Cemil Bayık, “Kimse ne gerillanın Kuzey’den çekilmesini ne de öyle silah bırakmasını dayatabilir. Bunlar kesinlikle gerçekleşmeyecek hususlardır. Çözümü istemeyenlerin başvurduğu yöntemlerdir. Sanki sorunu çözmüş gibi gösterip toplumu aldatmadır” dedi.

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, Med Nuçe TV’nin sorularını yanıtladı. Kürdistan halkının seçimlerde büyük bir çaba göstererek, temsilcilerini Meclis’e taşıdığını; Meclis’in siyaset üreteceğini, sorunlara çözüm getirebileceğini düşündüğünü kaydeden KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Cemil Bayık, maalesef hemen seçimlerden sonra Erdoğan ve AKP’nin sanki seçimler yapılmamış, halkın herhangi bir beklentisi yokmuş gibi bir tutum içerisine girdiğini söyledi. Seçim sonuçlarının yok sayıldığını, bütün demokratik siyaset yollarının tıkandığını; Meclis’in önünü tıkayan gayri meşru hükümetin, Kürt Özgürlük Hareketi şahsında bütün demokrasi güçlerine savaş açtığını belirten Bayık, son bir iki haftadır yaşanlara dikkat çekti:

*  Gever’de özel timler gidip bir fabrikada işçileri kelepçeleyip yüzükoyun yere yatırıyor ve “Türk’ün gücünü göreceksiniz” diyor. 12 Eylül dönemini aratmayan görüntüler.

* Silopi’de evler yakıldı, insanlar katledildi ve yaralandı. Hastaneye yaralı götürülen insanlar ambulanslarda dövüldü, şehit edildi. 

*  Bütün Kürdistan cayır cayır yanıyor, bilerek ateşe veriyorlar. Halkın yangını söndürmesi bile engelleniyor. Bilinçli olarak Kürdistan ormanları yakılıyor, doğası tahrip ediliyor. Hayvanları öldürülüyor. Değil insanlar hayvanlar doğa bile tahrip ediliyor. 

*  Her gün onlarca insan yakalanıp cezaevine alınıyor. 

*  Her gün linçler, işkenceler, saldırılar geliştiriliyor. 


Tahammül kalmadı

Kürdistan halkının artık bu saldırılara karşı tahammülünün kalmadığını belirten Bayık, şu sonuca varıldığını söyledi: “O zaman artık bu hükümet/devlet bizim sorunlarımıza çare bulamaz. Bizim sorunlarımızı daha da ağırlaştırıyor. Bizim kendi sorunlarımıza/kendimize sahip çıkmamız gerekiyor. Parlamentonun geliştiremediği demokratikleştirmeyi bizim gerçekleştirmemiz gerekiyor.”


Halk nasıl yapacak?

Bayık, bunun nasıl yapılacağını da şöyle anlattı: “Bulunduğumuz yerlerde kendi yönetimimizi, kendi savunmamızı geliştirmemiz gerekiyor. Kendi sorunlarımızı ele alıp çözmemiz gerekiyor. Çünkü bizim dışımızda bizim sorunlarımıza sahip çıkacak, bizim sorunlarımızı çözebilecek bir devlet, hükümet yok ortada. Bu devlet, hükümet bize savaş ilan eden bir devlet ve hükümet. Artık bundan bir beklentimiz olamaz. HDP’ye de siyaset yaptırmıyorlar, etkisizleştirilmeye çalışılıyor. Demokratik bir anayasanın, yasaların yapılması önleniyor. Artık merkezden Ankara’dan bu devletin bu hükümetin yerelleri yönetmesi mümkün değil. Bu ortaya çıkmıştır. Yapılması gereken yerellerin kendi kendilerine yönetmeleridir. Kendi demokrasilerini geliştirmeleridir. Bu temelde kendilerine karşı geliştirilecek saldırılara karşı kendilerini savunmalarıdır. Kendi valilerini, kaymakamlarını sorumlularını seçmeleridir. Halkın şu anda yaptığı budur. En demokratik hakkını kullanıyor.” 


Katliamlar sürerse

Silopi, Zergelê gibi katliamlar ve gerillaya yönelik saldırılar sürerse sonuna kadar direneceklerini kaydeden Bayık, “Gerilla hala misilleme eylemleri dışında savaş kararı vermiş, savaşa girmiş değil. Eğer saldırılar artarsa, bu tutuklamalar geliştirilirse, gerillaya yönelik hava ve kara saldırıları olursa, yine Silopi ve benzeri katliamlar geliştirilirse, Roboskî, Gever ve Zergelê benzeri manzaralar sürdürülürse elbette hiç kimse bunlara karşı bizim direnmememizi isteyemez. Hiç kimse bizden bunlara karşı teslim olmamızı isteyemez. Tüm bunlara karşı direnme bizim en doğal hakkımızdır. Bunun herkesin böyle bilmesi gerekir” diye konuştu.


Ateşkesin koşulları

Cemil Bayık, şu koşullar sağlanırsa hemen ateşkes ilan etmeye hazır olduklarını söyledi: 

* Türk devleti, Erdoğan ve AKP gözaltına alıp tutukladıklarını bırakırlarsa, siyasi soykırım operasyonlarını durdururlarsa, 

* Hava saldırıları dahil bütün operasyonlarını durdururlarsa,

* Müzakereyle Kürt sorununu çözüleceğini kabul eder ve ilan ederlerse, 

* Tahkim edilmiş bir ateşkesi kabul ederlerse, 

* Önder Apo’nun koşullarını düzeltip özgür şartlarda baş müzakereci olarak müzakereleri sürdürmesini kabul ederlerse,

* Tahkim edilmiş ateşkesin izlenmesi için izleme komitesini kabul ederlerse, 

* Derhal başlayacak müzakereler için üçüncü bir tarafı kabul ederlerse.


Türkiye kamuoyu bilsin

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Bayık, Türkiye kamuoyunun da şu gerçekleri bilmesini istedi: “Ateşkesi bozan ve çatışmaları başlatan AKP’dir. Düzeltmesi gereken de AKP’dir. Biz savaşa karşı kendimizi savunuyoruz. Bu, tamamen Erdoğan ve AKP’nin iktidar amacıyla gerçekleştirdiği bir savaştır. Bütün toplumu da buna kurban ediyor. Türkiye toplumu bunu bozmalıdır.  Aileler, çocuklarını Erdoğan’ın savaşı için askere yollamamalıdır. Onlarla savaşmak istemiyoruz. Askere gitmesinler, bu onların savaşı değil, Erdoğan’ın savaşıdır. Erdoğan ve AKP’liler çocuklarını savaşa yollamıyor, hepsi çürük almış yalılarda yaşıyorlar. Eğer zorla askere götürülüyorlarsa da ön saflarda savaşmasınlar. Neden ölsünler? Erdoğan onları kullanıyor.”


Çekilme söz konusu değil

Artık gerillanın ülkeyi terk etmesi gibi bir şeyin söz konusu olamayacağını, bunu geride kaldığını, bu fırsatların tepildiğini belirten Cemil Bayık, “Kimse ne gerillanın Kuzey’den çekilmesini  ne de öyle silah bırakmasını dayatabilir. Bunlar kesinlikle gerçekleşmeyecek hususlardır. Bunlar çözümü istemeyenlerin baş vurduğu yöntemlerdir. Sanki sorunu çözmüş gibi gösterip toplumu aldatmadır. Sorun silah değil, Kürt sorununun çözümüdür. Ortada bir halkın varlık, özgürlük ve gelecek sorunu vardır. Bu sorun, anayasal çerçevede, yasal güvencelere kavuşturularak çözülmesi kabul edilirse savaş da durur, müzakere de olur, çözüm de olur” şeklinde konuştu. 


 HABER MERKEZİ