
Dokunulmazlıkların kaldırılmasıyla ilgili teklifin Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan tarafından onaylanmasıyla, Meclis’ten tasfiye edilmek istenen HDP’li vekillere yargı yolunun açılması Avrupa Parlamentosu tarafından tepkiyle karşılandı. AP’deki Sol, Sosyalist ve Yeşiller grupları dün AP’de ortak bir basın toplantısı yaparak, HDP’li vekilleri sahiplenme girişimi başlattıklarını duyurdu. Toplantıya AP Sosyal Demokrat Grubu adına Ana Maria Gomes, AP Kürt Dostluk Grubu Eşbaşkanı ve Sol Birlik Grubu’nu temsilen Marie-Christine Vergiat, AP Kürt Dostluk Grubu Eşbaşkanı ve Yeşiller’i temsilen Bodil Valero katıldı. AP Liberal Demokrat Grubu’nun da destek mesajı gönderdiği toplantıya, HDP’yi temsilen ise Faruk Doru katıldı.
Gomes: Orta Çağ zihniyeti
AP Sosyal Demokrat Grubu adına konuşan Gomes, “Gelinen aşamada ne Türkiye ne de AB, Kürt meselesini görmezden gelebilir” dedi. Dokunulmazlıkların kaldırılmasını “Orta Çağ’da kalmış bir zihniyetin çağrışımı” olarak değerlendiren Gomes, “Kürt şehirleri tam bir abluka ve saldırı altında, HDP saldırı altında, muhalif gazeteciler, akademisyenler de öyle. İşte bu bana gerici Orta Çağ zihniyetini hatırlatıyor. Bu çıkmaz sokaktan çıkmak için müzakere masasına geri dönülmesi ve bunun için de AB’nin PKK’yi ‘terör listesi’nden çıkarması gerekiyor” diye konuştu.
Vergiat: Nedeni başka
Sol Birlik Grubu’nu temsilen Vergiat Türk devletinin Kürtlere yönelik artan saldırılarına dikkat çekerek, “Cizre, Sur, Şırnak, Slopi, Yüksekova, Nusaybin başta olmak üzere tanklar ve toplar ile evlerin, mahallelerin ve şehirlerin aynen Suriye’deki gibi yakılıp yıkıldığını görüyoruz” diye konuştu. Vergiat, “İşte bu uygulamaların ‘teröristleri’ kovalamak ile alakası yok. Bunun başka bir nedeni olmalı, işte dokunulmazlıklar da böylesi bir süreçte ortaya çıkarıldı” dedi.
Volero: Çözüm sürecine dönülmeli
Yeşiller’i temsilen Valero ise şu değerlendirmede bulundu: “Cumhurbaşkanı‘na hakaret ve ‘teröristi övmek’ gibi gerekçeler ile dokunulmazlığın kaldırılmasını kabul edilir bulmuyoruz. Zira mevcut yasalara göre ben de ‘teröristleri’ övmek ile itham edilebilirim. Hiç olmazsa Sayın Erdoğan’ın bundan 2 yıl önceki pozisyonuna gelmesini ümit ediyoruz. Kürt meselesinin çözüme kavuşması sadece Kürtler için değil, Türkler ve herkes için bir kazanç olacak. Başta Türkiye olmak üzere bölgeyi de rahatlatacak.”
Doru: AB sadece izlememeli
HDP’li Faruk Doru da “AB bu süreci izleyerek ya da sadece AKP’yi eleştirerek geçiremez zira Erdoğan iktidarı uygulamaları ile insanlığa karşı suç işleyen bir konumda ve üyelik için AB ile müzakere yürütüyor” hatırlatmasında bulundu. Erdoğan’ın dokunulmazlıkların kaldırılmasını onayladığı günün HDP’nin seçim zaferi olan 7 Haziran’a denk getirilmesine dikkat çeken Doru, “7 Haziran seçimlerinde ciddi bir başarı kazanan HDP’den ve ona oy verenler intikam almaktadır. Ciddi bir şekilde Erdoğan diktatöryasına gitmekteyiz” dedi.
İsviçre Yeşiller: Türkiye’yle ortaklık askıya alınmalı
İsviçre Yeşiller Partisi, HDP milletvekililerinin dokunulmazlığının kaldırılmasına tepki göstererek, Türkiye’yle stratejik ortaklığın askıya alınmasını istedi.
İsviçre Federal Parlamentosu’nda yapılan basın açıklamasında HDP’li vekillerinin dokunulmazlığının kaldırılmasının temel haklar ve ifade özgürlüğünün hiçe sayılması ve siyasi zulüm anlamına geldiği belirtildi. Açıklama şu ifadeler kullanıldı: “Yeşiller, Türkiye’deki gelişmelerden haberdardır. Asıl hedef HDP milletvekilleridir. HDP, Türk parlamentosunda Kürtler, solcular, ekoloji hareketi, diğer etnik gruplar ve LGBT gibi kesimleri temsil etmektedir. Dokunulmazlıkların kaldırılması Erdoğan’ın imzasıyla yürürlüğe girdi. HDP milletvekilleri şimdi iddianame, tutuklanma ve yargılanma tehdidi altında. Bu kabul edilemez bir müdahaledir. İfade özgürlüğü ve seçilmişlerin korunması esas olmalıdır. Yeşiller bu süreçten son derece kaygılıdır. Yeşiller Partisi, Türk hükümetinden milletvekillerinin dokunulmazlığına, temel insan haklarına, ifade özgürlüğüne saygı beklemektedir. İsviçre Federal Meclisi, Türkiye’de insan hakları durumunu iyileştirmek için elinden gelen her şeyi yapmalıdır. Özellikle, Türkiye ile ‘Stratejik Ortaklık’ askıya alınarak, barış sürecinin yeniden başlaması için baskı yapmalıdır.”
BERN