İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, bana kalırsa Erdoğancıların tabiriyle “FETÖ”cü. Çünkü CHP’li vekil Enis Berberoğlu ile ilgili karar gerekçesinde, Tayyip Erdoğan’ın “uluslararası mahkemelerde” yargılanmasını gerektiren bir “sırrın” açığa vurulduğunu yazıyor.

Haberi okuyalım:

“İstanbul 14. Ağır Ceza Mahkemesi, Enis Berberoğlu hakkındaki kararının gerekçesini yazdı. Kararda, MİT TIR’larına ilişkin görüntüleri eski Cumhuriyet Genel Yayın Yönetmeni Can Dündar’a verdiği öne sürülen Berberoğlu’nun amacının, “Sanık Can Dündar tarafından gazetesinde yayımlanarak başta Cumhurbaşkanı olmak üzere iktidarda bulunan AK Parti hükümetini, ‘MİT TIR’larıyla Suriye’deki terör örgütlerine silah yardımı yapılıyor’ şeklindeki algı operasyonuyla kamuoyu nezdinde yıpratmak, cezai soruşturmalara maruz bırakmak, ulusal ve uluslararası alanda özellikle Cumhurbaşkanı’nın savaş suçlusu olarak yargılanmasının önünü açmak, buna ortam sağlamaya çalışmaktı’ vurgusu yapıldı.”

„Cumhurbaşkanı’nın savaş suçlusu olarak yargılanmasının önünü açmak” ne anlama geliyor?

Örneğin, MİT TIRlarının içinde “silah” yerine “domates” olsaydı, dünyanın hiç bir mahkemesi “domates” yüzünden “reisi” yargılamayı aklının ucundan geçirmezdi.

O zaman da, MİT TIRlarının içinde Erdoğan’ı gerçekten suçlayacak bir madde bulunmadığı için de, savcı Berberoğlu’nu “reisi” yargılatmak için MİT TIRlarının içindekileri açığa vurdu diyerek suçlamayacaktı.

Durum şu: Savcı ve mahkeme heyeti, MİT TIRlarının içinde bulunanların “domates” değil de “silah” olduğunu kabul ediyor.

Bu kadarla kalmıyor.

Bu silahların “terör örgütlerine” gönderildiğini de kabul ediyor.

Kabul etmese, örneğin TIR’lardaki silahların “terör örgütlerine” değil de, Kızılhaç örgütüne gönderildiğini düşünse, bu eylem “devlet sırrı” olmaz, Berberoğlu da “devlet sırrını” Erdoğan’ı Uluslararası Ceza Mahkemesinde (UCM) yargılatmak amacıyla açıkladığı için hapse atılmazdı.

Örneğin ben, yolda gördüğüm bir eşek arabasını, “içinde savaş suçu olabilecek mallar var” diyerek ihbar etsem. Başçavuş İbrahim de bana inanıp, eşek arabasını durdursa, bu eşek arabası da, MİT ahırlarındaki atlara saman taşıyor olsa... Yani MİT’e ait eşeklerin çektiği bir arabayı ihbar ediyor olmuş olsam...

Ne olurdu? En fazla “asılsız ihbar” yüzünden, bir kaç kuruş para cezasına mahkum edilirdim. O kadar.

Demek ki, birincisi, eğer MİT TIRlarında “terör örgütlerine giden” her hangi bir silah yok ise...

İkincisi, bu silahlar “terör örgütlerine” değil de, “merör örgütlerine” gidiyor idiyse...

Üçüncüsü, yani ortada “cezayı gerektirecek” bir durum yok ise...

O zaman Berberoğlu’nun durumu tıpkı benim durumum gibidir. Yani Berberoğlu ha “MİT ahırlarındaki atlara saman taşıyan bir eşek arabasını, içinde terör örgütlerine verilecek olan silah var” diyerek ihbar etmiş olsun”, ha, içinde Erdoğan’ı uluslararası mahkemelerde yargılatacak hiç bir şey bulunmayan MİT TIR’larını ihbar etmiş olsun.” Aynı şeydir.

Bu durumda olsa osa “asılsız” bir “ihbar”dan söz edilebilir. Şayet, o MİT TIR’larının içinde, ‘Erdoğan’ı uluslararası mahkemelerde yargılanmaya götürecek” olan bir şeyler yok ise...”

Ya var ise hukuken durum nedir?

Şudur:

“Suç işleyen adamı, o her kim olursa olsun, Berberoğlu ihbar etmiştir.”

Doğrusu da bu değil midir?

“Suçluları ihbar edin” diyen sizler değil misiniz?

Soru şu:

Cumhurbaşkanı “sorumsuzdur.”

Hakeza “suç işlerse” Türk mahkemelerinde yargılanamaz.

Amenna. İyi de, “sorumsuz reisin, mahkemelerde yargılanamayan suçu, devlet sırrı” mıdır?

İşte 14 Ağır Ceza Mahkemesi, zımnen ve bence doğrudan  birinci olarak, “MİT TIR’larında terör örgütlerine verilecek olan silahların bulunduğunu”...

İkinci olarak, “bunun da uluslararası mahkemelerde yargılanmaya neden olacak olan bir suç olduğunu”...

Ücüncüsü, “suçun” aynı zamanda “devlet sırrı” sayıldığını...

Dördüncüsü, işlenen bu suçun sonucunda “Cumhurbaşkanının uluslararası bir mahkemede yargılanacağını”...

Bilerek ya da bilmeyerek, “FETÖ”cü olduğu için ya da kendini suç işleyen Cumhurbaşkanını korumakla görevli saydığı için...

Berberoğlu’nu 25 yıl hapse mahkum etmiştir.

Berberoğlu, “reisin” yerine içeride yatıyor.