
Amed’in Lice ilçesine bağlı Beşişte (Türeli) köyüne 19 Haziran’da yapılan operasyon esnasında köyde bahçesini sulamaya giden 4 çocuk babası Osman Yalavuz ile askerlerin önce gözaltına alıp arazide dolaştırdığı, sonra kaçtığını iddia ettiği ancak bir gün sonra karnından vurulmuş halde arazide bulunan Mesut Yalavuz yaralı halleriyle tutuklandı. Yaralı olmasına rağmen “İmzanız var” denilerek 27 Haziran günü Diyarbakır İl Jandarma Karakolu’nda gözaltına alınan Osman Yalavuz, kurşunun isabet ettiği kolunu henüz kullanamazken ve tedavisi sürerken; tedavi gördüğü Dicle Üniversitesi Tıp Fakültesi’nden apar topar gözaltına alınan Mesut Yalavuz ise bağırsakları kesilmesine ve midesi ile akciğeri zarar görmesine rağmen tedavileri yarıda bırakılarak cezaevine gönderildi.
Köyde yaşananlara tanıklık eden Mesut Yalavuz’un babası, Osman Yalavuz’un ise amcası olan Halil Yalavuz, oğlu ve yeğeninin durumlarının kritik olmasına rağmen tutuklanmasına tepki gösterdi.
Bahçenin etrafında pusu
Olayın yaşandığı gün henüz güneş doğmadan evinin hemen aşağısında bulunan bahçesini sulamaya gittiğini ve askerlerin bahçenin etrafından pusuya yattığını gördüğünü anlatan baba Yalavuz, “Beni yanlarına çağırdılar ve ‘Burada olduğumuzu kimseye söylemeden direk eve git. Seni buradan izliyoruz’ dediler. Ben de eve geldim. Oğlum Mesut ise evde uyuyordu” dedi.
Havanın aydınlanmasıyla oğlu Mesut’un hayvanların yanına gittiğini kaydeden baba Yalavuz, şöyle devam etti: “Askerler daha sonra tüm köylüleri topladı ve tek tek kimlik kontrolünden geçirdi. Mesut’u da köyün ötesinden getirmişlerdi. Kimlik kontrolünde Mesut’un asker kaçağı olduğunu öğrendiler. Bize ‘Bunu Lice’ye götürüp gerekli işlemleri yaptıktan sonra bırakacağız’ dediler. O esnada Osman’ın bahçede vurulduğunu öğrendik. Sabah erkenden vurulmuş ama hava aydınlandıktan sonra gelen ambulansla hastaneye götürdüler.”
İşkenceyle üstlenmesi istendi
Yeğeninin hastaneye kaldırılması ve oğlunun gözaltına alınmasından 3 saat kadar sonra hayvanlarına bakmak için köyün yukarısına çıktığında oğlunun elinin arkadan kelepçeli bir şekilde askerlerin yanında bekletildiğini gördüğünü belirten Baba Yalavuz, “Köyün ilerisinde bir yerde arabanın yandığını söylediler ve oğlumu oraya götürdüler. Çok kötü işkence edip araçları kendisinin yaktığını söylemesini istemişler. Tehdit etmişler. Oğlum da böyle bir şey yapmadığı için kabul etmemiş” dedi.
Sırtından vurmuşlar
Oğlunun saatlerce arazide gezdirildiğini ve çevre köylülerin de oğluna askerlerce işkence edildiğine şahit olduğunu kaydeden baba Yalavuz, “Akşam 10-11 saatlerinde bir komutan evimize gelip oğlumun ellerinden kaçtığını söyledi. Oğlumu öldürmekle tehdit etmişler. O da fırsatını bulunca ellerinden kaçmış ama arkadan vurmuşlar. Ona rağmen kaçabilmiş” diye konuştu.
Askerlerin kendisine “Git oğlunu bul” dediğini aktaran baba Yalavuz, “Çevre köylerin hepsine gidip aradık. Hayatından da şüphe ediyorduk. Sonra da arazide sırtından vurulmuş bir halde bulduk. Bir saatte hastaneye yetiştirdik yoksa ölecekti” dedi.
“Yeğenim Osman’a da işkence edilerek kollarını kırdılar” diyen baba Yalavuz, şunları vurguladı: “Oğlum da yeğenim de işkenceye maruz kaldı, askerlerce vuruldu. Operasyona çıkmışsın oğlumu niye alıp en önde yürütüp tüm arazide dolaştırıyorsun? Oğlum ve yeğenimin ne suçu vardı? Bunu nasıl kabul edebilirim? Oğlum ve yeğenimi vurup tutukladılar. Şimdi de yargılayacaklar, asıl ben davacı olacağım” dedi.
AMED