Avrupa Parlamentosu “Müzakereler dondurulsun” kararını ilerleterek, “Müzakereler gecikmeksizin askıya alınsın” dedi. AP raporunda, Türkiye’ye sert eleştiriler yöneltildi. Avrupa Parlamentosu (AP) Dışişleri Komisyonu, Hollandalı Parlamenter Kati Piri tarafından hazırlanan Türkiye Raporunu 3’e karşı 51 oyla kabul etti. Türkiye ile müzakerelerin “dondurulması” tavsiyesi içeren bir karar alan AP, bu kararı “gecikmeksizin askı” vurgusuyla değiştirdi. Müzakerelerin askıya alınması kararında, referandum paketine yönelik Venedik Komisyonu’nun olumsuz görüş belirtmesi etkili oldu.

Türkiye’ye yönelik sert eleştirilerin yer aldığı rapora, OHAL uygulamaları, çok sayıda gazeteci ve siyasinin tutuklu olması, idam cezası tartışmaları, referandum kampanyası sırasında Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Avrupalı liderlere yönelik ‘Nazi’ suçlamaları konu edildi. Rapor, Temmuz ayındaki AP Genel Kurulu’ndaki oturumda son halini alacak. 

AKP terörü üyeliği baltalıyor

Öte yandan AKP-MHP koalisyonu ile toplum üzerinde estirilen terör aynı zamanda Türkiye’nin AB ile üyelik sürecini de sabote ediyor. AB, OHAL ile estirilen terör ve bunun ülkede yarattığı kaosun son bulmaması halinde, AB’ye üyelik için yeni bir müzakere başlığı açmayacak. Süreç ise tamamen Ankara’nın atacağı adımları bağlı. 

Adının açıklanmaması koşuluyla BBC Türkçe’ye konuşan bir AB sözcüsü, müzakerelerin resmen dondurulmadığını ancak ilerleme sağlanmasının Türkiye’nin insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi alanlarda yapılan değerlendirmelere bağlı olduğunu belirtti. 

BBC Türkçe’nin Türk Cumhurbaşkanı R.Tayyip Erdoğan’ın “Avrupa’dan kopma diye bir derdimiz yok” açıklaması ve Türkiye ile müzakerelerde yeni fasılların açılıp açılmayacağına dair soruları üzerine AB sözcüsü, başlık açılması için oybirliğiyle karar alınması gerektiğini anımsattı. 

Sözcü, Aralık 2016 tarihinde “Ortaya çıkan koşullar altında açılması düşünülen yeni başlık olmadığına” dair dışişleri bakanlarının oluşturduğu Genel İşler Konseyi kararının halen geçerli olduğunu söyledi.

Aralık 2016’daki Genel İşler Konseyi kararında yargının bağımsızlığı ve işleyişinin yanı sıra ifade özgürlüğü alanında yaşanan geri gidişten özellikle endişe duyulduğu belirtilmişti.

AB Sözcüsü, “Bu nedenle, yeni başlıkların açılması Türkiye’nin atacağı adımlara bağlı. Müzakerelerdeki ilerleme, Türkiye’nin de bağlı olduğu ve aralarında hukukun üstünlüğü, insan hakları ve temel hakların da bulunduğu bir dizi koşula göre değerlendiriliyor” dedi.

Denetlenmesi başlı başına güvensizlik

Öte yandan AB, geçtiğimiz günlerde aldığı karar doğrultusunda Türkiye’ye verdiği 4.5 milyar euroluk yardımları da denetleme kararı aldı. Bu da, AB- Türkiye ilişkilerinde gelinen güvensizlik ortamına bir işaret. Zira, Türkiye şimdiye kadar AB üyesi olmayıp da AB’nin mali yardımlarından en çok faydalanan, ancak harcamalar konusunda denetime sahip olmayan bir pozisyondaydı.  

Denetçilerin görevi Türkiye’ye verilen fonların öngörülen alanlarda, planlanan biçimde etkin olarak kullanılıp kullanılmadığını belirlemek olacak. Denetimler üç ana konuda olacak. Bunlar: Hukukun üstünlüğü, demokrasi ve iyi yönetim ve eğitim, istihdam ve sosyal politikalar. 

Denetime ilişkin rapor ise 2018’de yayınlanacak. 


 BRÜKSEL