguladığı devlet şiddetini kesinlikle kınıyoruz.
- Türk çevik kuvvetinin siyasi partileri hedef almasını kınıyoruz.
- Protestoculara karşı uygulanan şiddeti hemen durdurulması ve gözaltında bulunan barışçıl protestocuların tamamının serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.
- Göstericilerin demokrasiye, demokratik haklar, insan hakları ve özgürlüklerine saygı taleplerinin yanında olduğumuzu ifade ediyor ve vatandaşlık hakları, kadın hakları ve sosyal ve ekonomik hakların hiçbir dini inanış tarafından gözardı edilmemesi gerektiğine inanıyoruz.
- Anaakım Türk medyasının olayları gözardı etme girişimlerini kınıyoruz.
- Barışçıl protestoculara karşı şiddet uygulanmasına sıfır tolerans gösterileceğinin altını çiziyor ve işkence, kötü muamele ve kolluk görevlileri tarafından güç kullanımı iddialarının soruşturulması için insan hakları örgütleri, göstericilerin komiteleri ve müdahil olanların katılımıyla bağımsız ve tarafsız bir komisyon kurulması çağrısında bulunuyoruz.
- Türk Hükümeti'ne otoriter yönetim tarzına son vermesi, şiddetin yükselmemesi için çağrıda bulunuyoruz.
- Çoğunluğu sol kanat ya da Kürt eylemciler olan 10 bin politik hükümlünün ve hukukun üstünlüğü ilkesine aykırı şekilde tutuklanmış gazetecilerin derhal serbest bırakılması çağrısında bulunuyoruz.
- Gezi Parkı'nın olayları tetikleyen durum olması dolayısı ile Türk Hükümeti'ne, halkın ayaklanmasının asıl sebebi olan; sosyal, politik, kültürel ve ekonomik yapılarını gözden geçirmesi çağrısı yapıyoruz.
- Türk yetkililer tarafından yapılan ve durumu normalleştirmeye yardım etmek yerine alevlendiren ve daha çok huzursuzluğa neden olan açıklamaları kınıyoruz.
- Türkiyedeki sivil toplum örgütleri para cezaları ile karşı karşıya kalmaya devam ediyor, kapatma işlemleri, yönetim engelleri ve ticari ortakların ve işçilerin haklarına saygı duyulmaması; Türk Hükümetini işçi ve ticaret ortaklığı hususlarında - AB müktesebatında ve Uluslararası Çalışma Örgütü kongrelerinde, özellikle grev hakkı ve toplu görüşme hakkı konularında - acilen yeni bir mevzuat yapmaya çağırmaktadır.
- Başkanımıza bu kararı Konsey'e, komisyona, Dışişleri ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi/Komisyon Başkan Yardımcısı'na, Avrupa Konseyi Genel Sekreterine, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Başkanı'na, üye devletlerin hükümet ve parlamentolarına, Türkiye Meclisi ve Türk Hükümeti'ne iletmesi için talimat veriyoruz.
Erdoğan: Tanımıyorum
Erdoğan, karar alınmadan önce şunları söylemişti: "Dün Avrupa Parlamentosu'nda birileri çıkıp birşeyler söylemişler. İlgili bakanlarım da gerekli görüşmeleri yaparlar. Avrupa Parlamentosu’nun bizlerle ilgili kararı ben tanımıyorum. Sen nasıl olurda benimle ilgili böyle bir karar alıyorsun? Senin haddine mi? Önce bir defa karşılıklı olarak olayları analiz edeceksin. Ondan sonra kalkıp konuşacaksın. Genişlemeden sorumlu olan bir adamları var. Benim karşımda en ufak bir anti tez ileri süremiyor. Çıkıyor tweet atıyor. Bu ahlaki mi? Öbür tarafta sosyal demokrat bir tanesi. 15 gün önce ana muhalefeti oluşturuyor. Şimdi de o yanlışını düzeltmek için çıkıyor bizi eleştiriyor."
Davutoğlu: İade edeceğiz
Türk Dışişleri Bakanlığı, kararının açıklamasında sonra yazılı bir açıklama yaparak AP kararının "yok hükmünde" olduğunu duyurdu. Bakanlığın açıklamasından kısa bir süre sonra ise bir basın toplantısı düzenleyen Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, "usül ve esas açısından kabul edilemez" ve "oryantalist" olarak nitelendirdiği AP kararı, kendilerine tebliğ edildiğinde aynen geri göndereceklerini söyledi. Davutoğlu, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti halkıyla başka kurumlar üzerinden konuşmaz. Herhangi bir ülkenin ya da ülkeler grubunun da Türkiye'ye üst dilden konuşulmasına izin vermeyiz" diye konuştu.
BRÜKSEL/ANKARA