Birdenbire, bıyıksız uzun sakallı gençler beliriyor. Biz mi fazlalığız burda? Yoksa onlar mı? Bunlar bu kentte hep var mıydı, bir adım ötemizde… Soluk renkli, tek tip sosyal evlerin hiç umut vadetmeyen labirentindeler… Kuşlar nedense sosyal evlerin dışına çıkamıyor, yoksulluğa ve imkansızlığa çarpıp düşüyorlar…
Bu çocuklar, şehir merkezine gelirler… Vitrinlerin önünden geçerler
gözlerinde hep bir öfke, sokakları tehdit eden… İnceliklere ve önceliklere yer yok… Uyumsuzlar, belki haklılarda… Şu elit zenginliğin küçümseyen bakışları altında yabancı bir gezgin gibiler bir kısmı esrar pazarında taşıyıcı…
Kimisinin sicili bozuk, başka şey arayanları da var, belki
arada kalmışlığın girdabindalar...
Dalgalar nerden vurursa bir kıyıya paramparça hayal kırıklığı olarak yanaşıyorlar, yabancı ve sürgünler...
Şimdi bunları, yüzyıllar öncesinden bugüne getiren kutsal söylenceler mi? Cennet panosunu yalnızca onlar görüyor sanki.
Pasaportlar, uçak biletleri… Ayaklarının altında çiğnenen toprak ve insan onuru...
ve
onlar gidip kardeşlerimi öldürecekler…
onlar gidip kardeşleri tarafından öldürülecekler…
toprak kokulu, insanların etini çiğneyecekler
Göz göze geliyoruz biriyle… O kadar genç, o kadar güzel ki… Bu çocuklar, şimdi bu kentin gizli yerlerinde, tornadan geçiriliyorlar...
Sonra ortadoğuda bir film gösterime giriyor "barbarların dönüşü"…
Aklıma geliyor birden…
Kiliseden çok cami var, bu şehirde… Bu çocukların sakalının arkasında uluslararası berberler birliği var, sanırım yalnızca bıyık keserek işlerini kolaylaştırmışlar berberlerin.
Gidiyorlar...
Arap, Çeçen, Kürt, Türk, Alevi… Bitiyor ekmekler…
Ördekleri, kanalın dinginliğinde bırakarak kentin telaşına yetişiyorum. "Her şey yerli yerinde… Panik yok, hiçbir şeye geç kalmadın" diyorum, kendime.
Protez bacaklarıyla, hayata tutunmaya çalışan bir gazinin sözleri geliyor aklıma "hazır ol bizde gideriz böyle devam ederse… su taşırız hiçbir şey yapamazsak." Gerçekten böyle devam ederse artık kurulu her şeyi bir tarafa atmak gerekli olacak.
"Her şeyi geride bırakabilir misin diye soruyorum" kendime, eğer daha kötüye giderse her şey.
"Siz ne düşünürsünüz, ardınızda her şeyi bırakıp cepheye gidebilir misiniz?''
Bir hayal varlıkla yokluk sınırında gidip gelirken...
HİLMİ NAR
Ardınızda her şeyi bırakıp cepheye gidebilir misiniz?