İngiltere Gündemi


Sürekli DAİŞ’li üyelerin olduğu gibi, hayal kırıklığına uğrayıp örgütten ayrılmak isteyen hatta kaçanların da sık sık gündeme gelmesi gerekiyor. 2013 yılında Suriye'ye gidip DAİŞ’e katılan 24 yaşındaki İngiliz rap şarkıcısı Abdül Macit Abdel Bary’in mülteci kılığında DAİŞ’ten kaçıp Türkiye’de saklanması İngiliz basınında detaylı bir şekilde yer aldı. İngiliz basını, rapçi Bary gibi ABD bombardımanlarından ve savaş bölgelerindeki yaşam şartları nedeniyle DAİŞ’i bırakıp Türkiye’ye kaçan onlarca İngiliz vatandaşının bulunduğunu açıklıyor. İngiltere’ye döndüklerinde yargılanma korkusundan dolayı da Türkiye’de saklanıyorlar. Türkiye üzerinden örgüte katılan İngiliz vatandaşı üyelerin ya da Türkiye’de saklanan İngiliz üyelerin sık sık gündeme gelmesine rağmen, İngiliz hükümetinin bu konuda pek bir şey yaptığı söylenemez. 

İngiliz DAİŞ’liler, videoları ile yayılan infazcılar ve popüler kişiler olmadıkları sürece dikkatleri çekmiyorlar. Neden mi? Çünkü İngiliz devletinin en büyük derdi radikal Müslümanların İngiltere’nin dışına çıkması. Arafta kalanlar ise hiç mi hiç umurlarında değil. 3 liselinin mart ayında Türkiye üzerinden Suriye’ye örgüte katıldığı endişelerinin olduğu günlerde İçişleri Bakanı Theresa May, Türkiye’de İngiliz polisin bulundurulacağı sözünü vermişti. Bu konuya dair martdan beri hiç bir gelişme olmadı. Geçtiğimiz haftalarda da İngiltere’nin Bradford şehrinde yaşayan üç Müslüman kız kardeşin Türkiye üzerinden DAİŞ’li üyelerle evlenmek için örgüte katıldığını haberini duymuştuk. Her benzer haber sonrası gibi yine bir iki milletvekili İngiliz polis kuvvetlerini ve hükümeti Türkiye ile daha organize çalışma çağrısında bulundu. Yetkililer de Türk polisi ile iyi bir işbirliği içerisinde olduklarını geveleyip durdu. İyi bir işbirliği içerisinde iseniz nasıl olurda yüzlerce insan bu kadar kolay sınırı geçebiliyor? Basına sızan bu haberler de buzdağının görünen küçük bir kısmı sadece. DAİŞ’li radikal İslamcılarla evlenmek için bölgeye giden 3 kız kardeş haberi sayesinde Türkiye’de sadece bir tane İngiliz kontra-terörizm memurunun çalıştığını öğrenmiş olduk. O da epey sınırlı bir polis memuru. Bu memur, Türk yetkililerinin verdiği kadar yetkiye sahip. Mart ayında İçişleri Bakanı May’in verdiği sözlerin ne kadar boş olduğunu da öğrenmiş olduk. Türkiye üzerinden örgüte katılan yüzlerce DAİŞ üyesine karşın bir polis memuru. Çok realistler gerçekten de. 

Halbuki, İçişleri Bakanlığının seçilmiş komitesinin sözcüsü olan İşçi Partili milletvekili Keith Vaz’in dediği gibi, örgüte katıldığı şüphesiyle kaybolan kişilerin bildirileceği İstanbul ve İngiltere arası 7-24 çalışan bir telefon hattının olması gerekiyor. E-mailler üzerinden iletişim sağlanmaya çalışılıyor. E-mail okunana dek, DAİŞ adayı sınırı çoktan geçer. 

Bu yüzden arafta kalan DAİŞ’li rapçi Bary’in İngiliz hükümetinin hiç mi hiç umurunda olduğunu sanmıyorum.